Blog yazan her kişinin en büyük isteği yazdığı blog yazılarının çok sayıda kişi tarafından okunmasıdır öyle değil mi?
Peki, ziyaretçileri sizin yazdığınız blog yazılarını okumaya teşvik eden için sebepleri biliyor musunuz? İnsanların blog yazılarınızı okumaları için bazı temel nedenler var.
Bu yazımda bunlara değinerek blog yazarlığı yapanlara daha fazla okuyucuya ulaşmaları için farklı bir bakış açısı ile düşünmelerini ve kendilerini geliştirmeleri konusunda katkı sağlamak istiyorum.
Duygular
Ziyaretçileri bir blog yazını okumaya iten en temel şeylerden biri duygudur. Örneğin bir fırsatı kaçırma duygusu, başarısız olma duygusu, yalnızlık duygusu, işsizlik korkusu, para tutkusu, zengin olma tutkusu, kariyer tutkusu vb. Bu ve benzeri duygu durumlarına sahip olan ve kendi içsel dünyalarında bir çıkış yolu arayan kişilerin ilgisini çekebilecek yazılarınız varsa bu yazılarınızın okunma şansı son derece yüksektir.
Değer
İnternet kullanıcıları aradıkları, merak ettikleri konular ile ilgili doyurucu, faydalı bilgileri kolay bir şekilde bulmak ister. Blogunuzda yer alan bir metinden ya da izlediği bir videodan yararlı bilgiler edinen bir kullanıcı daha fazlasını bulmak ümidiyle ilgili yayınları takip etmeye başlar. Değerli içerik kavramının hızla yükseldiği internet dünyasında okuyuculara bu doğrultuda içerikler sunan siteler/bloglar her zaman önde olacak. İnsanlara ihtiyaçları olan bilgiyi sunmak, gelecek için iyi bir yatırım olacağı gibi bir otorite olmayı da kolaylaştırır.
Beklenti
İnsanlar blog yazılarını okurlar çünkü blog yazılarındaki içeriklerden bilgi sahibi olmak, fayda sağlamak ve bunları sosyal hayatta uygulamak isterler. Okudukları yazının sonunda arzu ettikleri neticeyi görmek isterler. Örneğin; blog yazarak para kazanmak ile ilgili bir yazı kaleme aldınız. Bunu blogunuzdan okuyan ve oradaki tavsiyelerinizi mantıklı bularak uygulama yoluna giden bir okuyucu, kendi blogundan para kazanma beklentisi içinde olacaktır. Okuyuculara yazınızı değil, yazınızın sonunda onların işine yarayabilecek şeyleri vermeye çalışın. Kendinize şunu sorun: "Okuyucu, benim blog yazımı okuyarak neye ulaşmak istiyor?"
Referans
Blogunuzun ziyaret edilmesinde başkalarının tavsiyeleri son derece önemlidir. Blogunuzu daha önce ziyaret eden ve içeriklerinden fayda sağlayan bir okuyucu sizi çevresindeki kişilere de tavsiye edebilir. Bu son derece önemli ve size ciddi anlamda fayda sağlayacak bir olaydır. Başkaları sizin blogunuza ne kadar çok tavsiye yoluyla gelir ve içeriklerinizden yarar görürse zaman içinde o kadar daha iyi bir konuma gelebilirsiniz. Bu da sizin içerik ürettiğiniz alanda bir otorite olmanızı sağlar. Kendinizden pay biçin. "Ahmet, şu blogda fotoğrafçılık teknikleri ile ilgili harika püf noktaları var. Sen de göz atmalısın. Tesadüfen buldum. Uyguladığım teknikler ile başarılı fotoğraflar çekmeye başladım." gibi sözleri arkadaşlarınızdan illa ki duymuşsunuzdur.
Tanınma
Referans, size aynı zamanda tanınmayı da beraberinde getirir. İnsanlar genelde daha itibarlı yayınlardan bilgi ihtiyacını karşılar. Çünkü bu tür yayınları güvenilir görürler. Alanınızda marka olmayı hedefleyin. Ne kadar çok tanınırsanız o kadar çok kazançlı çıkarsınız. Başkalarının sizi bir marka olarak görmesi size maddi ve manevi olarak çok şey katacak. Hedeflerinizi büyütün.
İhtiyaç
Gerçekçi olalım. Bazı yazıları o an bilgi sahibi olmaya ya da bir sorunu çözmeye ihtiyacımız olduğu için okuyoruz. Örneğin yeni bir blog açacaksınız ve blog teması değiştirmeyi bilmiyorsunuz. Arama motorundan blog teması nasıl değiştirilir şeklinde arama yapıyorsunuz karşınıza ilk çıkanlara tıklayarak ihtiyacınız olan bilgiyi edinmeye çalışıyorsunuz. Yazılarınızda ne kadar değerli ve her zaman fayda sağlayacak bilgiler sunarsanız o kadar çok başkalarının ihtiyacı olursunuz. Blogculara yönelik ipuçlarını güzel bir dille okuyuculara sunuyorsanız blog açmayı düşünenler için bir ihtiyaç olabilirsiniz. İhtiyaç olmanızı sağlayacak en önemli unsur fark oluşturmak. İçeriklerinizi güzel bir şekilde okuyucuya sunmak olmalı.
Sunum
İnternette okuyucular yazılarının sunumuna da bakar. Yazılarınızı profesyonel bir şekilde sunmanız daha fazla kişi tarafından okunmanızı sağlar. Yazı başlığı, yazı uzunluğu, imla kuralları, yazıda kullanılan görseller, ifade şekli, paragraf düzeni, yazının yer aldığı blogun teması sunumuzun başarılı ya da başarısız olmasını etkileyen en önemli faktörler olarak öne çıkıyor. Bunu şöyle düşünün; mutfakta uzun süre vakit harcayarak hazırladığınız yemek son derece lezzetli olabilir. Onu uygun tabaklarda, uygun bir masa düzeninde güzel bir şekilde servis etmezseniz yiyecek olanların önyargı ile yaklaşması kaçınılmaz olacaktır. Bu da yemeğinize gölge düşürecektir. Bunu yazılarınız için de düşünmelisiniz.
blog ipuçları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blog ipuçları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Mayıs 2014 Perşembe
27 Nisan 2014 Pazar
Blogcular için 7 yazma ipucu
Blog yazarlığına başlayan ya da başlamayı düşünenlerin aklındaki en önemli sorulardan biri "nasıl daha iyi blog yazısı yazabilirim?" oluyor. Daha iyi blog yazıları yazmak, blog yazılarının geniş bir okuyucu kitlesine ulaşması açısından büyük önem taşıyor.
Başarılı blogların en önemli sırlarından biri de güçlü ve faydalı içerikleri barındırması. Milyonlarca blogun bulunduğu internet dünyasında özgünlükten uzak, sırf anlık bir heves uğruna açılmış çok sayıda blog var.
Bu blogların içerikleri oldukça zayıf ve okuyuculara fayda sağlamaktan son derece uzak. Dünyanın en popüler bloglarının temel özelliği, sürekli, güncel ve doyurucu bilgileri okuyuculara sunmaları. Bu konu son yıllarda sıkça dile getirilse de içerik üretiminde kolaya kaçmaktan bir türlü vazgeçilemiyor.
Peki, blog yazarları etkili bir blog yazısı yazarken nelere dikkat etmeli?
Çarpıcı başlık
Okuyucu ilk önce yazının başlığına göz atar. Başlık çekici, merak uyandırıcı ve okumaya teşvik edici olmalı. Uzun, özensizce atılmış ve okuyucuda hiçbir şey uyandırmayan bir başlığa sahip yazının okunma şansı yok denecek kadar az.
Kısa paragraflar
Başlığa göz atan okuyucu ikinci olarak blog yazısının uzunluğuna bakar. Eğer yazı çok uzunsa okuyucuda bazı tereddütler oluşabiliyor. Maalesef birçok okuyucunun uzun yazıları baştan sona kadar okuyacak vakti yok. Yazılar ortalama uzunlukta olmalı. Lafı dolandırmaya gerek yok.
Ara başlıklar
Ara başlıklar yazıyı okuyucuların gözünde daha samimi ve okunabilir göstermek açısından önemli. Bu yüzden ara başlıkların da etkileyici ve merak uyandırıcı ifadeler içermesinde fayda var. Yazının tamamını okumak istemeyen okuyucu ilgisini çeken bir ara başlığın altındaki paragrafları okumak isteyebilir. Ara başlıksız bir yazı okuyucuları genelde korkutuyor. Ara başlık kullanın, blog yazınızın okunma şansını artırın.
Samimi bir yazı dili
Blog yazısının başlığı, uzunluğu ya da ara başlıkları sorunsuz olabilir. Ancak kullanılan dil samimiyetten uzak ve ansiklopedi diline yakın bir dil ise okuyucuyu blog sayfasından kaçırabilir. Doğal bir anlatım ile kaleme alınmış blog yazılarına ilgi daha fazla. Resmiyete gerek yok. İfadeleri yumuşatın.
İmla kurallarına uygunluk
Okuyucu arama moturundan aratarak yazınızı buldu. Başlık güzel, okuyucunun ilgisini de çekti. Yazının uzunluğu fena değil. Okuyucu blog yazısını okumaya başladı. Gözüne yazım yanlışları çarpmaya başladı. Peki, ya sonrası? Okuyucunun blog yazısına ve blog yazısını yazan bloggera güveni sarsılacak. Yazının devamını okuyacak hevesi kalmayacak. Yazının profesyonel bir şekilde yazılmadığını anlayacak ve muhtemelen sonraki aramalarında blogunuzu es geçecek. İmla kurallarına mutlaka uyun. Masanızda bir imla kılavuzunun bulunmasından zarar gelmez.
Ortalama uzunluk
Uzun metinleri okumak için kaç kişinin yeterli vakti var? Kaçımız internette bir yazıyı dakikalarca okuyoruz? Kendiniz de bir okuyucu olarak düşünün. İnternetteki okuma deneyimi kitap okumaya benzemiyor. Gözü fazlasıyla yorabiliyor. Bu yüzden çok uzun metinlerden ve iç karartıcı tema kullanımından kaçınmak gerekiyor. İnternette hız ve zaman faktörü birçok kullanıcının önemsediği bir şey. Bundan dolayı yazıları fazla dolandırmamak lazım.
Sayıların kullanımı
Blog yazılarında sayıların yer alması birçok okucuyunun sevdiği bir şey. 10 püf noktası, 5 yolu, 3 belirtisi gibi ifadeler yazılara daha ilgi çekici bir hal katıyor. Yabancı bloglarda da en çok bu tür yazılara ön plana çıkıyor. 10 püf nokta dediğinizde okuyucu "10 madde varmış, bu yazıyı hemen okurum" mantığı ile hareket edebildiğinden dolayı yazının okunma artıyor.
Başarılı blogların en önemli sırlarından biri de güçlü ve faydalı içerikleri barındırması. Milyonlarca blogun bulunduğu internet dünyasında özgünlükten uzak, sırf anlık bir heves uğruna açılmış çok sayıda blog var.
Bu blogların içerikleri oldukça zayıf ve okuyuculara fayda sağlamaktan son derece uzak. Dünyanın en popüler bloglarının temel özelliği, sürekli, güncel ve doyurucu bilgileri okuyuculara sunmaları. Bu konu son yıllarda sıkça dile getirilse de içerik üretiminde kolaya kaçmaktan bir türlü vazgeçilemiyor.
Peki, blog yazarları etkili bir blog yazısı yazarken nelere dikkat etmeli?
Çarpıcı başlık
Okuyucu ilk önce yazının başlığına göz atar. Başlık çekici, merak uyandırıcı ve okumaya teşvik edici olmalı. Uzun, özensizce atılmış ve okuyucuda hiçbir şey uyandırmayan bir başlığa sahip yazının okunma şansı yok denecek kadar az.
Kısa paragraflar
Başlığa göz atan okuyucu ikinci olarak blog yazısının uzunluğuna bakar. Eğer yazı çok uzunsa okuyucuda bazı tereddütler oluşabiliyor. Maalesef birçok okuyucunun uzun yazıları baştan sona kadar okuyacak vakti yok. Yazılar ortalama uzunlukta olmalı. Lafı dolandırmaya gerek yok.
Ara başlıklar
Ara başlıklar yazıyı okuyucuların gözünde daha samimi ve okunabilir göstermek açısından önemli. Bu yüzden ara başlıkların da etkileyici ve merak uyandırıcı ifadeler içermesinde fayda var. Yazının tamamını okumak istemeyen okuyucu ilgisini çeken bir ara başlığın altındaki paragrafları okumak isteyebilir. Ara başlıksız bir yazı okuyucuları genelde korkutuyor. Ara başlık kullanın, blog yazınızın okunma şansını artırın.
Samimi bir yazı dili
Blog yazısının başlığı, uzunluğu ya da ara başlıkları sorunsuz olabilir. Ancak kullanılan dil samimiyetten uzak ve ansiklopedi diline yakın bir dil ise okuyucuyu blog sayfasından kaçırabilir. Doğal bir anlatım ile kaleme alınmış blog yazılarına ilgi daha fazla. Resmiyete gerek yok. İfadeleri yumuşatın.
İmla kurallarına uygunluk
Okuyucu arama moturundan aratarak yazınızı buldu. Başlık güzel, okuyucunun ilgisini de çekti. Yazının uzunluğu fena değil. Okuyucu blog yazısını okumaya başladı. Gözüne yazım yanlışları çarpmaya başladı. Peki, ya sonrası? Okuyucunun blog yazısına ve blog yazısını yazan bloggera güveni sarsılacak. Yazının devamını okuyacak hevesi kalmayacak. Yazının profesyonel bir şekilde yazılmadığını anlayacak ve muhtemelen sonraki aramalarında blogunuzu es geçecek. İmla kurallarına mutlaka uyun. Masanızda bir imla kılavuzunun bulunmasından zarar gelmez.
Ortalama uzunluk
Uzun metinleri okumak için kaç kişinin yeterli vakti var? Kaçımız internette bir yazıyı dakikalarca okuyoruz? Kendiniz de bir okuyucu olarak düşünün. İnternetteki okuma deneyimi kitap okumaya benzemiyor. Gözü fazlasıyla yorabiliyor. Bu yüzden çok uzun metinlerden ve iç karartıcı tema kullanımından kaçınmak gerekiyor. İnternette hız ve zaman faktörü birçok kullanıcının önemsediği bir şey. Bundan dolayı yazıları fazla dolandırmamak lazım.
Sayıların kullanımı
Blog yazılarında sayıların yer alması birçok okucuyunun sevdiği bir şey. 10 püf noktası, 5 yolu, 3 belirtisi gibi ifadeler yazılara daha ilgi çekici bir hal katıyor. Yabancı bloglarda da en çok bu tür yazılara ön plana çıkıyor. 10 püf nokta dediğinizde okuyucu "10 madde varmış, bu yazıyı hemen okurum" mantığı ile hareket edebildiğinden dolayı yazının okunma artıyor.
9 Şubat 2014 Pazar
Blogunuzu bir dükkan gibi düşünün
Blog yazarlığı, internetten para kazanmanın en popüler yollarından biri olarak bilinse de gerçeğin bundan farklı olduğunu unutmamak gerekiyor. Blog yazarlığı ile ilgili sağda solda yazılmış şeylerin büyük çoğunluğu hayal ürünü şeylerdir.
Bu yüzden "blog yazarak ayda binlerce lira kazanın, blog yazarlığından para kazanmanın sırları bu e-kitapta, bu eğitim seti ile kazancınızı katlayın" gibi tuzaklara düşmemenizi tavsiye ediyorum. Blog yazmanın genel geçer bir kitabı yok. Bu işin kitabını yazdığını ve bu kitap sayesinde para kazanacağınızı söyleyen kişilere, sitelere kesinlikle itibar etmeyin.
Kelin merhemi olsa kendi başına sürer atasözünü anımsayın. Bu kişiler belli anahtar kelimeler üzerinden açtıkları sitelere hit çekme ve birkaç lira Adsense geliri elde etmenin derdinde. Ayda binlerce lira kazanan bir kişi size bunun püf noktasını 20-30 TL'lik e-kitaplar ile asla sunmaz.
Bir dönem sırf ne yazılıyor diye merak ederek sözde kazanç tekniklerinin yer aldığı bir e-book satın almıştım. Aldığım e-book'u inceledikten sonra kaliteli içerik anlamında hiçbir tatmin edici yazıya rastlamadım. İçeriği Medya İstasyonu'nda yazdığım yazılara göre düşük seviyedeydi ve okunabilir formattan son derece uzaktı.
Böyle setler ile blog yazarlığından para kazanmanın hayalini kuranlar, boşa zaman ve para harcamamalı. Bu iş deneme yanılma yöntemi, sabır, araştırma, gözlem, bol bol okuma ile öğreniliyor.
Öncelikle şunu unutmamak lazım;
Blog yazarlığı yaparak hatırı sayılır paralar kazanmanız zordur. İmkansız, demiyorum. Gerçekten zordur. Hala bunu anlamayan, bu işin çocuk oyuncağı olduğunu sanan arkadaşlar var. Forum sitelerinde "ne tür blog açsam tutar" gibi basit sorular ile vakit harcıyorlar. Bir blogun tutacağını önceden kestirmek güçtür. Bu yüzden anahtar kelime odaklı blog açmak, son derece faydasız bir girişim olarak başarısızlıkla sonuçlanacaktır.
Blogu bir dükkan gibi düşünün. Dükkan dışarıdan gösterişli. Dekorasyonu on numara ama içinde müşteriyi çekecek ve daha sonra tekrar alışveriş yapmasını sağlayacak malzemeler yok. Bu dükkan ne kadar ayakta kalabilir?
Bloglar da böyledir. İçerikten ziyade görselliğe önem verirseniz, blogculukta asıl önemli olan "yazma" işini sürekli ertelersiniz. Bu da zaman içinde ciddi bir hastalığa dönüşür ve "yazmak için ne zaman bilgisayarın başına otursam içimden gerçek anlamda yazmak gelmiyor" diyerek sürekli şikayet edersiniz ya da cuzi ücretler karşılığı başkalarına yazılar yazdırarak blogunuzu suni bir şekilde güncel tutmayı denersiniz.
Her iki durum da blogculuk açısından tehlikedir. Kişisel bir yaklaşımla açılan blogun başka kişilerin sırf para kazanayım diye yazdığı yazılar ile bezenmesi ne o bloga ne de okuyucuya fayda sağlar. Maalesef bunu hala anlamayan kişiler var.
Olaya bir de şöyle yaklaşalım. 200 kelime yazıyı 2 TL'den yazan birinden blogunuz güncel olsun diye 10 adet yazı aldınız. Blogunuzu da para kazanmak için açtınığınız aşikar. Peki, 10 yazı için harcadığınız 20 TL'yi ve karınızı nasıl elde edeceksiniz?
Bunu hiç düşündünüz mü? Blogunuz maddi anlamda sürekli açık verecek. Adsense'den 20 TL kazanmanız için kaç gün beklemeniz gerekiyor biliyor musunuz? Taşıma suyla değirmenin dönmeyeceğini unutmayın.
Blogun en önemli malzemesi okuyuculara faydalı olabilecek türden, iyi kurgulanmış yazılardır. Bunlar da içten gelerek yazılır. Para ile yazılanların birçoğu maddi kaygılar nedeniyle değer sunmaktan uzaktır.
"Yeter, felsefe yapmayı bırak sadete gel" diyenler için en çok merak edilen konuya da birkaç cümle ile değineyim.
Blog açmak, para kazandırır mı?
Bunun cevabı çok net. Blog, para direkt para kazandırmaz. Para kazanmanın yollarını açar. Her şey sizin kişisel çabanıza bağlıdır. Blogunuzun içeriği ve sayısal anlamda verileri çok iyi olabilir ancak pazarlamasını yapamıyorsanız para kazanamazsınız ve amacınıza ulaşamazsınız. Önce yazılarınızı pazarlayarak bir değer ve network oluşturun ki gelecek için bir umudunuz olsun.
Tavsiyelerim
*Dükkanınız sürekli açık tutun.
*Her zaman taze ve müşterilerin ilgisini çekecek ürünler ile doldurun.
*Vitrinize diğer dükkanlarda satılan ürünlerden farklı ve az bulunan ürünleri yerleştirin.
*Müşterileri dekorasyonunuz ile korkutmayın ki bu dükkan pahalıdır diye korkup kaçmasınlar.
*Sade bir dekorasyon eşliğinde ürünlerinizi ön plana çıkarın.
*Müşterilerinze karşı ilgili ve güleryüzlü olun.
*Bilgi sahibi olmadığınız ürünü müşteri çekmek için yarım yamalak bir şekilde sunmayın.
*Müşterilerinizin velinimetiniz olduğunu unutmayın.
*Müşterilerinizin görüş, öneri ve yorumlarına kayıtsız kalmayın.
*Satış performansınızı artırmak için sürekli çalışın.
Bu yüzden "blog yazarak ayda binlerce lira kazanın, blog yazarlığından para kazanmanın sırları bu e-kitapta, bu eğitim seti ile kazancınızı katlayın" gibi tuzaklara düşmemenizi tavsiye ediyorum. Blog yazmanın genel geçer bir kitabı yok. Bu işin kitabını yazdığını ve bu kitap sayesinde para kazanacağınızı söyleyen kişilere, sitelere kesinlikle itibar etmeyin.
Kelin merhemi olsa kendi başına sürer atasözünü anımsayın. Bu kişiler belli anahtar kelimeler üzerinden açtıkları sitelere hit çekme ve birkaç lira Adsense geliri elde etmenin derdinde. Ayda binlerce lira kazanan bir kişi size bunun püf noktasını 20-30 TL'lik e-kitaplar ile asla sunmaz.
Bir dönem sırf ne yazılıyor diye merak ederek sözde kazanç tekniklerinin yer aldığı bir e-book satın almıştım. Aldığım e-book'u inceledikten sonra kaliteli içerik anlamında hiçbir tatmin edici yazıya rastlamadım. İçeriği Medya İstasyonu'nda yazdığım yazılara göre düşük seviyedeydi ve okunabilir formattan son derece uzaktı.
Böyle setler ile blog yazarlığından para kazanmanın hayalini kuranlar, boşa zaman ve para harcamamalı. Bu iş deneme yanılma yöntemi, sabır, araştırma, gözlem, bol bol okuma ile öğreniliyor.
Öncelikle şunu unutmamak lazım;
Blog yazarlığı yaparak hatırı sayılır paralar kazanmanız zordur. İmkansız, demiyorum. Gerçekten zordur. Hala bunu anlamayan, bu işin çocuk oyuncağı olduğunu sanan arkadaşlar var. Forum sitelerinde "ne tür blog açsam tutar" gibi basit sorular ile vakit harcıyorlar. Bir blogun tutacağını önceden kestirmek güçtür. Bu yüzden anahtar kelime odaklı blog açmak, son derece faydasız bir girişim olarak başarısızlıkla sonuçlanacaktır.
Blogu bir dükkan gibi düşünün. Dükkan dışarıdan gösterişli. Dekorasyonu on numara ama içinde müşteriyi çekecek ve daha sonra tekrar alışveriş yapmasını sağlayacak malzemeler yok. Bu dükkan ne kadar ayakta kalabilir?
Bloglar da böyledir. İçerikten ziyade görselliğe önem verirseniz, blogculukta asıl önemli olan "yazma" işini sürekli ertelersiniz. Bu da zaman içinde ciddi bir hastalığa dönüşür ve "yazmak için ne zaman bilgisayarın başına otursam içimden gerçek anlamda yazmak gelmiyor" diyerek sürekli şikayet edersiniz ya da cuzi ücretler karşılığı başkalarına yazılar yazdırarak blogunuzu suni bir şekilde güncel tutmayı denersiniz.
Her iki durum da blogculuk açısından tehlikedir. Kişisel bir yaklaşımla açılan blogun başka kişilerin sırf para kazanayım diye yazdığı yazılar ile bezenmesi ne o bloga ne de okuyucuya fayda sağlar. Maalesef bunu hala anlamayan kişiler var.
Olaya bir de şöyle yaklaşalım. 200 kelime yazıyı 2 TL'den yazan birinden blogunuz güncel olsun diye 10 adet yazı aldınız. Blogunuzu da para kazanmak için açtınığınız aşikar. Peki, 10 yazı için harcadığınız 20 TL'yi ve karınızı nasıl elde edeceksiniz?
Bunu hiç düşündünüz mü? Blogunuz maddi anlamda sürekli açık verecek. Adsense'den 20 TL kazanmanız için kaç gün beklemeniz gerekiyor biliyor musunuz? Taşıma suyla değirmenin dönmeyeceğini unutmayın.
Blogun en önemli malzemesi okuyuculara faydalı olabilecek türden, iyi kurgulanmış yazılardır. Bunlar da içten gelerek yazılır. Para ile yazılanların birçoğu maddi kaygılar nedeniyle değer sunmaktan uzaktır.
"Yeter, felsefe yapmayı bırak sadete gel" diyenler için en çok merak edilen konuya da birkaç cümle ile değineyim.
Blog açmak, para kazandırır mı?
Bunun cevabı çok net. Blog, para direkt para kazandırmaz. Para kazanmanın yollarını açar. Her şey sizin kişisel çabanıza bağlıdır. Blogunuzun içeriği ve sayısal anlamda verileri çok iyi olabilir ancak pazarlamasını yapamıyorsanız para kazanamazsınız ve amacınıza ulaşamazsınız. Önce yazılarınızı pazarlayarak bir değer ve network oluşturun ki gelecek için bir umudunuz olsun.
Tavsiyelerim
*Dükkanınız sürekli açık tutun.
*Her zaman taze ve müşterilerin ilgisini çekecek ürünler ile doldurun.
*Vitrinize diğer dükkanlarda satılan ürünlerden farklı ve az bulunan ürünleri yerleştirin.
*Müşterileri dekorasyonunuz ile korkutmayın ki bu dükkan pahalıdır diye korkup kaçmasınlar.
*Sade bir dekorasyon eşliğinde ürünlerinizi ön plana çıkarın.
*Müşterilerinze karşı ilgili ve güleryüzlü olun.
*Bilgi sahibi olmadığınız ürünü müşteri çekmek için yarım yamalak bir şekilde sunmayın.
*Müşterilerinizin velinimetiniz olduğunu unutmayın.
*Müşterilerinizin görüş, öneri ve yorumlarına kayıtsız kalmayın.
*Satış performansınızı artırmak için sürekli çalışın.
Etiketler:
blog e kitap,
blog ipuçları,
blog kazanç,
blog nasıl okutulur,
blog yazısı nasıl yazılır,
blogdan para kazanmak,
eğitim seti,
kazanç siteleri,
popüler blog nasıl yapılır
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


