blog içerikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blog içerikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2014 Cumartesi

Blog yazılarınızda niteliğe odaklanın

Blog yazısı yazma sürecinde en çok yaşanan sıkıntılarının başında odaklanma sorunu geliyor. Birçok blog yazarı, yazma sürecine yeterince odaklanamadığı için yazısının sonunu getirmekte zorluk çekiyor.

Blog yazısı yazmak için bilgisayar başına oturduğunda "Acaba ne yazsam, hangi konuda yazsam tutar, okuyucu beğenir mi, sıkılmadan yazabilir miyim?" gibi sorular ile kafasını karıştıran blog yazarları, kaliteli ve fayda sağlayıcı blog yazısı üretimi noktasında işin içinden çıkamıyor.

Bu yazımda blog yazısı yazma sürecinde kafası karışanlar için birkaç öneride bulunmak istiyorum.

Odaklanın

Blog yazısı yazarken kafanızı boşaltın ve sadece yazma işine odaklanın. Zihninizi meşgul eden diğer düşüncelerden bir süreliğine uzak durun. Blog yazısı yazarken başka hiçbir işle uğraşmayın. Bu noktada sakin bir ortamda bulunmanız daha iyi bir yazma deneyimi ve kafanızın dağılmaması açısından faydalı olacak. Gürültülü bir ortamda yazı yazmanız zor olur. Blog yazılarınız için her zaman sessiz ve rahat ortamları tercih edin. Kaliteli blog yazıları için yazdığınız konulara tam anlamıyla odaklanmanız, sadık bir takipçi kitlesi edinmeniz açısından son derece önemlidir.

İçeriklerinizi ziyaretçilerinizin anlayacağı şekilde yazın

Blog yazılarının anlaşılır bir dil ile yazılması son derece önemlidir. Blogunuzu takip eden her okuyucunun algı düzeyi farklıdır. Yazılarınızda teknik terimlerden ve anlam karmaşasına yol açacak kelimelerden kesinlikle uzak durmalısınız. Blog yazılarınızı sade ve okuyucuyu sıkmayacak bir şekilde yazmaya özen gösterin. Yazılarınızdan bir şey anlamayan okuyucular, blogunuzu bir daha ziyaret etmeyecektir. İfade tarzınız ile okuyucuyu bağlayın.

Yazı başlığınız üzerine kafa yorun

Blog yazısı yazmak kadar önemli olan bir diğer husus ise blog yazısının başlığıdır. Blog yazınızın başlığının okuyucuyu çekecek nitelikler taşımasına dikkat edin. Bazen yazma sürecinden önce aklınıza gelen bir başlık, yazma sürecinizin seyrini değiştirebilir. Başlık, blog yazınızın vitrinidir. Vitrininizi ne kadar iyi düzenlerseniz müşterilerin dikkatini o kadar çok çekersiniz.

Anahtar kelimelerinizi netleştirin

Blog yazınızın okuyucular tarafından kolay bir şekilde bulunması ve okunması için anahtar kelimeleri belirlemeniz son derece önemlidir. Blog yazılarını her ne kadar okuyucu odaklı yazsanız da okuyucuları size yönlendiren güç, arama motorudur. Dolayısıyla arama motorunun sizin yazınızı listelemesini ve sıralamalarda üstlere çıkarmasını sağlayacak anahtar kelimelere yazınız içinde yer vermelisiniz. Okuyucular genelde anahtar kelime ya da kelime gruplarının aratarak blogunuza yönelir. Anahtar kelimeleri yazı içinde orantılı bir şekilde kullanın ve okuyucuların gözüne sokmaktan kaçının.

Değerli içerikler uzman olarak görülmenizi sağlar

Blogunuzda belli bir konuda yazıyorsanız ve yazdığınız konu hakkında ciddi bir bilgi donanımına sahipseniz şanslısınız demektir. Bu sizin blog okuyucuları tarafından uzman olarak algılanmanızı  sağlar. Blog konunuz ile ilgilenen kitleye düzenli olarak faydalı içerikler sunmanız, daha fazla sadık okuyucu edinmenizi kolaylaştırır. Okuyuculara sağladığınız değerli içeriklerin sürekliliği, sizi onların gözünde uzmanlaştıracağı gibi başka kapıların açılmasını da kolaylaştırır. Yazılarınızda profesyonelliği önemseyin.

Niceliği değil "niteliği"tercih edin

Blog yazılarınızda sayılara değil, kaliteye odaklanın. Blog yazarlarının çoğu ilk başlarda mümkün olduğu kadar çok içerik ve bağlantı üretmek amacı güdüyor. Aslında bu çok sağlıklı bir yol değil. Değerli içerik sunan bir blog yazısının öylesine yazılmış birçok blog yazısından daha fazla getirisi olduğunu unutmamanız gerekiyor. Kendinize içerik takvimi belirleyin ve bu içerik takvimine bağlı kalmaya çalışın. (Her gün 1 yazı, haftada 2-3 yazı gibi...)

Bir içerik stratejisi, bir günde işe yaramaz. Bir kumbara gibidir. Her gün içine birazcık para atarsınız ve belli bir süre sonra kumbaranızın ağzına kadar para dolduğunu fark edersiniz.

İstikrarlı ve sabırlı olun...










18 Şubat 2014 Salı

Blogculuk kolaya kaçarak yapılmaz

Blog yazarlığı ile ilgili faydalı olabilecek ve farklı bakış açısıyla okuyuculara sunduğum yazılara gelen yorumları önemsiyorum.

Zaman zaman saçma sapan yorumlar geldiği de oluyor. Blog yazarak para kazanmak gibi klasikleşmiş bir başlık ile alakalı yazıları okuyup hemen para kazanacağını sanan kişiler umduklarını bulamayınca bir anda sert bir tavır takınabiliyor.

Geçenlerde bir yazıma adı sanı belli olmayan birinden bir yorum gelmiş: "Misal sen, blog yazarak para kazanma konusu dikkatini çekmiş ve yazmak istemiş. Eee, hani para kazanma kısmı?  Kusura kalma, boş yere 10 dakika harcadım sitende."

Bu kişi "hani para kazanma kısmı?" diye soruyor. Kolay para kazanmanın yolunu bulamadı ya kızdı ve öfkeyle bu yorumu bırakıp gitti. Bu ve bunun gibi onlarca yorum aldığım zamanlar oldu.

İnsanda önce bir yorum adabı olmalı. Tanımadığımız kişilere nasıl hitap edilmesi gerektiğini hala bilmeyenlerimiz var. Yorum yazarken çoğu kritere dikkat edilmiyor. Bir anlık öfke ile yazılan, saçma sapan ifadeler barındıran yorumlar ile bir yere varılmaz.

Bu kafayla kaliteli ve para kazandıran bir blog oluşturmak hayal. Bunu akıldan çıkarmamak lazım.

Kolaycılıktan vazgeçilmeli

Kolaycılık, bu çağın en kronik sorunu. Her şeye bir anda sahip olma isteği, kaliteyi ve sürekliliği ciddi anlamda baltalıyor. Blog yazarlığı, para kazanmanın garanti yolu değildir.

Çalışırsanız, bağlantı kurar ve nitelikli içerikler üretirseniz zamanla bir noktaya ulaşırsınız. Öfkeyle kalkarsanız zarar ile oturursunuz. Bu yüzden atacağınız adımlara çok dikkat etmelisiniz.

Şu blog yazarak para kazanmak konusuna takılmayı artık bir kenara bırakmanın zamanı gelmedi mi?

Neden işin kolayına kaçmayı düşünüyoruz?

Öğrenemedikten sonra da neden karalama yoluna gidiyoruz?

Neden daha iyi bloglar oluşturmak için kafa yormuyoruz?

Neden kaliteli ve fayda sağlayıcı içerik üretmek için çalışmıyoruz?

Neden sabırlı bir şekilde, çalışarak bu yolda ilerlemiyoruz?

Neden başkalarının uzun zamanda, ciddi tecrübelere dayanarak öğrendiklerine bir anda sahip olma hevesindeyiz?

Neden meyve veren ağacı sürekli taşlamanın derdindeyiz?

Neden diğer blog yazarlarının ürettiği nitelikli ve fayda sağlamayı amaçlayan yazılara bu kadar öfke duyuyoruz?

Neden içerik üreticilerine saygı duymuyoruz?

Neden? ile başlayan ve sorulması gereken o kadar çok sorun var ki...

Devamını da tamamlamanız için size bırakıyorum.