"Uzun zamandır blog yazıyorum, artık blogumdan para kazanmak istiyorum ya da henüz bir blog sahibi değilim ama blog yazarak para kazanmak istiyorum" diyen birçok kişinin blogdan para kazanma yolları üzerine kafa yorduğunu gayet iyi biliyorum. Bu yazımda yine kendimden bir şeyler paylaşmak istiyorum. Yazdığım bu yazı "Yazarak para kazanma maceralarım" başlıklı yazının devamı niteliğinde. Blog dünyasına yeni adım atan ya da bir çıkış yolu arayanlara rehber olması dileğimle...
Blog yazarlığına ilk başladığım zamanlarda para kazanmak gibi bir amacım yoktu. İlgi duyduğum alanlara yönelik farklı bakış açısı ile yazılmış yazılar ile ilgilenen bir kitle edinmeyi planlıyordum. Geçen süre içinde yazdığım blog yazıları birilerinin dikkatini çekmiş olmalı ki iş teklifleri almaya başladım. İşte o zaman blogun ne denli etkili bir araç olduğunu anlamaya başlamıştım.
Yaşadığım gelişmelere paralel olarak blog dünyasına yönelik araştırmalarımı hızlandırdım. Mevcut blogların sorunlarını, eksikliklerini, blog ile para kazanma yöntemlerini araştırdım. Bloglar ile ilgili yeterli Türkçe içeriğin olmaması dikkatimi çekti.
Araştırmalarım doğrultusunda Türkiye'de blogculuk konusunda çoğu kişinin yeterince donanımlı ve sabırlı olmadığını gördüm. İncelediğim blog örnekleri, içerik bakımından son derece yetersizdi. Düzenli olarak güncellenmiyordu. Yazılan yazılar özensizdi. Okuyucuya zevk vermiyordu. Blog teması seçimi başarılı değildi. Yazı fontları berbattı. İçerikten çok rastgele yerleştirilmiş Adsense reklamları ile muhatap oluyordum. "İşte tam okunacak blog" diyebileceğim blog sayısı son derece azdı.
Medya İstasyonu'nu hazırlarken tüm bunları göz önünde bulundurarak hareket etmeye başladım. Kaliteli ve saygın bir blog oluşturmak benim için son derece önemli bir husustu. Benim blogumu ziyaret eden kişiler direkt yazılarım ile buluşmalıydı. Reklamdan ve karmaşık tasarımdan uzak bir şekilde yazdıklarımı keyifle okumalıydı. Bu yüzden basit ve responsive özellikli bir blog teması seçtim.
Blogcular arasında bir hastalık olan sık sık tema değiştirme akımına kapılmadım. Benim için içeriği yalın bir şekilde hedef kitleye sunmak önemliydi. İncelediğim başarılı ve yabancı blogların çoğunda içerik ön plandaydı. Temaları son derece basitti hatta birçoğumuz için tema bile değildi. Ancak bu bloglar internet dünyasında önemli bir konumdaydı. Güvenilir bir içerik üreticisi olmuşlardı. Bu sayede ciddi kazançlar elde edebiliyorlardı.
Medya İstasyonu'nda zamanımın büyük çoğunluğunu nitelikli ve farklı bakış açısı ile yazılmış blog yazılarını okuyuculara sunmak için harcadım. Kaliteli bir duruş oldukça işlerin kısa sürede yoluna girdiğini anladım. Yazdıkça daha fazla takipçiye ve daha fazla potansiyel müşteriye ulaşma şansım oldu.
İnternette blog yazma konusunda kulaktan dolma bilgilere sahip olanların kazanç önerileri ile vakit harcamadım. Garantili ve uzun soluklu olabilecek aktif kazanç (içerik yazarlığı) yöntemlerine yoğunlaştım. Bunda da kendimce başarılı olduğumu düşünüyorum.
Birçok web sitesi ve blog sahibinin takılı kaldığı sayısal değerlere ve birtakım terimlere bağlı kalmadım. Bunları düşünmek beni içerik üretiminden soğutacaktı. Çünkü rakamlar her zaman değişkendir. Ziyaretçi sayısı, sayfa görüntülenme sayısı, yazıların okunma sayısı değişiklik gösterebilir.
Kaliteli içeriği önemseyenler, kaliteli hedef kitleye sahip yayınları önemseyenler bir şekilde ulaşıyor. Mesela, 10 bin kalitesiz tık yerine 50-100 kaliteli ziyaretçiye ulaşmayı başarı olarak kabul ederim. Çünkü benim ya da benzer düşüncelere sahip kişilerin ilgisini çekmişimdir. Bu da benim bir network oluşturmam için harika bir rakamdır.
Blog yazarlığına başladığımdan bu yana farklı bir iş modeli kurdum. Hem en sevdiğim işi yapıyor hem de para kazanıyorum. Daha iyi şeyler yapmak için çalışmalarımı sabırla sürdürüyorum.
Şunu unutmayın;
En önemli sermaye, beyniniz. Doğru zamanda doğru şekilde kullanırsanız başarıya ulaşırsınız. Para kazanmak, nadir olarak şans faktörü ile gerçekleşse de çoğu zaman akılla olur. Aklınız size hem kazandırır hem de kaybettirebilir.
Atasözlerindeki derin anlamları, yaşanmış tecrübeleri çok severim. Fırsat buldukça da atasözlerini okurum. Size de tavsiye ederim. Başarı ve çalışma motivasyonunuzu artırabilir.
Bu yüzden yazımı birkaç atasözü ile bitirmek istiyorum.
- Ağır giden yol alır, hızlı giden yolda kalır.
- Danışan dağlar aşar, danışmayan yolda şaşar.
- Varsa hünerin, her yerde vardır yerin.
- Zahmetsiz rahmet olmaz.
- Altın yere düşmeyle değer kaybetmez.
- Boş gezmekten bedava çalışmak yeğdir.
- Taşıma su ile değirmen dönmez.
- Bilinmedik iş ya karın ağrıtır ya baş.
- Her ziyan bir öğüttür.
- Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır.
- Akıl kişiye sermayedir.
- Herkes kaşık yapar ama sapını ortaya getiremez.
- Terazi var, tartı var; her şeyin bir vakti var.
blog yazarak para kazanmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blog yazarak para kazanmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Mayıs 2014 Cuma
27 Mayıs 2014 Salı
Blogdan para kazanmak için rehber bilgiler
Medya İstasyonu'nda daha önce yazdığım "Yazarak para kazanma maceralarım" başlıklı blog yazısı okuyuculardan bayağı ilgi gördü. Blog yazarak para kazanmak isteyen blog yazarlarından çok sayıda e-mail aldım. Bu durum, bana blog yazarak para kazanmak isteyen birçok kişinin bir çıkış yolu aradığı konusundaki düşüncelerimi pekiştirdi. Bu yazımda blog yazarak para kazanmak isteyen blog yazarlarına ve blog yazarlığına yeni adım atacak kişilere rehber niteliğinde bilgiler sunmaya devam edeceğim.
Blog yazarlığı, gerçekten keyifli bir uğraş. Yazmayı seviyorsanız içerik üretmeniz zor olmayacaktır. Yazılarınız sayesinde hem çevre oluşturabilir hem de hatırı sayılır paralar kazanabilirsiniz. Bunun için sabırlı ve planlı çalışmanız gerçekten çok önemli. Para kazanma fikrini taşlar yerine oturuncaya kadar biraz erteleyin. Hemen açtığınız bir blog ile para kazanamazsınız. Zamana ve bazı tecrübelere ihtiyacınız olacak. İçeriğin olmadığı, yetersiz olduğu bir blog ile kim ilgilenir ki? Güvenilir içerik üreticisi olarak blog dünyasında kendinizi kanıtlamalısınız.
İnternet, içerik olmadan koskoca bir hiç. Bu yüzden nitelikli içeriklere ihtiyaç her geçen daha fazla artıyor. Çok sayıda web sitesi, blog olmasına rağmen kaçı kayda değer içerikler üretiyor? Yazmak, herkesin yapabileceği bir uğraş değil. Copy-paste yaparak bir yere de varılmıyor. İnsanlar artık temiz ve öz bilgiler edinmek istiyor. Bundan dolayı milyonlarca insanın vakit geçirdiği internet ortamında özgün, faydalı ve güncel içerikler her zaman ilgi görüyor.
Blog yazarlığına başladığım ilk günden beri hep kaliteli ve faydalı olabilecek içerikler üretmeyi ilke edindim. Benim Medya İstasyonu ile hep kaliteli ve ilgili hedef kitleye ulaşmak istedim. Binlerce ziyaretçiden ziyade etkileşimli, sadık bir okuyucu kitlesi edinmeyi amaçladım. Şu ana kadar başarılı olduğumu düşünüyorum. Blog yazılarımda eskimeyen içerik üretimine ayrı bir önem veriyorum. Mesela, geçen yıl yazdığım bir blog yazısı hala güncelliğini koruyor ve trafik alıyor.
Para kazandıran bir blog oluşturmak için yola çıkacaksanız ya da mevcut blogunuzdan para kazanmayı planlıyorsanız şu soruları kendinize tekrar tekrar sormanızı tavsiye ediyorum:
-Bloglar hakkında ne biliyorsunuz?
(Blog kavramı sizin için ne ifade ediyor? Blog nedir? Blog türleri nelerdir? Blog platformları (Blogger, Wordpress, Tumblr vb.) hakkında neler biliyorsunuz?)
-Neden blog yazmak istiyorsunuz?
(Para kazanmak, çevre edinmek, hobi amaçlı vb.)
-Sabırlı mısınız?
(Sabır, başarılı ve para kazandıran bir blog oluşturmada son derece önemli. Bıkmadan içerik üreterek planlı bir şekilde çalışmalısınız.)
-Yazmayı seviyor musunuz? Daha önce hiç bir makale ya da internet formatına uygun bir yazı yazdınız mı? Eğer yazdıysanız herhangi bir etkileşim aldınız mı?
(Blog yazarlığını keyif alarak yapmak başarılı blog oluşturmak açısından önemlidir. Bloglar için içerik candır. Yazma deneyiminin olmaması blogu uzun ömürlü yapmaz. Yazınıza yorum geldi mi? Geldiyse sizi daha iyi ve daha çok yazmak için harekete geçirdi mi? Ya da olumsuz bir etki oluşturdu mu?)
-Takip ettiğiniz bloglar var mı?
(İlgi alanlarınıza yönelik hangi blogları ne sıklıkta takip ediyorsunuz?)
-Kaliteli olduğunu düşündüğünüz bloglar nasıl bir yol izliyor?
(Hangi içerikleri ne sıklıkta paylaşıyorlar? İçerik paylaştıkları mecralar nereler? Blog şablonları nasıl? Yazı stilleri nasıl? Yazı uzunlukları ne durumda? Blog isimleri akılda kalıcı mı? Kolayca ulaşılabiliyor mu?)
-Başarılı blogların ortak özellikleri neler?
(Düzenli içerik üretimi, içerik takvimine sahip olmak, belli konu ya da konularda içerik üretmek, arama motoru optimizasyonu, sosyal medya desteği, okuyucular ile etkileşim, sade ve gözü yormayan tema.)
-Nasıl bir tema seçmelisiniz? Hangi blog temaları kullanıcı dostu?
(Arka planı açık renkli, responsive temalar kullanıcı dostu olduğu için etkilidir. Her cihaz (akıllı telefon, tablet, pc) uyumlu bir şekilde görüntülenen responsive blog temaları iyi bir tercih olacak. Arka planı beyaz renkli olan ve okunabilir yazı fontlarına sahip temaları tercih edin.)
-Blog şablonu düzenleme konusunda bilginiz var mı?
(Hoşunuza giden bir blog şablonunu nasıl düzenleyebilirsiniz? Temel kısımlar nasıl Türkçeleştirilir? Widget'ler nasıl düzenlenir? Bir blogda en çok ihtiyaç duyulan eklentiler neler?)
-Arama motoru optimizasyonu (SEO) hakkında neler biliyorsunuz?
(SEO nedir, SEO ne amaçla yapılır? SEO nasıl yapılır? SEO teknikleri nelerdir? SEO hataları nelerdir? Bloglar için SEO nasıl yapılır?)
-Blogunuz mobil cihazlarda problemsiz görüntüleniyor mu?
(Akıllı telefon kullanımının artması ile birlikte web siteleri ve bloglar mobil cihazlar üzerinden görüntülenmeye başlandı. Blogunuzun bu cihazlarda uyumlu ve sorunsuz görüntülenmesi mobil trafiğinizi artırmanız açısından önemli.)
- Blogunuzun sosyal medya hesaplarını oluşturdunuz mu?
(Sosyal medya bloglar için en önemli trafik kaynaklarından biri. Daha fazla okuyucuya ulaşmak ve online görünürlüğünüzü artırmanız için sosyal medya hesapları oluşturmanı ve belli periyotlarda güncellemelisiniz.)
-İçeriğinize uygun sosyal medya kanalını belirlediniz mi?
( Facebook, Twitter, Linkedin, Google+, Pinterest vb.)
-Blogdan para kazanma yöntemleri hakkında temel bilgileriniz var mı?
(Adsense reklamları yayınlama, tanıtım yazısı satışı, banner reklam almak, link satışı, makale yazarlığı vb.)
-Google Adsense vb. reklam programları hakkında neler biliyorsunuz?
(Bu sistemler nasıl işliyor? Google Adsense nasıl para kazandırıyor, Adsense hesabı nasıl alınır, Adsense hesabı nasıl banlanır, Adsense ödemeleri nasıl yapılıyor, Adsense ile ne kadar para kazanabilirsiniz? Adsense de en çok kazandıran anahtar kelimeler hangileri? Adsense alternatifi reklam firmaları neler?)
-Blogunuz için en uygun reklam yerleşimi nasıl olmalı?
(Yazı içine, yazı sonuna ve sağ sidebar'a reklam yerleşimi etkili olabilir. Reklam sayılarında aşırıya kaçmayın. Az adette reklam kullanın.)
-Bloglarda en çok hangi alanlardaki reklamlar tık alıyor?
(Bloglarda genelde yazı içindeki reklamlar okuyucu ile direkt muhatap olduğu için daha fazla tık alır. 300x250 ya da 336x280 reklamlar etkili.)
-Google Adsense hesabınız var mı?
(Google Adsense hesabınızın olması, Google Adsense ile para kazanmanız için gereken en önemli şey. Başvuru sırasında bazı şartlar isteniyor. Blogunuzun bu şartları taşıyıp taşımadığını tespit edin. Yeterli içerik olmadan kesinlikle başvurmayın.)
-Advertorial reklam metinlerini nasıl oluşturacağınızı biliyor musunuz?
(Tanıtım yazısı yayınlamak, blogların en popüler gelir modellerinden biri. Tanıtım yazısı nasıl yazılır, tanıtım yazısı nasıl olmalı, tanıtım yazısı örnekleri hakkında fikir sahibi olun.)
-Göze batmayan ve keyifle okunan bir advertorial reklam yazısı nasıl yazılır?
(Etkili olması ve okuyucu tarafından yadırganmaması gerekiyor.)
-Blogunuzda kendiniz hakkında detaylı bilgiler veriyor musunuz?
(Kendiniz ile ilgili bilgileri, yaptığınız çalışmaları "Hakkımda" sayfası oluşturarak okuyucuların kolay ulaşabileceği bir şekilde sunmanız güvenilirlik açısından önemli.)
Blog yazarlığı, gerçekten keyifli bir uğraş. Yazmayı seviyorsanız içerik üretmeniz zor olmayacaktır. Yazılarınız sayesinde hem çevre oluşturabilir hem de hatırı sayılır paralar kazanabilirsiniz. Bunun için sabırlı ve planlı çalışmanız gerçekten çok önemli. Para kazanma fikrini taşlar yerine oturuncaya kadar biraz erteleyin. Hemen açtığınız bir blog ile para kazanamazsınız. Zamana ve bazı tecrübelere ihtiyacınız olacak. İçeriğin olmadığı, yetersiz olduğu bir blog ile kim ilgilenir ki? Güvenilir içerik üreticisi olarak blog dünyasında kendinizi kanıtlamalısınız.
İnternet, içerik olmadan koskoca bir hiç. Bu yüzden nitelikli içeriklere ihtiyaç her geçen daha fazla artıyor. Çok sayıda web sitesi, blog olmasına rağmen kaçı kayda değer içerikler üretiyor? Yazmak, herkesin yapabileceği bir uğraş değil. Copy-paste yaparak bir yere de varılmıyor. İnsanlar artık temiz ve öz bilgiler edinmek istiyor. Bundan dolayı milyonlarca insanın vakit geçirdiği internet ortamında özgün, faydalı ve güncel içerikler her zaman ilgi görüyor.
Blog yazarlığına başladığım ilk günden beri hep kaliteli ve faydalı olabilecek içerikler üretmeyi ilke edindim. Benim Medya İstasyonu ile hep kaliteli ve ilgili hedef kitleye ulaşmak istedim. Binlerce ziyaretçiden ziyade etkileşimli, sadık bir okuyucu kitlesi edinmeyi amaçladım. Şu ana kadar başarılı olduğumu düşünüyorum. Blog yazılarımda eskimeyen içerik üretimine ayrı bir önem veriyorum. Mesela, geçen yıl yazdığım bir blog yazısı hala güncelliğini koruyor ve trafik alıyor.
Para kazandıran bir blog oluşturmak için yola çıkacaksanız ya da mevcut blogunuzdan para kazanmayı planlıyorsanız şu soruları kendinize tekrar tekrar sormanızı tavsiye ediyorum:
-Bloglar hakkında ne biliyorsunuz?
(Blog kavramı sizin için ne ifade ediyor? Blog nedir? Blog türleri nelerdir? Blog platformları (Blogger, Wordpress, Tumblr vb.) hakkında neler biliyorsunuz?)
-Neden blog yazmak istiyorsunuz?
(Para kazanmak, çevre edinmek, hobi amaçlı vb.)
-Sabırlı mısınız?
(Sabır, başarılı ve para kazandıran bir blog oluşturmada son derece önemli. Bıkmadan içerik üreterek planlı bir şekilde çalışmalısınız.)
-Yazmayı seviyor musunuz? Daha önce hiç bir makale ya da internet formatına uygun bir yazı yazdınız mı? Eğer yazdıysanız herhangi bir etkileşim aldınız mı?
(Blog yazarlığını keyif alarak yapmak başarılı blog oluşturmak açısından önemlidir. Bloglar için içerik candır. Yazma deneyiminin olmaması blogu uzun ömürlü yapmaz. Yazınıza yorum geldi mi? Geldiyse sizi daha iyi ve daha çok yazmak için harekete geçirdi mi? Ya da olumsuz bir etki oluşturdu mu?)
-Takip ettiğiniz bloglar var mı?
(İlgi alanlarınıza yönelik hangi blogları ne sıklıkta takip ediyorsunuz?)
-Kaliteli olduğunu düşündüğünüz bloglar nasıl bir yol izliyor?
(Hangi içerikleri ne sıklıkta paylaşıyorlar? İçerik paylaştıkları mecralar nereler? Blog şablonları nasıl? Yazı stilleri nasıl? Yazı uzunlukları ne durumda? Blog isimleri akılda kalıcı mı? Kolayca ulaşılabiliyor mu?)
-Başarılı blogların ortak özellikleri neler?
(Düzenli içerik üretimi, içerik takvimine sahip olmak, belli konu ya da konularda içerik üretmek, arama motoru optimizasyonu, sosyal medya desteği, okuyucular ile etkileşim, sade ve gözü yormayan tema.)
-Nasıl bir tema seçmelisiniz? Hangi blog temaları kullanıcı dostu?
(Arka planı açık renkli, responsive temalar kullanıcı dostu olduğu için etkilidir. Her cihaz (akıllı telefon, tablet, pc) uyumlu bir şekilde görüntülenen responsive blog temaları iyi bir tercih olacak. Arka planı beyaz renkli olan ve okunabilir yazı fontlarına sahip temaları tercih edin.)
-Blog şablonu düzenleme konusunda bilginiz var mı?
(Hoşunuza giden bir blog şablonunu nasıl düzenleyebilirsiniz? Temel kısımlar nasıl Türkçeleştirilir? Widget'ler nasıl düzenlenir? Bir blogda en çok ihtiyaç duyulan eklentiler neler?)
-Arama motoru optimizasyonu (SEO) hakkında neler biliyorsunuz?
(SEO nedir, SEO ne amaçla yapılır? SEO nasıl yapılır? SEO teknikleri nelerdir? SEO hataları nelerdir? Bloglar için SEO nasıl yapılır?)
-Blogunuz mobil cihazlarda problemsiz görüntüleniyor mu?
(Akıllı telefon kullanımının artması ile birlikte web siteleri ve bloglar mobil cihazlar üzerinden görüntülenmeye başlandı. Blogunuzun bu cihazlarda uyumlu ve sorunsuz görüntülenmesi mobil trafiğinizi artırmanız açısından önemli.)
- Blogunuzun sosyal medya hesaplarını oluşturdunuz mu?
(Sosyal medya bloglar için en önemli trafik kaynaklarından biri. Daha fazla okuyucuya ulaşmak ve online görünürlüğünüzü artırmanız için sosyal medya hesapları oluşturmanı ve belli periyotlarda güncellemelisiniz.)
-İçeriğinize uygun sosyal medya kanalını belirlediniz mi?
( Facebook, Twitter, Linkedin, Google+, Pinterest vb.)
-Blogdan para kazanma yöntemleri hakkında temel bilgileriniz var mı?
(Adsense reklamları yayınlama, tanıtım yazısı satışı, banner reklam almak, link satışı, makale yazarlığı vb.)
-Google Adsense vb. reklam programları hakkında neler biliyorsunuz?
(Bu sistemler nasıl işliyor? Google Adsense nasıl para kazandırıyor, Adsense hesabı nasıl alınır, Adsense hesabı nasıl banlanır, Adsense ödemeleri nasıl yapılıyor, Adsense ile ne kadar para kazanabilirsiniz? Adsense de en çok kazandıran anahtar kelimeler hangileri? Adsense alternatifi reklam firmaları neler?)
-Blogunuz için en uygun reklam yerleşimi nasıl olmalı?
(Yazı içine, yazı sonuna ve sağ sidebar'a reklam yerleşimi etkili olabilir. Reklam sayılarında aşırıya kaçmayın. Az adette reklam kullanın.)
-Bloglarda en çok hangi alanlardaki reklamlar tık alıyor?
(Bloglarda genelde yazı içindeki reklamlar okuyucu ile direkt muhatap olduğu için daha fazla tık alır. 300x250 ya da 336x280 reklamlar etkili.)
-Google Adsense hesabınız var mı?
(Google Adsense hesabınızın olması, Google Adsense ile para kazanmanız için gereken en önemli şey. Başvuru sırasında bazı şartlar isteniyor. Blogunuzun bu şartları taşıyıp taşımadığını tespit edin. Yeterli içerik olmadan kesinlikle başvurmayın.)
-Advertorial reklam metinlerini nasıl oluşturacağınızı biliyor musunuz?
(Tanıtım yazısı yayınlamak, blogların en popüler gelir modellerinden biri. Tanıtım yazısı nasıl yazılır, tanıtım yazısı nasıl olmalı, tanıtım yazısı örnekleri hakkında fikir sahibi olun.)
-Göze batmayan ve keyifle okunan bir advertorial reklam yazısı nasıl yazılır?
(Etkili olması ve okuyucu tarafından yadırganmaması gerekiyor.)
-Blogunuzda kendiniz hakkında detaylı bilgiler veriyor musunuz?
(Kendiniz ile ilgili bilgileri, yaptığınız çalışmaları "Hakkımda" sayfası oluşturarak okuyucuların kolay ulaşabileceği bir şekilde sunmanız güvenilirlik açısından önemli.)
13 Mayıs 2014 Salı
Yazarak para kazanma maceralarım
Milyonlarca sitenin bulunduğu internet ortamında gerçekten kaliteli ve fayda sağlayıcı içerikleri ziyaretçilerine sunan sitelere ihtiyacın her geçen gün daha fazla arttığı bilinen bir gerçek.
Her gün binlerce yeni web sitesi açılıyor. Bunların çok az bir kısmı yoluna devam ederken geriye kalanları yok olup gidiyor. Fark oluşturmak ve istikrarlı bir şekilde çalışmak çok önemli bir konu. Bu iki kriteri sağlayan bir şekilde başarılı oluyor. Bu işlerde sabır gerçekten çok önemli.
Blog yazmaya başladığımdan bu yana gözlemlerim ve araştırmalarım sayesinde çok şey öğrendim. Kaliteli, özgün ve eskimeyecek türden içeriklerin her zaman değer gördüğünü bilmek, beni bu doğrultuda içerik üretmek için ciddi anlamda motive etti.
Bilgi kirliliğinin had safhaya ulaştığı günümüz dünyasında doğru ve yanlışı ayırt etmek son derece zor. Kopyala-yapıştır mantığı ile hareket ederek bir yere ulaşmayı hedeflemek iyi bir yol değil. Maalesef Türkiye'de gerçek anlamda içerik üreticisi çok fazla olmadığından dolayı kopya içerik çöplüğüne dönen sitelerin sayısı son derece fazla.
Daha fazla ziyaretçi çekebilmek adına şekilden şekile girmek, alakasız içerikleri sırf hit getiriyor diye ziyaretçi kitleye sunmak kısa vadede kazanç olarak görünse de uzun vadede hiçbir fayda sağlamayacak.
Atalarımız ne demiş: "Taşıma su ile değirmen dönmez" Kopya içerik bir yere kadar idare edecek. Ya sonrası? Ziyaretçiler azalacak, sitenin arama motorundaki konumu değişecek, güncelleme sıklığı azalacak. Sosyal medyada eskisi gibi ilgi görmeyecek ve yavaş yavaş çökecek. Sonu böyle olan bir sürü site var.
Yazmak, gerçekten yetenek işi. Profesyonel anlamda içerik üretmek, büyük emek istiyor. Bunu bıkmadan yapabilecek kaç kişi var? Medya İstasyonu'nu açtığımda tüm bu yazdıklarımın farkındaydım. Bu yüzden de oturup üşenmeden elimden geldiğince faydalı olabilecek yazıları yazdım. Özgün içerikler ile beslediğim Medya İstasyonu'nun maddi ve manevi anlamda faydasını gerçekten gördüm.
Yazarak nasıl para kazanıyorum?
Özgün içerik ihtiyacı olanlara ulaşmama gerek kalmadı. Onlar beni buldu. Nasıl mı? Tabi ki Medya İstasyonu aracılığı ile. Aralarında birçoğunuzun bildiği girişimler de vardı. Benim için iyi birer referans oldular. Peş peşe yazı işleri almaya başladım. İlk başlarda çok yüksek ücretler karşılığında yazı yazmadım. Piyasadaki standart tarife olan 100 kelimesi 1 TL, 200 kelime 2 TL gibi fiyatlardan da hiçbir şekilde yazı yazmadım. Çünkü kendi piyasamı ve ağımı oluşturmak istiyordum.
Yazı ihtiyacı olan ve ücret karşılığında başkalarına yazdıranlar bu piyasada gerçek anlamda kaliteli yazılar yazabilen çok fazla kişinin olmadığını gayet iyi bilir. Bu yüzden de fiyatlar çok komik. Yazı ihtiyacı olanlar arasında profesyonel olarak düşünen çok fazla olmadığından dolayı alan da veren de razı. Hal böyle olunca da 1-2 TL'lik yazılara çok rağbet oluyor.
Bana bu fiyatlardan yazmam için ulaşan kişilerin haddi hesabı yok. Hiçbir teklifi kabul etmedim. Çünkü bu işi yapanlardan bir farkım olmalıydı. Adam gibi bir adet yazı yazarak alacağım parayı onlarca yazı yazdıktan sonra neden alayım ki?
Ben kaliteye önem veren birisiyim. Kendi sitem için yazar gibi titiz bir şekilde hareket ediyorum. Aldığım yazı işlerini önemsiyorum ve profesyonelce çalışıyorum. Zamanında teslim ediyorum. İmla kurallarına, başlıklara, uzunluğuna dikkat ediyorum. Aceleye getirmiyorum.
Belli bir standart oluşturunca da yazı işleri zaman içinde artıyor. Yazı işlerinin yanı sıra yazı başına alınan ücretler de artıyor. Bu süreci bizzat yaşadım. Burada kendi pazarınızı oluşturmak önemli. Yeteneklerinizi iyi pazarlarsanız yükselme şansınız son derece yüksek. Taviz vermemelisiniz. Ucuzcu bir piyasada dik bir şekilde ayakta durabilmek, mücadele etmek büyük bir özveri istiyor.
Blogunuzu dijital bir CV olarak etkili bir şekilde kullanın. Genel blog gibi saçma sapan bir kavrama sığınıp çöp haline getirmeyin. Belli alanlara yönelik bıkmadan düzenli içerik üretin. İşlerin yoluna girdiğini göreceksiniz.
Ben Medya İstasyonu'nu bir vitrin olarak kullanıyorum. Bu yüzden hit, Page Rank, Alexa vb. kriterlere kafamı takarak asıl işim olan içerik üretmeyi ikinci plana itmiyorum. Yazmak istediğim zamanlarda içimden geldiği gibi yazıyorum. Yazmaktan keyif alırsanız çok daha iyi motive olursunuz. Yazdığınız her yazı sizi bir adım daha ileriye götürecek. Yazarak para kazanmak hayal değil. Zor da değil. Sadece sabredin, yazma becerilerinizi geliştirin ve gerçek anlamda çalışın.
Bir düşünün...
Sermayeniz; beyniniz, parmaklarınız, bilgisayarınız, internet bağlantınız... Bunlar son derece maliyetsiz şeyler. Bir dönem en çok izlenen videoların birinde biri demişti ya: "Beyin bedava" Evet, bedava. Önemli olan doğru zamanda doğru bir şekilde kullanmak...
Yazarak para kazanın, bir şeyler öğrenin network kurun.
Daha ne olsun?
Not: Bu konudaki tecrübelerimi sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.
Her gün binlerce yeni web sitesi açılıyor. Bunların çok az bir kısmı yoluna devam ederken geriye kalanları yok olup gidiyor. Fark oluşturmak ve istikrarlı bir şekilde çalışmak çok önemli bir konu. Bu iki kriteri sağlayan bir şekilde başarılı oluyor. Bu işlerde sabır gerçekten çok önemli.
Blog yazmaya başladığımdan bu yana gözlemlerim ve araştırmalarım sayesinde çok şey öğrendim. Kaliteli, özgün ve eskimeyecek türden içeriklerin her zaman değer gördüğünü bilmek, beni bu doğrultuda içerik üretmek için ciddi anlamda motive etti.
Bilgi kirliliğinin had safhaya ulaştığı günümüz dünyasında doğru ve yanlışı ayırt etmek son derece zor. Kopyala-yapıştır mantığı ile hareket ederek bir yere ulaşmayı hedeflemek iyi bir yol değil. Maalesef Türkiye'de gerçek anlamda içerik üreticisi çok fazla olmadığından dolayı kopya içerik çöplüğüne dönen sitelerin sayısı son derece fazla.
Daha fazla ziyaretçi çekebilmek adına şekilden şekile girmek, alakasız içerikleri sırf hit getiriyor diye ziyaretçi kitleye sunmak kısa vadede kazanç olarak görünse de uzun vadede hiçbir fayda sağlamayacak.
Atalarımız ne demiş: "Taşıma su ile değirmen dönmez" Kopya içerik bir yere kadar idare edecek. Ya sonrası? Ziyaretçiler azalacak, sitenin arama motorundaki konumu değişecek, güncelleme sıklığı azalacak. Sosyal medyada eskisi gibi ilgi görmeyecek ve yavaş yavaş çökecek. Sonu böyle olan bir sürü site var.
Yazmak, gerçekten yetenek işi. Profesyonel anlamda içerik üretmek, büyük emek istiyor. Bunu bıkmadan yapabilecek kaç kişi var? Medya İstasyonu'nu açtığımda tüm bu yazdıklarımın farkındaydım. Bu yüzden de oturup üşenmeden elimden geldiğince faydalı olabilecek yazıları yazdım. Özgün içerikler ile beslediğim Medya İstasyonu'nun maddi ve manevi anlamda faydasını gerçekten gördüm.
Yazarak nasıl para kazanıyorum?
Özgün içerik ihtiyacı olanlara ulaşmama gerek kalmadı. Onlar beni buldu. Nasıl mı? Tabi ki Medya İstasyonu aracılığı ile. Aralarında birçoğunuzun bildiği girişimler de vardı. Benim için iyi birer referans oldular. Peş peşe yazı işleri almaya başladım. İlk başlarda çok yüksek ücretler karşılığında yazı yazmadım. Piyasadaki standart tarife olan 100 kelimesi 1 TL, 200 kelime 2 TL gibi fiyatlardan da hiçbir şekilde yazı yazmadım. Çünkü kendi piyasamı ve ağımı oluşturmak istiyordum.
Yazı ihtiyacı olan ve ücret karşılığında başkalarına yazdıranlar bu piyasada gerçek anlamda kaliteli yazılar yazabilen çok fazla kişinin olmadığını gayet iyi bilir. Bu yüzden de fiyatlar çok komik. Yazı ihtiyacı olanlar arasında profesyonel olarak düşünen çok fazla olmadığından dolayı alan da veren de razı. Hal böyle olunca da 1-2 TL'lik yazılara çok rağbet oluyor.
Bana bu fiyatlardan yazmam için ulaşan kişilerin haddi hesabı yok. Hiçbir teklifi kabul etmedim. Çünkü bu işi yapanlardan bir farkım olmalıydı. Adam gibi bir adet yazı yazarak alacağım parayı onlarca yazı yazdıktan sonra neden alayım ki?
Ben kaliteye önem veren birisiyim. Kendi sitem için yazar gibi titiz bir şekilde hareket ediyorum. Aldığım yazı işlerini önemsiyorum ve profesyonelce çalışıyorum. Zamanında teslim ediyorum. İmla kurallarına, başlıklara, uzunluğuna dikkat ediyorum. Aceleye getirmiyorum.
Belli bir standart oluşturunca da yazı işleri zaman içinde artıyor. Yazı işlerinin yanı sıra yazı başına alınan ücretler de artıyor. Bu süreci bizzat yaşadım. Burada kendi pazarınızı oluşturmak önemli. Yeteneklerinizi iyi pazarlarsanız yükselme şansınız son derece yüksek. Taviz vermemelisiniz. Ucuzcu bir piyasada dik bir şekilde ayakta durabilmek, mücadele etmek büyük bir özveri istiyor.
Blogunuzu dijital bir CV olarak etkili bir şekilde kullanın. Genel blog gibi saçma sapan bir kavrama sığınıp çöp haline getirmeyin. Belli alanlara yönelik bıkmadan düzenli içerik üretin. İşlerin yoluna girdiğini göreceksiniz.
Ben Medya İstasyonu'nu bir vitrin olarak kullanıyorum. Bu yüzden hit, Page Rank, Alexa vb. kriterlere kafamı takarak asıl işim olan içerik üretmeyi ikinci plana itmiyorum. Yazmak istediğim zamanlarda içimden geldiği gibi yazıyorum. Yazmaktan keyif alırsanız çok daha iyi motive olursunuz. Yazdığınız her yazı sizi bir adım daha ileriye götürecek. Yazarak para kazanmak hayal değil. Zor da değil. Sadece sabredin, yazma becerilerinizi geliştirin ve gerçek anlamda çalışın.
Bir düşünün...
Sermayeniz; beyniniz, parmaklarınız, bilgisayarınız, internet bağlantınız... Bunlar son derece maliyetsiz şeyler. Bir dönem en çok izlenen videoların birinde biri demişti ya: "Beyin bedava" Evet, bedava. Önemli olan doğru zamanda doğru bir şekilde kullanmak...
Yazarak para kazanın, bir şeyler öğrenin network kurun.
Daha ne olsun?
Not: Bu konudaki tecrübelerimi sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.
3 Nisan 2014 Perşembe
Medya İstasyonu 1 yaşında
Geçen sene bugün blog dünyasına adım atan Medya İstasyonu birinci yaşını doldurdu.1 yıldır daha iyi ve kaliteli blogların oluşmasına fikri anlamda katkı sağlamak için nitelikli ve fayda sağlayıcı içerikler üretmeye ciddi anlamda özen gösterdim.
Yazılarımın hiçbirini özensiz yazmadım. İçimden yazmak gelmediği zamanlarda elimi klavyeye sürmedim. Bu yazıya kadar 227 yazı yazmışım. 228'inci yazımı da Medya İstasyonu'na ayırdım. Bugün onun doğum günü...
Medya İstasyonu'nu açmamdaki en büyük sebeplerden biri de blog yazarlığı hakkında yeterince aydınlatıcı, fayda sağlayıcı ve farklı bakış açıları ile yazılmış yazıların son derece az olmasıydı. Yıllardır üvey evlat muamelesi gören, ucuz reklamın, kolay para kazanmanın kapısı olarak görülen bloglara hak edilen değerin verilmesi gerektiğine olan inancım, Medya İstasyonu'nun doğmasındaki en büyük etkenlerden biriydi.
Medya İstasyonu ile 1 yılda neler yaptım?
-227 tane yazı yazdım.
-Twitter'da yazılarımın yanı sıra fayda sağlayıcı, mesaj verici iletiler de paylaştım. Twitter kapatılmadan önce 200 civarı takipçi vardı. En son ne oldu bilmiyorum. Yasaklandığından beri giriş yapmadım.
-Google+ 'da hatırı sayılır takipçi kitlesine ulaştım.
-Facebook'ta da 100'ün üzerinde takipçi kitlesine ulaştım.
-Linkedin'de de yazılarımı fırsat buldukça paylaştım.
-Her bir okuyucuyu önemsedim.
-Rakamlara takılı kalmadım.
-Nicelikten çok niteliğe önem verdim.
-Az ama öz okuyucu kitlesine ulaşmayı hedefledim. Başarılı olduğumu düşünüyorum.
-Yazılarımı okuyanların çoğu Google üzerinden organik bir şekilde Medya İstasyonu'na ulaştı.
-Blog ile ilgili temel anahtar kelimelerde üst sıralarda yer almaya başladım.
-Yazılarıma çok sayıda okuyucu yorumu geldi. Bunların birçoğunu cevaplamaya çalıştım.
-Okur ile etkileşimi üst seviyede tutmaya özen gösterdim.
-Mümkün olduğunca düzenli yazı yazmaya çalıştım. Zaman zaman içerik takviminden şaştığım zamanlar da oldu.
-Medya İstasyonu DMOZ'a da kayıt oldu.
-Google'ın son PR güncellemesi ile PR3 değerine ulaştı. PR değerlerini çok önemsemiyorum.
-Alexa verileri bir ara bayağı düşüşe geçse de son zamanlarda yükselmeye başladı. Alexa rakamlarına takılmıyorum.
-Medya İstasyonu'na Kırgızistan üzerinden ciddi bir ziyaretçi akışı var. Alexa verilerine Kırgızistan'da 500-600 arası gidip geliyor. Şaşırtıcı bir durum.
-Medya İstasyonu sayesinde birçok yazı işi teklifi aldım. Bunlardan bazılarını kabul ettim, bazıları da geri çevirdim.
-Advertorial içerik ihtiyacı olanlar ulaştı, zaman zaman tanıtım yazıları da yayınladım.
-Bloglar hakkında bilgi sahibi olmak isteyen birçok kişiden e-posta aldım.
-Medya İstasyonu'nun teması 1 yıl içinde 1 kere değişti. Şu anki tema ikinci teması.
-Bir dönem Adsense reklamı koydum, Bumerang tekliflerinin bazılarını yayınladım.
-Satış ortaklığı sistemini hiç denemedim.
-Blogger tema düzenleme ile ilgili temel işlemleri öğrenme fırsatım oldu.
-Wordpress kurulumu ile ilgili temel bilgileri öğrendim.
-Blog yazarak para kazanılabileceğinin mümkün olduğunu bizzat yaşayarak öğrendim.
-Medya İstasyonu sayesinde ağımı genişlettim.
Aslında daha fazla şey var ancak şimdilik aklıma gelenler bunlar. Bundan sonraki süreçte de yazmayı sürdüreceğim. Bu aralar biraz yoğunluğum var. Bu yüzden her zaman yazamıyorum. Yazmayı istediğim birçok konu başlığı ajandamda bekliyor.
"Medya İstasyonu'nu takip eden, yazılarıma değerli yorumlarını eksik etmeyen tüm okuyucularıma teşekkür ediyorum. Birlikte daha kaliteli, okunabilir ve fayda sağlayacak bloglar oluşturmaya tüm gücümüzde devam edeceğiz."
Medya İstasyonu ile birlikte nice uzun senelere diyeyim...
Peki, blog yazarak siz nelere kazandınız?
Blog yazmaya başladığınızdan bu yana neler değişti?
Yazılarımın hiçbirini özensiz yazmadım. İçimden yazmak gelmediği zamanlarda elimi klavyeye sürmedim. Bu yazıya kadar 227 yazı yazmışım. 228'inci yazımı da Medya İstasyonu'na ayırdım. Bugün onun doğum günü...
Medya İstasyonu'nu açmamdaki en büyük sebeplerden biri de blog yazarlığı hakkında yeterince aydınlatıcı, fayda sağlayıcı ve farklı bakış açıları ile yazılmış yazıların son derece az olmasıydı. Yıllardır üvey evlat muamelesi gören, ucuz reklamın, kolay para kazanmanın kapısı olarak görülen bloglara hak edilen değerin verilmesi gerektiğine olan inancım, Medya İstasyonu'nun doğmasındaki en büyük etkenlerden biriydi.
Medya İstasyonu ile 1 yılda neler yaptım?
-227 tane yazı yazdım.
-Twitter'da yazılarımın yanı sıra fayda sağlayıcı, mesaj verici iletiler de paylaştım. Twitter kapatılmadan önce 200 civarı takipçi vardı. En son ne oldu bilmiyorum. Yasaklandığından beri giriş yapmadım.
-Google+ 'da hatırı sayılır takipçi kitlesine ulaştım.
-Facebook'ta da 100'ün üzerinde takipçi kitlesine ulaştım.
-Linkedin'de de yazılarımı fırsat buldukça paylaştım.
-Her bir okuyucuyu önemsedim.
-Rakamlara takılı kalmadım.
-Nicelikten çok niteliğe önem verdim.
-Az ama öz okuyucu kitlesine ulaşmayı hedefledim. Başarılı olduğumu düşünüyorum.
-Yazılarımı okuyanların çoğu Google üzerinden organik bir şekilde Medya İstasyonu'na ulaştı.
-Blog ile ilgili temel anahtar kelimelerde üst sıralarda yer almaya başladım.
-Yazılarıma çok sayıda okuyucu yorumu geldi. Bunların birçoğunu cevaplamaya çalıştım.
-Okur ile etkileşimi üst seviyede tutmaya özen gösterdim.
-Mümkün olduğunca düzenli yazı yazmaya çalıştım. Zaman zaman içerik takviminden şaştığım zamanlar da oldu.
-Medya İstasyonu DMOZ'a da kayıt oldu.
-Google'ın son PR güncellemesi ile PR3 değerine ulaştı. PR değerlerini çok önemsemiyorum.
-Alexa verileri bir ara bayağı düşüşe geçse de son zamanlarda yükselmeye başladı. Alexa rakamlarına takılmıyorum.
-Medya İstasyonu'na Kırgızistan üzerinden ciddi bir ziyaretçi akışı var. Alexa verilerine Kırgızistan'da 500-600 arası gidip geliyor. Şaşırtıcı bir durum.
-Medya İstasyonu sayesinde birçok yazı işi teklifi aldım. Bunlardan bazılarını kabul ettim, bazıları da geri çevirdim.
-Advertorial içerik ihtiyacı olanlar ulaştı, zaman zaman tanıtım yazıları da yayınladım.
-Bloglar hakkında bilgi sahibi olmak isteyen birçok kişiden e-posta aldım.
-Medya İstasyonu'nun teması 1 yıl içinde 1 kere değişti. Şu anki tema ikinci teması.
-Bir dönem Adsense reklamı koydum, Bumerang tekliflerinin bazılarını yayınladım.
-Satış ortaklığı sistemini hiç denemedim.
-Blogger tema düzenleme ile ilgili temel işlemleri öğrenme fırsatım oldu.
-Wordpress kurulumu ile ilgili temel bilgileri öğrendim.
-Blog yazarak para kazanılabileceğinin mümkün olduğunu bizzat yaşayarak öğrendim.
-Medya İstasyonu sayesinde ağımı genişlettim.
Aslında daha fazla şey var ancak şimdilik aklıma gelenler bunlar. Bundan sonraki süreçte de yazmayı sürdüreceğim. Bu aralar biraz yoğunluğum var. Bu yüzden her zaman yazamıyorum. Yazmayı istediğim birçok konu başlığı ajandamda bekliyor.
"Medya İstasyonu'nu takip eden, yazılarıma değerli yorumlarını eksik etmeyen tüm okuyucularıma teşekkür ediyorum. Birlikte daha kaliteli, okunabilir ve fayda sağlayacak bloglar oluşturmaya tüm gücümüzde devam edeceğiz."
Medya İstasyonu ile birlikte nice uzun senelere diyeyim...
Peki, blog yazarak siz nelere kazandınız?
Blog yazmaya başladığınızdan bu yana neler değişti?
21 Mart 2014 Cuma
Blog yazarları için düzenli kazanç önerileri
Blog yazmak para kazandırır mı?
Daha önce blog deneyimi olmayan, blog yazarak para kazanabileceği ile ilgili internetten okuduklarından sonra blog açmayı düşünenlerin cevabını en çok aradığı soru bu.
Bu sorunun cevabını merak eden birçok kişiden mail aldım. Blog yazarak para kazanıldığına dair sağda solda asılsız, abartılı yazıları okuyanlar blog yazarlığı sayesinde iyi paralar kazanabileceklerini düşündü. Daha önceki yazımlarımda da yazdım. Şimdi yine altını çiziyorum. Blog yazarlığı sayesinde para kazanabileceğinizi söyleyen sitelerin çoğu boş. Buradaki içerikler hep tekrardır.
Sırf birkaç anahtar kelimeden trafik sağlayayım, Adsense gelirim artsın mantığı ile açılan sözde kazanç siteleri ile blog yazarak para kazanmak hakkında atıp tutuluyor.
Medya İstasyonu'nu ilk açtığım zamanlar, blog konuları için yazı başlıklarımı netleştirirken bu tür siteleri de çok inceledim. Elle tutulur, okuyuculara fayda sağlayıcı hiçbir bilgi ve yöntem yoktu.
İşte bir örnek;
"Yazmayı seven bir kişi iseniz, hem bu hobinizi tatmin etmek hem de bunu bir kazanç kapısına dönüştürmek sizin elinizde. Kendinize ait bir blog oluşturup, her alanda makaleler yazıp bloğunuz da paylaşırsanız zamanla Google’de ilk sayfalarda yer alıp çok sayıda ziyaretçiye sahip olabilirsiniz. Bundan sonrası çorap söküğü gibi gelir zaten. Eğer “Afilliate” alanında bilgi sahibi iseniz bu ziyaretçi potansiyeli yüksek bloğunuzu bu amaçla kullanabilirsiniz. Bunun yanında “Google Adsense” reklamları alabilir, hatta bazı ürün sahipleri para karşılığında ürünlerini tanıtacak makale yazmanızı teklif edecek ve bu sayede kendinize sabitleşen 5000 TL’ye varan yüksek oranlarda bir gelir elde edebileceksiniz. Yani sadece yazı yazarak para kazanmış olacaksınız. "
Blog yazarak para kazanmak ile ilgili birtakım yazıların yer aldığı bir sitede yazılanlardan kısa bir bölüm. Yazıyı yazan kişi daha blog kelimesinin nasıl yazıldığını bilmiyor. Ayda 5000 TL kazançtan bahsediliyor. Acaba kendileri bu parayı hiç kazandı mı? Başkalarına atıp tutmak kolay.
Şunu bilmekta fayda var. Blog yazarak para kazanmak ile ilgili yazılanlarda en çok öne çıkan Afilliate Marketing (Satış Ortaklığı) yöntemidir. Bu yöntemi uygulayan sitelerin ağına dahil olursunuz.
Satış ortaklığı ise internette reklamı yapılan bir ürünün satışına ortak olmak olarak tanımlanabilir. Yani, satılacak olan ürünün tanıtmına/satılmasına yardımcı olur ve bundan komisyon alırsınız. Burada reklam animasyonlarını direkt olarak yayınlayarak ve hatta dizayn ederek de reklamcılık alanında kazanç elde edebilirsiniz ama satış ortaklığının temelinde satılacak olan ürünün satılmasına yardımcı olmak esastır.
Burada kazanç sağlamak kişisel becerilerinize, içerik üretiminize, hedef kitle olan iletişimize ve prensipli çalışmanıza bağlı. Türkiye'de satış ortaklığı sistemi ile ciddi anlamda gelir elde eden çok fazla kişinin olacağını düşünmüyorum. Bu sistem diğer kazanç yöntemlerine göre biraz daha farklı. Birkaç Adsense reklamı koyarak tık almayı beklemeye benzemiyor. Blog yazarlarının çoğu kolaya kaçtığı için kendilerini yormayacak aynı zamanda yüksek kazanç getirecek modellerin peşinden gidiyor.
Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi blog yazarlığı size direkt para kazandırmaz. Blog yazmak, size para kazandıracak, farklı kazanç alanlarını görmenizi sağlayacak bir araç olarak önünüzü açar.
İçerik üretebilecel yetenekleriniz yoksa, ürettiğiniz içerik ile değer oluşturamıyorsanız işiniz zor. İçerik üretimi düzenli ve fayda sağlayıcı bir şekilde yapıldığı zaman anlam kazanan bir şey. Özgün ve nitelikli içeriğe olan ihtiyacın her geçen gün arttığı günümüzde bu doğrultuda çalışanlar kazanacak.
"Yazarak ayda 5000 TL" kazanın gibi cümlelere kapılarak bu işe girerseniz daha yolun başında kaybedersiniz.
Blog yazarları için kazanç önerilerim
Blog yazılarınıza kalite ve değer katın.
Sade ve okuyucuların direkt yazılarınıza odaklanacağı temaları seçin.
Blogunuzun SEO optimizasyonunu yapın. Blogunuzun Google'daki durumunu zaman zaman gözlemleyin.
Blogunuzun içeriği zayıf ise Adsense reklamları yerleştirmeyin.
Adsense'den aylık 200 TL'ye ulaşmadan ödeme alınmıyor. Bu yüzden bir blogun Adsense'den para kazanması bazen birkaç ayı bulabiliyor.
Bu noktada blogunuza konularınız ile alakalı tanıtım yazıları almanızı öneriyorum. Adsense'den bir ayda kazanacağınız parayı tanıtım yazısı alarak bir anda kazanabilirsiniz.
Tanıtım yazısı yayınlama fiyatı olarak 20 TL belirlediğinizi varsayalım. Ayda 10 adet yazı alsanız 200 TL kazanmış olursunuz.
Adsense reklamından para kazanmak için kuvvetli bir içerik, niş alanda faaliyet gösteren ve tıklama başına yüksek ücretlere sahip bir blogun olması önemli. Blogunuzun bu kriterlere uygun olup olmadığını kontrol edin.
Düşük fiyatlar ile banner reklamlar alın. Örneğin aylık 20-30 TL'ye yayınladığınız banner reklamlar ile de sabit gelire ulaşmanız mümkün olabilir. 5 adet banner reklam alsanız 100-150 TL kazanç elde edersiniz.
Blogunuzun verileri fena değilse link satışı da yapabilirsiniz. 3-6 aylık periyotlardan sattığınız linklerden de gelir elde etmeniz mümkün.
Bu kazançlar ilk başlarda uygulayacağınız fiyat tarifesine göre. Blogunuzun trafiği arttıkça, diğer değerleri iyi bir seviyeye geldikçe kazancınız da artacaktır.
Daha önce blog deneyimi olmayan, blog yazarak para kazanabileceği ile ilgili internetten okuduklarından sonra blog açmayı düşünenlerin cevabını en çok aradığı soru bu.
Bu sorunun cevabını merak eden birçok kişiden mail aldım. Blog yazarak para kazanıldığına dair sağda solda asılsız, abartılı yazıları okuyanlar blog yazarlığı sayesinde iyi paralar kazanabileceklerini düşündü. Daha önceki yazımlarımda da yazdım. Şimdi yine altını çiziyorum. Blog yazarlığı sayesinde para kazanabileceğinizi söyleyen sitelerin çoğu boş. Buradaki içerikler hep tekrardır.
Sırf birkaç anahtar kelimeden trafik sağlayayım, Adsense gelirim artsın mantığı ile açılan sözde kazanç siteleri ile blog yazarak para kazanmak hakkında atıp tutuluyor.
Medya İstasyonu'nu ilk açtığım zamanlar, blog konuları için yazı başlıklarımı netleştirirken bu tür siteleri de çok inceledim. Elle tutulur, okuyuculara fayda sağlayıcı hiçbir bilgi ve yöntem yoktu.
İşte bir örnek;
"Yazmayı seven bir kişi iseniz, hem bu hobinizi tatmin etmek hem de bunu bir kazanç kapısına dönüştürmek sizin elinizde. Kendinize ait bir blog oluşturup, her alanda makaleler yazıp bloğunuz da paylaşırsanız zamanla Google’de ilk sayfalarda yer alıp çok sayıda ziyaretçiye sahip olabilirsiniz. Bundan sonrası çorap söküğü gibi gelir zaten. Eğer “Afilliate” alanında bilgi sahibi iseniz bu ziyaretçi potansiyeli yüksek bloğunuzu bu amaçla kullanabilirsiniz. Bunun yanında “Google Adsense” reklamları alabilir, hatta bazı ürün sahipleri para karşılığında ürünlerini tanıtacak makale yazmanızı teklif edecek ve bu sayede kendinize sabitleşen 5000 TL’ye varan yüksek oranlarda bir gelir elde edebileceksiniz. Yani sadece yazı yazarak para kazanmış olacaksınız. "
Blog yazarak para kazanmak ile ilgili birtakım yazıların yer aldığı bir sitede yazılanlardan kısa bir bölüm. Yazıyı yazan kişi daha blog kelimesinin nasıl yazıldığını bilmiyor. Ayda 5000 TL kazançtan bahsediliyor. Acaba kendileri bu parayı hiç kazandı mı? Başkalarına atıp tutmak kolay.
Şunu bilmekta fayda var. Blog yazarak para kazanmak ile ilgili yazılanlarda en çok öne çıkan Afilliate Marketing (Satış Ortaklığı) yöntemidir. Bu yöntemi uygulayan sitelerin ağına dahil olursunuz.
Satış ortaklığı ise internette reklamı yapılan bir ürünün satışına ortak olmak olarak tanımlanabilir. Yani, satılacak olan ürünün tanıtmına/satılmasına yardımcı olur ve bundan komisyon alırsınız. Burada reklam animasyonlarını direkt olarak yayınlayarak ve hatta dizayn ederek de reklamcılık alanında kazanç elde edebilirsiniz ama satış ortaklığının temelinde satılacak olan ürünün satılmasına yardımcı olmak esastır.
Burada kazanç sağlamak kişisel becerilerinize, içerik üretiminize, hedef kitle olan iletişimize ve prensipli çalışmanıza bağlı. Türkiye'de satış ortaklığı sistemi ile ciddi anlamda gelir elde eden çok fazla kişinin olacağını düşünmüyorum. Bu sistem diğer kazanç yöntemlerine göre biraz daha farklı. Birkaç Adsense reklamı koyarak tık almayı beklemeye benzemiyor. Blog yazarlarının çoğu kolaya kaçtığı için kendilerini yormayacak aynı zamanda yüksek kazanç getirecek modellerin peşinden gidiyor.
Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi blog yazarlığı size direkt para kazandırmaz. Blog yazmak, size para kazandıracak, farklı kazanç alanlarını görmenizi sağlayacak bir araç olarak önünüzü açar.
İçerik üretebilecel yetenekleriniz yoksa, ürettiğiniz içerik ile değer oluşturamıyorsanız işiniz zor. İçerik üretimi düzenli ve fayda sağlayıcı bir şekilde yapıldığı zaman anlam kazanan bir şey. Özgün ve nitelikli içeriğe olan ihtiyacın her geçen gün arttığı günümüzde bu doğrultuda çalışanlar kazanacak.
"Yazarak ayda 5000 TL" kazanın gibi cümlelere kapılarak bu işe girerseniz daha yolun başında kaybedersiniz.
Blog yazarları için kazanç önerilerim
Blog yazılarınıza kalite ve değer katın.
Sade ve okuyucuların direkt yazılarınıza odaklanacağı temaları seçin.
Blogunuzun SEO optimizasyonunu yapın. Blogunuzun Google'daki durumunu zaman zaman gözlemleyin.
Blogunuzun içeriği zayıf ise Adsense reklamları yerleştirmeyin.
Adsense'den aylık 200 TL'ye ulaşmadan ödeme alınmıyor. Bu yüzden bir blogun Adsense'den para kazanması bazen birkaç ayı bulabiliyor.
Bu noktada blogunuza konularınız ile alakalı tanıtım yazıları almanızı öneriyorum. Adsense'den bir ayda kazanacağınız parayı tanıtım yazısı alarak bir anda kazanabilirsiniz.
Tanıtım yazısı yayınlama fiyatı olarak 20 TL belirlediğinizi varsayalım. Ayda 10 adet yazı alsanız 200 TL kazanmış olursunuz.
Adsense reklamından para kazanmak için kuvvetli bir içerik, niş alanda faaliyet gösteren ve tıklama başına yüksek ücretlere sahip bir blogun olması önemli. Blogunuzun bu kriterlere uygun olup olmadığını kontrol edin.
Düşük fiyatlar ile banner reklamlar alın. Örneğin aylık 20-30 TL'ye yayınladığınız banner reklamlar ile de sabit gelire ulaşmanız mümkün olabilir. 5 adet banner reklam alsanız 100-150 TL kazanç elde edersiniz.
Blogunuzun verileri fena değilse link satışı da yapabilirsiniz. 3-6 aylık periyotlardan sattığınız linklerden de gelir elde etmeniz mümkün.
Bu kazançlar ilk başlarda uygulayacağınız fiyat tarifesine göre. Blogunuzun trafiği arttıkça, diğer değerleri iyi bir seviyeye geldikçe kazancınız da artacaktır.
14 Mart 2014 Cuma
Bloglar neden para kazanamıyor?
Blog sahibi olan, blog yazan birçok kişinin aklında para kazanma fikri illa ki vardır. Blog yazarak para kazanmak, her ne kadar kolay bir yolmuş gibi görünse de işin içine girince dengeler değişiyor.
İnternette araştırma yaptıysanız birçok sitede "blog yazarak ayda birkaç bin lira kazananın, günde 2-3 saatinizi ayırarak kazanın" gibi konu başlıklarını görmüşsünüzdür. Peki, bu iş gerçekten böyle basit mi? Bir blog açarak para kazanma serüveni başlıyor mu? Elbette hayır. Öyle kolay olsaydı blog açan herkesin durumu iyi olurdu.
Peki, bloglardan neden para kazanılamıyor?
Kopya içeriklere sahip
Bloglar, özgün ve fayda sağlayıcı içerikler ile anlam kazanan mecralar. Blog okuyucuları, okudukları yazının kendilerine fayda sağlamasını, sorunu çözmesini ya da çözüm yolları sunmasını arzular. Siz blogunuzu kopya içeriklerle doldurursanız bu okuyucuların gözünde hiçbir anlam ifade etmeyecektir. Bloglar, portal siteler değildir.
Belli konular üzerine yoğunlaşmadıktan sonra para kazanmak hayaldir. Blog açmak, belli kelimeler üzerinden hit alarak para kazanmak hayali ile yanıp tutuşan birçok acemi insan var. Bu işler hiç kolay değil. Sağda solda yazılanlara itibar etmeyin. "Kelin ilacı olsa kendi başına sürer" atasözünü anımsayın. Şunu yaptım bu kadar kazandım, şu kelimeden hit aldım, bu alanda bir niş kelime buldum kazancımı katladım" gibi cümleler sizi heyecanlandırabilir ancak iş pratiğe geldiğinde apışıp kalırsınız.
Neden? Çünkü blog yazmak ile ilgili bir altyapınız yok. Yazmayı gerçek anlamda sevmiyorsunuz. İçerikleri cüzi fiyatlar ile başkalarından temin ederek yolunuza devam etmeyi düşünüyorsunuz. Bu düşünce ile sağlıklı ve uzun vadeli bir şeyler gerçekleştirmeniz zordur.
Cüzi ücretler ile satın aldığınız yazılar size hiçbir şey kazandırmaz. Güçlü içeriğiniz yoksa, fayda sağlayıcı bir şeyler sunamıyorsanız internet dünyasında tutunmanız çok zordur. Kopya içerikler ile yol alınmaz. İyi bir içerik üreticisi olarak kendinize bir yer edinmelisiniz.
Genel konular içeriyor
Genel blog kavramını çoğunuz duymuştur. Hit getirebilecek, Adsense reklamlarını tıklayabilecek bir kitleye hitap edecek konuların gelişigüzel bloglara doldurulması ile yürütülmeye çalışılan bir anlayış olarak tanımlasam da genel blog diye bir tabiri kullanmak istemiyorum. Bloglar, belli konular üzerine yazılan yazıların yer aldığı daha spesifik mecralardır. Tatil, gezi, müzik, hobi, teknoloji, çiçek bakımı, kişisel gelişim vb... Konu sınırlaması yapılarak hazırlanan bloglar daha kaliteli içerikler ile ciddi bir okuyucu kitlesine sahip olabilir. Okuyucunun gözünde kaliteli ve uzman gibi görünebilmek, blogun daha iyi noktaya gelmesi için önemlidir.
Tanıtım yazısı için açılmış
Blog açan çoğu kişi tanıtım yazısı yayınlayarak para kazanmak istediği için blogunun içeriği ile alakalı alakasız her konuda tanıtım yazısı alıyor. Bu da blogun çok kısa sürece 3-5 lira para kazanmak için çöpe dönmesine neden oluyor. Teknoloji konulu bir blogda bitkisel ürün satışı yapan bir sitenin reklamı ya da tanıtım yazısının yer alması okuyucuya yapılabilecek en büyük kötülüktür. Böyle siteler, reklam vermek isteyen firmaların ve kişilerin gözünde son derece önemsizdir. Büyük firmalar, reklamlarının daima nitelikli içeriğe sahip bloglarda yer almasını ister. Kaliteli içerik ile okuyucu kazanan bloglar, reklam veren kişilerin ve firmaların gözünde daha değerlidir.
Karmaşık temaya sahip, link çöplüğü olmuş
Bir blogun sade ve okuyucu tarafından kolaylıkla dolaşılabilecek bir temaya sahip olması son derece önemlidir. Renk ve yerleşim bakımından karmaşık olan bloglar, okuyucuları soğutur. Bloglarda kullanılan koyu arka plan renkleri, okunmaktan uzak yazı fontları ve rast gele yerleştirilen reklamlar okuyucuları çileden çıkaran öğelerdir.
Kaç okuyucu siyah bir arka plan eşliğinde bir yazıyı keyifle okuyabilir? Yazı okurken aniden açılan reklamlar ya da okuyucuları tıklamaya teşvik edici renkli linkler kaç kişi tarafından hoş karşılanır? Yazıların içinde bold ve linkli kelimeleri okuyucunun gözüne sokmayın. 200-300 kelimelik yazıda 10 tane bold kelime 5-6 tane link olmaz. Tıklamak isteyen zaten bir şekilde tıklar. Abartmaya gerek yok. Kendinizi okuyucu yerine koyun.
İçerik yayınlama takvimi yok
Büyük hevesle açılan ve ilk başlarda her gün düzenli olarak bloglara belli zaman sonra daha seyrek periyotlarda blog yazısı eklemek hem okuyucu kaybına neden olur hem de o blogun reklam mecrası olarak değerlendirilme şansını engeller.
Bloglarda güncel ve eskimeyecek türden içerikler üretmek ve bunları belli periyotlarda okuyuculara sunmak oldukça önemlidir. Bloglar en az haftada 1 ya da 2 içerik ile beslenmelidir. Reklam vermek isteyenler güncel olmayan, yazarının kafası estikçe içerik girdiği bir bloga reklam verir mi? Kendinizden pay biçin.
Okuyucu ile iletişim zayıf
Bloglarda pek önemsemeyen konulardan biri de okur ile sağlıklı bir iletişim ve etkileşimin kurulmaması. Blog yazılarına gelen yorumların dikkate alınması ve gerektiği zaman cevaplanması okur memnuniyeti ve sadık okur edinmek açısından önem taşıyor.
Okuyucuyu önemseyen bloglar, reklam veren firmaların gözünde de bir adım önde. Reklam çalışmalarında blogları önemseyen firmalar, okur etkileşimine önem veren blogları tercih ediyor. Unutmayın, memnun edilen, mutlu bir okur birçok okuru da beraberinde getirebilir. Sadece blog içinde değil blog dışındaki alanlarda da (sosyal medya) okuru önemsemelisiniz.
Reklam veren firmalara ulaşma sorunu
Reklam veren firmalara ulaşma, onlara proje sunma konusunda birçok blog yazarı sorun yaşıyor. Reklam veren firmalar genelde reklam verecekleri mecralara direkt olarak çok fazla ulaşmaz. Ya reklam ajansları ile çalışırlar ya da medya planlama şirketleri ile.
Bloguna güvenenler bu şirketler ve ajanslar ile iletişim kurmayı deneyebilir. Burada kişisel ikna kabileyetiniz ve kararlılığınız da önemli bir rol oynayacak. Elinizin altında blogunuz ile ilgili bir sunum dosyası mutlaka olmalı.
"Reklam ve Sponsorluk" sayfasının olmaması
Blogunuza alacağınız reklamların, tanıtım yazılarının ücretlendirilmesinin yer aldığı bir sayfaya sahip olmamanız reklam vereceklerin aklında bir soru işareti oluşturabilir. Blogunuzda "Reklam ve Sponsorluk" adında bir sayfa oluşturur ve reklam fiyatlarınızı bu sayfa altında sunarsanız potansiyel müşterilerinizin net kararlar almasını sağlarsınız. Fiyat tarifenizi ilk başlarda düşük tutmanız ileride gelebilecek reklamlar açısından önemlidir.
Reklam verenler bir blogda hangi kriterleri önemser?
*Ziyaretçi sayısı/sayfa görüntülenmesi
*Alexa değeri
*Pagerank değeri
*Okur etkileşimi
*Güncellik
*İçerik kalitesi
*Uygun fiyatlı reklam alanları
*Fayda sağlama
* İşlevsel ve sade bir tema
İnternette araştırma yaptıysanız birçok sitede "blog yazarak ayda birkaç bin lira kazananın, günde 2-3 saatinizi ayırarak kazanın" gibi konu başlıklarını görmüşsünüzdür. Peki, bu iş gerçekten böyle basit mi? Bir blog açarak para kazanma serüveni başlıyor mu? Elbette hayır. Öyle kolay olsaydı blog açan herkesin durumu iyi olurdu.
Peki, bloglardan neden para kazanılamıyor?
Kopya içeriklere sahip
Bloglar, özgün ve fayda sağlayıcı içerikler ile anlam kazanan mecralar. Blog okuyucuları, okudukları yazının kendilerine fayda sağlamasını, sorunu çözmesini ya da çözüm yolları sunmasını arzular. Siz blogunuzu kopya içeriklerle doldurursanız bu okuyucuların gözünde hiçbir anlam ifade etmeyecektir. Bloglar, portal siteler değildir.
Belli konular üzerine yoğunlaşmadıktan sonra para kazanmak hayaldir. Blog açmak, belli kelimeler üzerinden hit alarak para kazanmak hayali ile yanıp tutuşan birçok acemi insan var. Bu işler hiç kolay değil. Sağda solda yazılanlara itibar etmeyin. "Kelin ilacı olsa kendi başına sürer" atasözünü anımsayın. Şunu yaptım bu kadar kazandım, şu kelimeden hit aldım, bu alanda bir niş kelime buldum kazancımı katladım" gibi cümleler sizi heyecanlandırabilir ancak iş pratiğe geldiğinde apışıp kalırsınız.
Neden? Çünkü blog yazmak ile ilgili bir altyapınız yok. Yazmayı gerçek anlamda sevmiyorsunuz. İçerikleri cüzi fiyatlar ile başkalarından temin ederek yolunuza devam etmeyi düşünüyorsunuz. Bu düşünce ile sağlıklı ve uzun vadeli bir şeyler gerçekleştirmeniz zordur.
Cüzi ücretler ile satın aldığınız yazılar size hiçbir şey kazandırmaz. Güçlü içeriğiniz yoksa, fayda sağlayıcı bir şeyler sunamıyorsanız internet dünyasında tutunmanız çok zordur. Kopya içerikler ile yol alınmaz. İyi bir içerik üreticisi olarak kendinize bir yer edinmelisiniz.
Genel konular içeriyor
Genel blog kavramını çoğunuz duymuştur. Hit getirebilecek, Adsense reklamlarını tıklayabilecek bir kitleye hitap edecek konuların gelişigüzel bloglara doldurulması ile yürütülmeye çalışılan bir anlayış olarak tanımlasam da genel blog diye bir tabiri kullanmak istemiyorum. Bloglar, belli konular üzerine yazılan yazıların yer aldığı daha spesifik mecralardır. Tatil, gezi, müzik, hobi, teknoloji, çiçek bakımı, kişisel gelişim vb... Konu sınırlaması yapılarak hazırlanan bloglar daha kaliteli içerikler ile ciddi bir okuyucu kitlesine sahip olabilir. Okuyucunun gözünde kaliteli ve uzman gibi görünebilmek, blogun daha iyi noktaya gelmesi için önemlidir.
Tanıtım yazısı için açılmış
Blog açan çoğu kişi tanıtım yazısı yayınlayarak para kazanmak istediği için blogunun içeriği ile alakalı alakasız her konuda tanıtım yazısı alıyor. Bu da blogun çok kısa sürece 3-5 lira para kazanmak için çöpe dönmesine neden oluyor. Teknoloji konulu bir blogda bitkisel ürün satışı yapan bir sitenin reklamı ya da tanıtım yazısının yer alması okuyucuya yapılabilecek en büyük kötülüktür. Böyle siteler, reklam vermek isteyen firmaların ve kişilerin gözünde son derece önemsizdir. Büyük firmalar, reklamlarının daima nitelikli içeriğe sahip bloglarda yer almasını ister. Kaliteli içerik ile okuyucu kazanan bloglar, reklam veren kişilerin ve firmaların gözünde daha değerlidir.
Karmaşık temaya sahip, link çöplüğü olmuş
Bir blogun sade ve okuyucu tarafından kolaylıkla dolaşılabilecek bir temaya sahip olması son derece önemlidir. Renk ve yerleşim bakımından karmaşık olan bloglar, okuyucuları soğutur. Bloglarda kullanılan koyu arka plan renkleri, okunmaktan uzak yazı fontları ve rast gele yerleştirilen reklamlar okuyucuları çileden çıkaran öğelerdir.
Kaç okuyucu siyah bir arka plan eşliğinde bir yazıyı keyifle okuyabilir? Yazı okurken aniden açılan reklamlar ya da okuyucuları tıklamaya teşvik edici renkli linkler kaç kişi tarafından hoş karşılanır? Yazıların içinde bold ve linkli kelimeleri okuyucunun gözüne sokmayın. 200-300 kelimelik yazıda 10 tane bold kelime 5-6 tane link olmaz. Tıklamak isteyen zaten bir şekilde tıklar. Abartmaya gerek yok. Kendinizi okuyucu yerine koyun.
İçerik yayınlama takvimi yok
Büyük hevesle açılan ve ilk başlarda her gün düzenli olarak bloglara belli zaman sonra daha seyrek periyotlarda blog yazısı eklemek hem okuyucu kaybına neden olur hem de o blogun reklam mecrası olarak değerlendirilme şansını engeller.
Bloglarda güncel ve eskimeyecek türden içerikler üretmek ve bunları belli periyotlarda okuyuculara sunmak oldukça önemlidir. Bloglar en az haftada 1 ya da 2 içerik ile beslenmelidir. Reklam vermek isteyenler güncel olmayan, yazarının kafası estikçe içerik girdiği bir bloga reklam verir mi? Kendinizden pay biçin.
Okuyucu ile iletişim zayıf
Bloglarda pek önemsemeyen konulardan biri de okur ile sağlıklı bir iletişim ve etkileşimin kurulmaması. Blog yazılarına gelen yorumların dikkate alınması ve gerektiği zaman cevaplanması okur memnuniyeti ve sadık okur edinmek açısından önem taşıyor.
Okuyucuyu önemseyen bloglar, reklam veren firmaların gözünde de bir adım önde. Reklam çalışmalarında blogları önemseyen firmalar, okur etkileşimine önem veren blogları tercih ediyor. Unutmayın, memnun edilen, mutlu bir okur birçok okuru da beraberinde getirebilir. Sadece blog içinde değil blog dışındaki alanlarda da (sosyal medya) okuru önemsemelisiniz.
Reklam veren firmalara ulaşma sorunu
Reklam veren firmalara ulaşma, onlara proje sunma konusunda birçok blog yazarı sorun yaşıyor. Reklam veren firmalar genelde reklam verecekleri mecralara direkt olarak çok fazla ulaşmaz. Ya reklam ajansları ile çalışırlar ya da medya planlama şirketleri ile.
Bloguna güvenenler bu şirketler ve ajanslar ile iletişim kurmayı deneyebilir. Burada kişisel ikna kabileyetiniz ve kararlılığınız da önemli bir rol oynayacak. Elinizin altında blogunuz ile ilgili bir sunum dosyası mutlaka olmalı.
"Reklam ve Sponsorluk" sayfasının olmaması
Blogunuza alacağınız reklamların, tanıtım yazılarının ücretlendirilmesinin yer aldığı bir sayfaya sahip olmamanız reklam vereceklerin aklında bir soru işareti oluşturabilir. Blogunuzda "Reklam ve Sponsorluk" adında bir sayfa oluşturur ve reklam fiyatlarınızı bu sayfa altında sunarsanız potansiyel müşterilerinizin net kararlar almasını sağlarsınız. Fiyat tarifenizi ilk başlarda düşük tutmanız ileride gelebilecek reklamlar açısından önemlidir.
Reklam verenler bir blogda hangi kriterleri önemser?
*Ziyaretçi sayısı/sayfa görüntülenmesi
*Alexa değeri
*Pagerank değeri
*Okur etkileşimi
*Güncellik
*İçerik kalitesi
*Uygun fiyatlı reklam alanları
*Fayda sağlama
* İşlevsel ve sade bir tema
22 Şubat 2014 Cumartesi
Blog yazılarınızda niteliğe odaklanın
Blog yazısı yazma sürecinde en çok yaşanan sıkıntılarının başında odaklanma sorunu geliyor. Birçok blog yazarı, yazma sürecine yeterince odaklanamadığı için yazısının sonunu getirmekte zorluk çekiyor.
Blog yazısı yazmak için bilgisayar başına oturduğunda "Acaba ne yazsam, hangi konuda yazsam tutar, okuyucu beğenir mi, sıkılmadan yazabilir miyim?" gibi sorular ile kafasını karıştıran blog yazarları, kaliteli ve fayda sağlayıcı blog yazısı üretimi noktasında işin içinden çıkamıyor.
Bu yazımda blog yazısı yazma sürecinde kafası karışanlar için birkaç öneride bulunmak istiyorum.
Odaklanın
Blog yazısı yazarken kafanızı boşaltın ve sadece yazma işine odaklanın. Zihninizi meşgul eden diğer düşüncelerden bir süreliğine uzak durun. Blog yazısı yazarken başka hiçbir işle uğraşmayın. Bu noktada sakin bir ortamda bulunmanız daha iyi bir yazma deneyimi ve kafanızın dağılmaması açısından faydalı olacak. Gürültülü bir ortamda yazı yazmanız zor olur. Blog yazılarınız için her zaman sessiz ve rahat ortamları tercih edin. Kaliteli blog yazıları için yazdığınız konulara tam anlamıyla odaklanmanız, sadık bir takipçi kitlesi edinmeniz açısından son derece önemlidir.
İçeriklerinizi ziyaretçilerinizin anlayacağı şekilde yazın
Blog yazılarının anlaşılır bir dil ile yazılması son derece önemlidir. Blogunuzu takip eden her okuyucunun algı düzeyi farklıdır. Yazılarınızda teknik terimlerden ve anlam karmaşasına yol açacak kelimelerden kesinlikle uzak durmalısınız. Blog yazılarınızı sade ve okuyucuyu sıkmayacak bir şekilde yazmaya özen gösterin. Yazılarınızdan bir şey anlamayan okuyucular, blogunuzu bir daha ziyaret etmeyecektir. İfade tarzınız ile okuyucuyu bağlayın.
Yazı başlığınız üzerine kafa yorun
Blog yazısı yazmak kadar önemli olan bir diğer husus ise blog yazısının başlığıdır. Blog yazınızın başlığının okuyucuyu çekecek nitelikler taşımasına dikkat edin. Bazen yazma sürecinden önce aklınıza gelen bir başlık, yazma sürecinizin seyrini değiştirebilir. Başlık, blog yazınızın vitrinidir. Vitrininizi ne kadar iyi düzenlerseniz müşterilerin dikkatini o kadar çok çekersiniz.
Anahtar kelimelerinizi netleştirin
Blog yazınızın okuyucular tarafından kolay bir şekilde bulunması ve okunması için anahtar kelimeleri belirlemeniz son derece önemlidir. Blog yazılarını her ne kadar okuyucu odaklı yazsanız da okuyucuları size yönlendiren güç, arama motorudur. Dolayısıyla arama motorunun sizin yazınızı listelemesini ve sıralamalarda üstlere çıkarmasını sağlayacak anahtar kelimelere yazınız içinde yer vermelisiniz. Okuyucular genelde anahtar kelime ya da kelime gruplarının aratarak blogunuza yönelir. Anahtar kelimeleri yazı içinde orantılı bir şekilde kullanın ve okuyucuların gözüne sokmaktan kaçının.
Değerli içerikler uzman olarak görülmenizi sağlar
Blogunuzda belli bir konuda yazıyorsanız ve yazdığınız konu hakkında ciddi bir bilgi donanımına sahipseniz şanslısınız demektir. Bu sizin blog okuyucuları tarafından uzman olarak algılanmanızı sağlar. Blog konunuz ile ilgilenen kitleye düzenli olarak faydalı içerikler sunmanız, daha fazla sadık okuyucu edinmenizi kolaylaştırır. Okuyuculara sağladığınız değerli içeriklerin sürekliliği, sizi onların gözünde uzmanlaştıracağı gibi başka kapıların açılmasını da kolaylaştırır. Yazılarınızda profesyonelliği önemseyin.
Niceliği değil "niteliği"tercih edin
Blog yazılarınızda sayılara değil, kaliteye odaklanın. Blog yazarlarının çoğu ilk başlarda mümkün olduğu kadar çok içerik ve bağlantı üretmek amacı güdüyor. Aslında bu çok sağlıklı bir yol değil. Değerli içerik sunan bir blog yazısının öylesine yazılmış birçok blog yazısından daha fazla getirisi olduğunu unutmamanız gerekiyor. Kendinize içerik takvimi belirleyin ve bu içerik takvimine bağlı kalmaya çalışın. (Her gün 1 yazı, haftada 2-3 yazı gibi...)
Bir içerik stratejisi, bir günde işe yaramaz. Bir kumbara gibidir. Her gün içine birazcık para atarsınız ve belli bir süre sonra kumbaranızın ağzına kadar para dolduğunu fark edersiniz.
İstikrarlı ve sabırlı olun...
Blog yazısı yazmak için bilgisayar başına oturduğunda "Acaba ne yazsam, hangi konuda yazsam tutar, okuyucu beğenir mi, sıkılmadan yazabilir miyim?" gibi sorular ile kafasını karıştıran blog yazarları, kaliteli ve fayda sağlayıcı blog yazısı üretimi noktasında işin içinden çıkamıyor.
Bu yazımda blog yazısı yazma sürecinde kafası karışanlar için birkaç öneride bulunmak istiyorum.
Odaklanın
Blog yazısı yazarken kafanızı boşaltın ve sadece yazma işine odaklanın. Zihninizi meşgul eden diğer düşüncelerden bir süreliğine uzak durun. Blog yazısı yazarken başka hiçbir işle uğraşmayın. Bu noktada sakin bir ortamda bulunmanız daha iyi bir yazma deneyimi ve kafanızın dağılmaması açısından faydalı olacak. Gürültülü bir ortamda yazı yazmanız zor olur. Blog yazılarınız için her zaman sessiz ve rahat ortamları tercih edin. Kaliteli blog yazıları için yazdığınız konulara tam anlamıyla odaklanmanız, sadık bir takipçi kitlesi edinmeniz açısından son derece önemlidir.
İçeriklerinizi ziyaretçilerinizin anlayacağı şekilde yazın
Blog yazılarının anlaşılır bir dil ile yazılması son derece önemlidir. Blogunuzu takip eden her okuyucunun algı düzeyi farklıdır. Yazılarınızda teknik terimlerden ve anlam karmaşasına yol açacak kelimelerden kesinlikle uzak durmalısınız. Blog yazılarınızı sade ve okuyucuyu sıkmayacak bir şekilde yazmaya özen gösterin. Yazılarınızdan bir şey anlamayan okuyucular, blogunuzu bir daha ziyaret etmeyecektir. İfade tarzınız ile okuyucuyu bağlayın.
Yazı başlığınız üzerine kafa yorun
Blog yazısı yazmak kadar önemli olan bir diğer husus ise blog yazısının başlığıdır. Blog yazınızın başlığının okuyucuyu çekecek nitelikler taşımasına dikkat edin. Bazen yazma sürecinden önce aklınıza gelen bir başlık, yazma sürecinizin seyrini değiştirebilir. Başlık, blog yazınızın vitrinidir. Vitrininizi ne kadar iyi düzenlerseniz müşterilerin dikkatini o kadar çok çekersiniz.
Anahtar kelimelerinizi netleştirin
Blog yazınızın okuyucular tarafından kolay bir şekilde bulunması ve okunması için anahtar kelimeleri belirlemeniz son derece önemlidir. Blog yazılarını her ne kadar okuyucu odaklı yazsanız da okuyucuları size yönlendiren güç, arama motorudur. Dolayısıyla arama motorunun sizin yazınızı listelemesini ve sıralamalarda üstlere çıkarmasını sağlayacak anahtar kelimelere yazınız içinde yer vermelisiniz. Okuyucular genelde anahtar kelime ya da kelime gruplarının aratarak blogunuza yönelir. Anahtar kelimeleri yazı içinde orantılı bir şekilde kullanın ve okuyucuların gözüne sokmaktan kaçının.
Değerli içerikler uzman olarak görülmenizi sağlar
Blogunuzda belli bir konuda yazıyorsanız ve yazdığınız konu hakkında ciddi bir bilgi donanımına sahipseniz şanslısınız demektir. Bu sizin blog okuyucuları tarafından uzman olarak algılanmanızı sağlar. Blog konunuz ile ilgilenen kitleye düzenli olarak faydalı içerikler sunmanız, daha fazla sadık okuyucu edinmenizi kolaylaştırır. Okuyuculara sağladığınız değerli içeriklerin sürekliliği, sizi onların gözünde uzmanlaştıracağı gibi başka kapıların açılmasını da kolaylaştırır. Yazılarınızda profesyonelliği önemseyin.
Niceliği değil "niteliği"tercih edin
Blog yazılarınızda sayılara değil, kaliteye odaklanın. Blog yazarlarının çoğu ilk başlarda mümkün olduğu kadar çok içerik ve bağlantı üretmek amacı güdüyor. Aslında bu çok sağlıklı bir yol değil. Değerli içerik sunan bir blog yazısının öylesine yazılmış birçok blog yazısından daha fazla getirisi olduğunu unutmamanız gerekiyor. Kendinize içerik takvimi belirleyin ve bu içerik takvimine bağlı kalmaya çalışın. (Her gün 1 yazı, haftada 2-3 yazı gibi...)
Bir içerik stratejisi, bir günde işe yaramaz. Bir kumbara gibidir. Her gün içine birazcık para atarsınız ve belli bir süre sonra kumbaranızın ağzına kadar para dolduğunu fark edersiniz.
İstikrarlı ve sabırlı olun...
18 Şubat 2014 Salı
Blogculuk kolaya kaçarak yapılmaz
Blog yazarlığı ile ilgili faydalı olabilecek ve farklı bakış açısıyla okuyuculara sunduğum yazılara gelen yorumları önemsiyorum.
Zaman zaman saçma sapan yorumlar geldiği de oluyor. Blog yazarak para kazanmak gibi klasikleşmiş bir başlık ile alakalı yazıları okuyup hemen para kazanacağını sanan kişiler umduklarını bulamayınca bir anda sert bir tavır takınabiliyor.
Geçenlerde bir yazıma adı sanı belli olmayan birinden bir yorum gelmiş: "Misal sen, blog yazarak para kazanma konusu dikkatini çekmiş ve yazmak istemiş. Eee, hani para kazanma kısmı? Kusura kalma, boş yere 10 dakika harcadım sitende."
Bu kişi "hani para kazanma kısmı?" diye soruyor. Kolay para kazanmanın yolunu bulamadı ya kızdı ve öfkeyle bu yorumu bırakıp gitti. Bu ve bunun gibi onlarca yorum aldığım zamanlar oldu.
İnsanda önce bir yorum adabı olmalı. Tanımadığımız kişilere nasıl hitap edilmesi gerektiğini hala bilmeyenlerimiz var. Yorum yazarken çoğu kritere dikkat edilmiyor. Bir anlık öfke ile yazılan, saçma sapan ifadeler barındıran yorumlar ile bir yere varılmaz.
Bu kafayla kaliteli ve para kazandıran bir blog oluşturmak hayal. Bunu akıldan çıkarmamak lazım.
Kolaycılıktan vazgeçilmeli
Kolaycılık, bu çağın en kronik sorunu. Her şeye bir anda sahip olma isteği, kaliteyi ve sürekliliği ciddi anlamda baltalıyor. Blog yazarlığı, para kazanmanın garanti yolu değildir.
Çalışırsanız, bağlantı kurar ve nitelikli içerikler üretirseniz zamanla bir noktaya ulaşırsınız. Öfkeyle kalkarsanız zarar ile oturursunuz. Bu yüzden atacağınız adımlara çok dikkat etmelisiniz.
Şu blog yazarak para kazanmak konusuna takılmayı artık bir kenara bırakmanın zamanı gelmedi mi?
Neden işin kolayına kaçmayı düşünüyoruz?
Öğrenemedikten sonra da neden karalama yoluna gidiyoruz?
Neden daha iyi bloglar oluşturmak için kafa yormuyoruz?
Neden kaliteli ve fayda sağlayıcı içerik üretmek için çalışmıyoruz?
Neden sabırlı bir şekilde, çalışarak bu yolda ilerlemiyoruz?
Neden başkalarının uzun zamanda, ciddi tecrübelere dayanarak öğrendiklerine bir anda sahip olma hevesindeyiz?
Neden meyve veren ağacı sürekli taşlamanın derdindeyiz?
Neden diğer blog yazarlarının ürettiği nitelikli ve fayda sağlamayı amaçlayan yazılara bu kadar öfke duyuyoruz?
Neden içerik üreticilerine saygı duymuyoruz?
Neden? ile başlayan ve sorulması gereken o kadar çok sorun var ki...
Devamını da tamamlamanız için size bırakıyorum.
Zaman zaman saçma sapan yorumlar geldiği de oluyor. Blog yazarak para kazanmak gibi klasikleşmiş bir başlık ile alakalı yazıları okuyup hemen para kazanacağını sanan kişiler umduklarını bulamayınca bir anda sert bir tavır takınabiliyor.
Geçenlerde bir yazıma adı sanı belli olmayan birinden bir yorum gelmiş: "Misal sen, blog yazarak para kazanma konusu dikkatini çekmiş ve yazmak istemiş. Eee, hani para kazanma kısmı? Kusura kalma, boş yere 10 dakika harcadım sitende."
Bu kişi "hani para kazanma kısmı?" diye soruyor. Kolay para kazanmanın yolunu bulamadı ya kızdı ve öfkeyle bu yorumu bırakıp gitti. Bu ve bunun gibi onlarca yorum aldığım zamanlar oldu.
İnsanda önce bir yorum adabı olmalı. Tanımadığımız kişilere nasıl hitap edilmesi gerektiğini hala bilmeyenlerimiz var. Yorum yazarken çoğu kritere dikkat edilmiyor. Bir anlık öfke ile yazılan, saçma sapan ifadeler barındıran yorumlar ile bir yere varılmaz.
Bu kafayla kaliteli ve para kazandıran bir blog oluşturmak hayal. Bunu akıldan çıkarmamak lazım.
Kolaycılıktan vazgeçilmeli
Kolaycılık, bu çağın en kronik sorunu. Her şeye bir anda sahip olma isteği, kaliteyi ve sürekliliği ciddi anlamda baltalıyor. Blog yazarlığı, para kazanmanın garanti yolu değildir.
Çalışırsanız, bağlantı kurar ve nitelikli içerikler üretirseniz zamanla bir noktaya ulaşırsınız. Öfkeyle kalkarsanız zarar ile oturursunuz. Bu yüzden atacağınız adımlara çok dikkat etmelisiniz.
Şu blog yazarak para kazanmak konusuna takılmayı artık bir kenara bırakmanın zamanı gelmedi mi?
Neden işin kolayına kaçmayı düşünüyoruz?
Öğrenemedikten sonra da neden karalama yoluna gidiyoruz?
Neden daha iyi bloglar oluşturmak için kafa yormuyoruz?
Neden kaliteli ve fayda sağlayıcı içerik üretmek için çalışmıyoruz?
Neden sabırlı bir şekilde, çalışarak bu yolda ilerlemiyoruz?
Neden başkalarının uzun zamanda, ciddi tecrübelere dayanarak öğrendiklerine bir anda sahip olma hevesindeyiz?
Neden meyve veren ağacı sürekli taşlamanın derdindeyiz?
Neden diğer blog yazarlarının ürettiği nitelikli ve fayda sağlamayı amaçlayan yazılara bu kadar öfke duyuyoruz?
Neden içerik üreticilerine saygı duymuyoruz?
Neden? ile başlayan ve sorulması gereken o kadar çok sorun var ki...
Devamını da tamamlamanız için size bırakıyorum.
2 Şubat 2014 Pazar
Blog yazarak para kazanmak birinci hedef olmamalı
Blog yazarlığına yeni başlamış kişilerin aceleci davranmaları, blog yazarlığının sağlıklı ve amacına uygun bir şekilde sürdürülmesini ciddi anlamda etkiliyor.
Blog yazarak para kazanmak, nitelikli blogların ortaya çıkmasını engelleyen en önemli şeylerin başında geliyor. Bloglar, kaliteli ve faydalı içerikle şekillenen mecralar. Bu mecralara direkt para kazanma fikri ile yaklaşıldığında sonuç hüsran oluyor.
Blog yazmak, para kazanmak için yıllardır çok kolay bir yol olarak anlatıldı. Bunu artık bilmeyenimiz yok. Bu yazılanları okuyanların açtığı blogların hepsi çöp oldu.
İnternette bloglar hakkında yazılan Türkçe kaynakların büyük çoğunluğu, size nasıl daha iyi bir blog yazarı olacağınız konusunda gerçek anlamda ipucu sunmaz. Blog yazarak büyük paralar kazanabileceğinden yüzeysel ve tekrar bilgiler şeklinde bahseder. Bu yazılanları okuyanlar da bu işten çok büyük paralar kazanacağını düşünür.
Bu noktada gerçekçi olmak lazım. Eğer her blog yazarı blog yazarak para kazansaydı etraf blog zengininden geçilmezdi değil mi? Türkiye'de blog yazarak düzenli gelir elde eden kişi sayısı çok az. Çünkü bunu gönülden yapan pek yok. Açılan her blog bir süre sonra çöp oluyor.
Blogların çöp olmasına neden olan sözde blogcuların ortak özelliği şunlar;
Amaç yok.
Para kazanmaya odaklanmış.
Hangi alanda yazacağını bilmiyor.
Nasıl yazacağını bilmiyor.
Ne zaman yazacağını bilmiyor.
Nasıl paylaşacağını bilmiyor.
Okunabilir bir yazı için gerekli olanların farkında değil.
Okuyucuyu çekebilecek bir yazım yeteneği yok.
SEO hakkında temel bilgilere sahip değil.
İmla kurallarını bilmiyor.
Başlık atmayı bilmiyor.
Araştırma yapmayı istemiyor, bilmiyor.
Farklı kaynaklardan beslenmiyor.
Aceleci.
Bir anda popüler olmayı istiyor.
Uzun vadeli düşünmüyor.
Bu işi gönülden yapmıyor.
Yazmak ile ilgili ciddi deneyimleri yok.
Bu işi sadece iştahını kabarttığı için yapıyor.
Kaliteli ve faydalı içerik konusunda bilgisi yok.
Sürekli tema değişikliği yapıyor.
"Emek olmadan yemek olmaz"
Gerçek olan şu ki blog yazarak para kazanmak, çok kolay bir iş değil. Emek, sabır ve düzenli çalışma gerektiriyor. Binlerce blog var. Aradan sıyrılarak iyi bir konuma gelmek, hemen olabilecek bir şey değil. Sağda solda yazılan her yazıya itibar etmek, kişinin ilerisini görmesini engelleyecek.
Zaman zaman sosyal medya hesaplarımda ipucu şeklinde içerikler paylaşıyorum. Takipçilerin en çok sorduğu şu: "Blogumdan kısa sürede nasıl para kazanırım?" Bu soru benim de cevaplandırmaktan en nefret ettiğim soru. Genelde geçiştiriyorum. Çünkü bu soruyu soranların çoğunda gelecek vizyonu yok. Blog yazarlığını gerçek anlamda ciddiye almıyorlar.
Neden çoğu blog yazarı araştırmayı denemiyor? Hazıra konmak her zaman kolay. Başkalarının ciddi anlamda emek harcadığı, araştırarak, deneyerek, yanılarak öğrendiklerini size direkt sunacağını mı sanıyorsunuz? Eğer böyle düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.
"Emek, teşekkürler ödenmez." Bu sözü kesinlikle unutmayın. Bana Medya İstasyonu'nu açtığımdan beri blog yazarak nasıl para kazanıldığını soran o kadar çok kişi mail gönderdi ki...
Ben zaten yazılarımda ipuçlarını veriyorum. Gerisi kişinin azmine, yeteneğine bağlı. Ama alışılmış bir kere tembelliğe...
"Armut piş, ağzıma düş" mantığı ile hareket edenler maalesef ne kaliteli bir bloga sahip olabilecek ne de bu işten para kazanabilecek.
Türkiye'de neden kaliteli bloglar yok? diye soruluyor ya işte bundan...
Blog yazarak para kazanmak, nitelikli blogların ortaya çıkmasını engelleyen en önemli şeylerin başında geliyor. Bloglar, kaliteli ve faydalı içerikle şekillenen mecralar. Bu mecralara direkt para kazanma fikri ile yaklaşıldığında sonuç hüsran oluyor.
Blog yazmak, para kazanmak için yıllardır çok kolay bir yol olarak anlatıldı. Bunu artık bilmeyenimiz yok. Bu yazılanları okuyanların açtığı blogların hepsi çöp oldu.
İnternette bloglar hakkında yazılan Türkçe kaynakların büyük çoğunluğu, size nasıl daha iyi bir blog yazarı olacağınız konusunda gerçek anlamda ipucu sunmaz. Blog yazarak büyük paralar kazanabileceğinden yüzeysel ve tekrar bilgiler şeklinde bahseder. Bu yazılanları okuyanlar da bu işten çok büyük paralar kazanacağını düşünür.
Bu noktada gerçekçi olmak lazım. Eğer her blog yazarı blog yazarak para kazansaydı etraf blog zengininden geçilmezdi değil mi? Türkiye'de blog yazarak düzenli gelir elde eden kişi sayısı çok az. Çünkü bunu gönülden yapan pek yok. Açılan her blog bir süre sonra çöp oluyor.
Blogların çöp olmasına neden olan sözde blogcuların ortak özelliği şunlar;
Amaç yok.
Para kazanmaya odaklanmış.
Hangi alanda yazacağını bilmiyor.
Nasıl yazacağını bilmiyor.
Ne zaman yazacağını bilmiyor.
Nasıl paylaşacağını bilmiyor.
Okunabilir bir yazı için gerekli olanların farkında değil.
Okuyucuyu çekebilecek bir yazım yeteneği yok.
SEO hakkında temel bilgilere sahip değil.
İmla kurallarını bilmiyor.
Başlık atmayı bilmiyor.
Araştırma yapmayı istemiyor, bilmiyor.
Farklı kaynaklardan beslenmiyor.
Aceleci.
Bir anda popüler olmayı istiyor.
Uzun vadeli düşünmüyor.
Bu işi gönülden yapmıyor.
Yazmak ile ilgili ciddi deneyimleri yok.
Bu işi sadece iştahını kabarttığı için yapıyor.
Kaliteli ve faydalı içerik konusunda bilgisi yok.
Sürekli tema değişikliği yapıyor.
"Emek olmadan yemek olmaz"
Gerçek olan şu ki blog yazarak para kazanmak, çok kolay bir iş değil. Emek, sabır ve düzenli çalışma gerektiriyor. Binlerce blog var. Aradan sıyrılarak iyi bir konuma gelmek, hemen olabilecek bir şey değil. Sağda solda yazılan her yazıya itibar etmek, kişinin ilerisini görmesini engelleyecek.
Zaman zaman sosyal medya hesaplarımda ipucu şeklinde içerikler paylaşıyorum. Takipçilerin en çok sorduğu şu: "Blogumdan kısa sürede nasıl para kazanırım?" Bu soru benim de cevaplandırmaktan en nefret ettiğim soru. Genelde geçiştiriyorum. Çünkü bu soruyu soranların çoğunda gelecek vizyonu yok. Blog yazarlığını gerçek anlamda ciddiye almıyorlar.
Neden çoğu blog yazarı araştırmayı denemiyor? Hazıra konmak her zaman kolay. Başkalarının ciddi anlamda emek harcadığı, araştırarak, deneyerek, yanılarak öğrendiklerini size direkt sunacağını mı sanıyorsunuz? Eğer böyle düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.
"Emek, teşekkürler ödenmez." Bu sözü kesinlikle unutmayın. Bana Medya İstasyonu'nu açtığımdan beri blog yazarak nasıl para kazanıldığını soran o kadar çok kişi mail gönderdi ki...
Ben zaten yazılarımda ipuçlarını veriyorum. Gerisi kişinin azmine, yeteneğine bağlı. Ama alışılmış bir kere tembelliğe...
"Armut piş, ağzıma düş" mantığı ile hareket edenler maalesef ne kaliteli bir bloga sahip olabilecek ne de bu işten para kazanabilecek.
Türkiye'de neden kaliteli bloglar yok? diye soruluyor ya işte bundan...
20 Aralık 2013 Cuma
Blogculara başarı yolunda 4 önemli tavsiye
İnternet dünyasında özgün içerik bulmak gün geçtikçe zorlaşıyor. Özgün içeriğe olan ihtiyacın her geçen gün daha çok arttığı internet ortamında, maalesef hala içeriğin önemini anlayamayan çok sayıda kişi var.
Bu kişiler internet ortamında profesyonellikten son derece uzak bir şekilde hareket ediyor ve kendilerini geliştirmeyi düşünmüyorlar. Profesyonellikten oldukça uzak bir şekilde oluşturulan sanal piyasada iş yapmaya çalışanlar nedeniyle kaliteli ve orijinal işlerin ortaya çıkması zorlaşıyor.
İnternet ortamında kaliteyi önemseyen, kaliteli içerik üretenleri önemseyen sınırlı bir kitle var. Kaliteli içerik, hala birçok kişinin ve şirketin ilgi alanına girmiş değil. Suni yollardan popülerlik kazanma, kısa sürede bir konuma erişme ve online prestij elde etme kaygıları nedeniyle maalesef nitelikli çalışmalar ortaya çıkmıyor.
Kolaya kaçma ve sabırsızlık nedeniyle maalesef birçok internet projesi, web sitesi ve blog çöpe gitmiş durumda. İnsanlar, açtıkları yayınların kendilerine hemen para kazandırmasını ve bir noktaya getirmesini istiyor. Bunu istemede haklılar çünkü diğer birçok kişinin internetten para kazanmak ile ilgili araştırmadan, yalan yanlış bilgilerle yazdığı yazılar insanları tahrik ediyor.
İçerik üretmek temel hedefiniz olsun
İçerik üretimi çoğu kişi için sancılı bir süreç. Yazmak ve araştırmak ile uzaktan yakından alakası olmayanlar da internetin büyülü dünyasına kapılıp zengin olmanın hayallerini kuruyor. Yazmayı sevmeyen kişilerin web sitesi işiyle uğraşmaları ve bundan kazanç elde etmeyi düşünmeleri bana hep saçma geldi.
Başkalarına para karşılığında yazdırılan yazıların kalitesi ortada. Daha bir cümleyi bile doğru yazamayan kişilere para karşılığı yazı yazdıranların da profesyonellikten haberi yok. Türkçe'yi doğru ve etkili bir şekilde kullanan kişilerin sayısı oldukça az.
Bunların yazdığı yazılar ne kişilere ne de sitelere bir katkı sağlar. Bu tür yazılar internetteki bilgi kirliliğin daha da artmasına katkı sağlamaktan başka bir işe yaramaz. Ücret karşılığı yazı yazanlar kullanıcı odaklı bir üretim yapmıyor. Anlayacağınız amatör, amatörün dilinden anlıyor.
İnternet ortamında iyi bir konumda yer almayı düşünüyorsanız içerik üretimini odak noktanıza koyun. İçeriklerinizi kendiniz üretin. Başkalarına bel bağlamayın. Kendiniz üretmeyecekseniz bu işe girişmeyin.
Profesyonelliği önemseyin
İnternet ortamında profesyonelce hareket eden kişilerin sayısı fazla değil. Bu yüzden kazançlar düşük. Üretilen içeriklerin, sitelerin durumu belli. Birilerinin zamanında oluşturduğu sanal piyasada herkes kaderine boyun eğmiş. Kaliteli işler yaparak çıtayı daha da yükseltmeye çalışan yok. Alan da razı veren de...
Online ortamda iş yapmak ile gerçek hayatta iş yapmak farklı. İnternette iş yapmayı mahalle esnafından alışveriş yapmak sanıyorlar. Nasıl hitap edileceğini, nasıl iletişime geçileceğini bilmiyorlar. Bir kalite bilinci yok.
Kalite konusunda tek belirleyici birtakım rakamsal veriler ve düşük fiyat. Harcanan emek, yaptığınız işin ciddiyeti önemsenmez. 20 TL dersiniz çok denir 10 lira dersiniz indirim isterler. "Bütçem bu kadar, siten o kadar etmez, fiyatın pahalı" gibi laf oyunları ile iş yapmaya çalışırlar. Bu piyasa böyle. Para kazanacağım diyorsanız sağlıklı düşünmenizi tavsiye ediyorum. Dışarıdan görüldüğü gibi değil. Acımasız ve değersizleştirici bir yapı var.
Profesyonelce hareket ederseniz, belli bir duruşunuz varsa sizin gibi kişilerle karşılaşma ihtimaliniz de artacaktır. Sabredin, sürekli çalışın ve kaliteden ödün vermeyin.
Kendinizi otorite olarak görmeyin
İnternette bazı konularda iddialı söylemlere sahip siteler, blog yazarları var. Bu tür kişiler her şeyi en iyi kendilerinin bildiğini sanıyor. Geçen günler tesadüfen benden aylar önce blog yazarlığı hakkında bilgi alan bir kişinin açtığı bloga denk geldim. Yazıları ile, hitap tarzıyla kendi kendini blog gurusu yapmış. Birkaç yazısına göz gezdirdim. Bir anda uzman olmuş. Bloglar hakkında yazılan klasik şeyler ile kendi kendine gelin güvey olmuş. Ne garip...
Siz de böyle olmayı sakın aklınızdan geçirmeyin. Bırakın okuyucularınız, takipçileriniz buna karar versin. Sizin de takipçilerinizden öğreneceğiniz şeyler elbette vardır. Yaptıklarını sürekli öven ve kendini otorite yapanlar, aynı zamanda sonlarını da hazırlayanlardır. Dış sesleri dinleyin.
Farklı olmayı önemseyin
Son yıllarda içerik bakımından neredeyse birbirinin aynısı olan çok sayıda blog ve web sitesi var. Neden farklı içerikler üzerine düşülmüyor? Örneğin sosyal medya, teknoloji, seo vb. konularda yayın yapan ve neredeyse aynı içeriğe sahip bir sürü site var. Okuyucular farklı bakış açılarıyla yazılmış yazılara ilgi gösteriyor. Standart kalıpların dışına çıkılmalı. Var olan yazıyı takla attırarak yeniymiş gibi sunmak hem okuyucu kandırmaktır hem de günü kurtarmak. Bu piyasada kalıcı bir yer edinmek istiyorsanız özgün ve farklı olun.
NOT:
Tüm bunlar için düzenli çalışın, sabredin, araştırın, gözlemleyin. Başarı sizi durduk yere bulmaz.
Bu uzun soluklu süreçte sakın acele etmeyin.
Unutmayın, "Acele ile menzil alınmaz" (Telâşlanıp ivmekle, sabırsız davranmakla daha çabuk sonuç alacağımız,başarı kazanacağımızı düşünmemeliyiz. Bilinmelidir ki her işin bir süresi vardır.)
Bu kişiler internet ortamında profesyonellikten son derece uzak bir şekilde hareket ediyor ve kendilerini geliştirmeyi düşünmüyorlar. Profesyonellikten oldukça uzak bir şekilde oluşturulan sanal piyasada iş yapmaya çalışanlar nedeniyle kaliteli ve orijinal işlerin ortaya çıkması zorlaşıyor.
İnternet ortamında kaliteyi önemseyen, kaliteli içerik üretenleri önemseyen sınırlı bir kitle var. Kaliteli içerik, hala birçok kişinin ve şirketin ilgi alanına girmiş değil. Suni yollardan popülerlik kazanma, kısa sürede bir konuma erişme ve online prestij elde etme kaygıları nedeniyle maalesef nitelikli çalışmalar ortaya çıkmıyor.
Kolaya kaçma ve sabırsızlık nedeniyle maalesef birçok internet projesi, web sitesi ve blog çöpe gitmiş durumda. İnsanlar, açtıkları yayınların kendilerine hemen para kazandırmasını ve bir noktaya getirmesini istiyor. Bunu istemede haklılar çünkü diğer birçok kişinin internetten para kazanmak ile ilgili araştırmadan, yalan yanlış bilgilerle yazdığı yazılar insanları tahrik ediyor.
İçerik üretmek temel hedefiniz olsun
İçerik üretimi çoğu kişi için sancılı bir süreç. Yazmak ve araştırmak ile uzaktan yakından alakası olmayanlar da internetin büyülü dünyasına kapılıp zengin olmanın hayallerini kuruyor. Yazmayı sevmeyen kişilerin web sitesi işiyle uğraşmaları ve bundan kazanç elde etmeyi düşünmeleri bana hep saçma geldi.
Başkalarına para karşılığında yazdırılan yazıların kalitesi ortada. Daha bir cümleyi bile doğru yazamayan kişilere para karşılığı yazı yazdıranların da profesyonellikten haberi yok. Türkçe'yi doğru ve etkili bir şekilde kullanan kişilerin sayısı oldukça az.
Bunların yazdığı yazılar ne kişilere ne de sitelere bir katkı sağlar. Bu tür yazılar internetteki bilgi kirliliğin daha da artmasına katkı sağlamaktan başka bir işe yaramaz. Ücret karşılığı yazı yazanlar kullanıcı odaklı bir üretim yapmıyor. Anlayacağınız amatör, amatörün dilinden anlıyor.
İnternet ortamında iyi bir konumda yer almayı düşünüyorsanız içerik üretimini odak noktanıza koyun. İçeriklerinizi kendiniz üretin. Başkalarına bel bağlamayın. Kendiniz üretmeyecekseniz bu işe girişmeyin.
Profesyonelliği önemseyin
İnternet ortamında profesyonelce hareket eden kişilerin sayısı fazla değil. Bu yüzden kazançlar düşük. Üretilen içeriklerin, sitelerin durumu belli. Birilerinin zamanında oluşturduğu sanal piyasada herkes kaderine boyun eğmiş. Kaliteli işler yaparak çıtayı daha da yükseltmeye çalışan yok. Alan da razı veren de...
Online ortamda iş yapmak ile gerçek hayatta iş yapmak farklı. İnternette iş yapmayı mahalle esnafından alışveriş yapmak sanıyorlar. Nasıl hitap edileceğini, nasıl iletişime geçileceğini bilmiyorlar. Bir kalite bilinci yok.
Kalite konusunda tek belirleyici birtakım rakamsal veriler ve düşük fiyat. Harcanan emek, yaptığınız işin ciddiyeti önemsenmez. 20 TL dersiniz çok denir 10 lira dersiniz indirim isterler. "Bütçem bu kadar, siten o kadar etmez, fiyatın pahalı" gibi laf oyunları ile iş yapmaya çalışırlar. Bu piyasa böyle. Para kazanacağım diyorsanız sağlıklı düşünmenizi tavsiye ediyorum. Dışarıdan görüldüğü gibi değil. Acımasız ve değersizleştirici bir yapı var.
Profesyonelce hareket ederseniz, belli bir duruşunuz varsa sizin gibi kişilerle karşılaşma ihtimaliniz de artacaktır. Sabredin, sürekli çalışın ve kaliteden ödün vermeyin.
Kendinizi otorite olarak görmeyin
İnternette bazı konularda iddialı söylemlere sahip siteler, blog yazarları var. Bu tür kişiler her şeyi en iyi kendilerinin bildiğini sanıyor. Geçen günler tesadüfen benden aylar önce blog yazarlığı hakkında bilgi alan bir kişinin açtığı bloga denk geldim. Yazıları ile, hitap tarzıyla kendi kendini blog gurusu yapmış. Birkaç yazısına göz gezdirdim. Bir anda uzman olmuş. Bloglar hakkında yazılan klasik şeyler ile kendi kendine gelin güvey olmuş. Ne garip...
Siz de böyle olmayı sakın aklınızdan geçirmeyin. Bırakın okuyucularınız, takipçileriniz buna karar versin. Sizin de takipçilerinizden öğreneceğiniz şeyler elbette vardır. Yaptıklarını sürekli öven ve kendini otorite yapanlar, aynı zamanda sonlarını da hazırlayanlardır. Dış sesleri dinleyin.
Farklı olmayı önemseyin
Son yıllarda içerik bakımından neredeyse birbirinin aynısı olan çok sayıda blog ve web sitesi var. Neden farklı içerikler üzerine düşülmüyor? Örneğin sosyal medya, teknoloji, seo vb. konularda yayın yapan ve neredeyse aynı içeriğe sahip bir sürü site var. Okuyucular farklı bakış açılarıyla yazılmış yazılara ilgi gösteriyor. Standart kalıpların dışına çıkılmalı. Var olan yazıyı takla attırarak yeniymiş gibi sunmak hem okuyucu kandırmaktır hem de günü kurtarmak. Bu piyasada kalıcı bir yer edinmek istiyorsanız özgün ve farklı olun.
NOT:
Tüm bunlar için düzenli çalışın, sabredin, araştırın, gözlemleyin. Başarı sizi durduk yere bulmaz.
Bu uzun soluklu süreçte sakın acele etmeyin.
Unutmayın, "Acele ile menzil alınmaz" (Telâşlanıp ivmekle, sabırsız davranmakla daha çabuk sonuç alacağımız,başarı kazanacağımızı düşünmemeliyiz. Bilinmelidir ki her işin bir süresi vardır.)
8 Aralık 2013 Pazar
Blog yazmak kariyerinizi parlatabilir
Önceleri kullanıcıların yalnızca online ortamda günlük tutmak amacıyla kullanılan ve kişilerin yaşadığı olayları paylaştığı bloglar, artık birçok farklı amaç için kullanılabiliyor.
Bloglar, günümüzde yalnızca günlük tutmak ya da deneyim paylaşmak için kullanılan mecralar olmaktan çıkalı yıllar oldu.
Bloglar, şirketlerin müşterileriyle, tüketicilerin markalarla, yöneticilerin çalışanlarıyla, yazarların okuyucularıyla iletişim şeklini değiştirdiği gibi etkili bir kariyer aracı olarak da öne çıkmaya başladı. Son zamanlarda artık blog'ar özgeçmişlerde bile kendine yer edindi.
Kurduğu blog sayesinde ekibiyle haberleşen şirket yöneticilerine, yazdığı blog sayesinde iş bulanlara, ciddi anlamda para kazananlara da rastlıyoruz.
Blog açmak, düşünceleriniz, hayata bakışınız hakkında ipucu veren etkili mecralar. İlgi alanlarınız, neleri takip ettiğiniz,yetenekleriniz bloglar sayesinde net bir şekilde ortaya çıkabiliyor.
İş başvurusu için hazırlanan CV'de blog yazarlığından ve blogdan bahsetmek, hem ilgi çekici hem de iş görüşmelerinde avantaj sağlayarak kişilerin bir adım önde olmasına katkıda bulunabiliyor.
Açmayı düşündüğünüz bir blog ya da mevcut blogunuz size işe alınma sürecinde artılar sağlayacağı gibi kariyerinizin farklı bir doğrultuda ilerlemesinin de önünü açabilir.
Fark yaratın
Doğru bir şekilde yapıldığında, bir blog yaratmak sizi kalabalığın içerisinden çekip alır. Örneğin mevcut işinizden memnun değilsiniz ve kafanızda uzun zamandır yer etmiş, bilgi sahibi olduğunuza inandığınız bir alanda iş bulmaya çalışıyorsunuz. Blogunuzu bu alandaki uzmanlığınızı ve bilginizi ortaya koyacak şekilde hazırlamanızda yarar var. Şirketler artık işe alım sürecinde somut kanıtları ciddi anlamda önemsemeye başladı. Blogunuz sayesinde başarılarınızın somut kanıtlarını karşı tarafa ayrıntılı bir şekilde sunabilirsiniz.
Kendinizi kaliteli blog yazarlığına adayın
Blog yazmayı anlık bir heves olarak görmeyin. Blog yazmak, kişileri birçok yönden geliştiren bir uğraş. En önemlisi sağlam bir network kurabilmenize olanak tanımasıdır. Blogunuza yapacağınız yatırımlarınız sayesinde bir sosyal ağa sahip olabilir hatta maddi gelir bile kazanabilirsiniz. Zaman gelir belki bir iş aramaya ihtiyacınız bile olmayabilir.
Bu durum çok sık gerçekleşmediği için iş arama sürecini boşlamamak lazım. Şirketler, potansiyel adaylarının kendilerini bir şeye adamış olmalarını, düzenli olarak bir şeyler ile uğraşmalarını takdir eder. Profesyonel amaçlarınız olması birçok şirketin hoşuna gider. Ayrıca blogunuzun katkılarıyla ağınızdaki kişiler ile güçlü bir iletişim kurabiliyor olmanız da önemli bir noktadır. Blogunuzla bu aranan özelliklerin hepsine sahip olduğunuzu gösterebilirsiniz.
Tüm bunlar için blogunuzu oluşturduktan sonra düzenli olarak onu yenileyin ve alanınızdaki diğer blog sahibi kişileri de görmezden gelmeyin. Benzer blogları ve ilgileri olan kişilerle iletişim içerisinde olarak bir ağ oluşturmaya çalışın.
Doğru konu seçin
Bir blog oluştururken her şeyle ilgili bir şeyler yazabileceğinizi düşünmeyin. Eğer bir iş bulmak ve kariyerinize katkı sağlaması amacıyla blog oluşturuyorsanız, blogunuz tercih ettiğiniz alana yönelik içerikler barındırmalı. Bunun yanı sıra çalışmak istediğiniz sektörle ilgili yazılar da yazabilirsiniz. Yyaptığınız işe karşı ne kadar tutkulu olduğunuzu blog yazılarınızda gösterin.
Sağlıklı iletişim kurun
Blog yazarlığı sürecinde sizi takip eden, yazılarınıza yorum yapan kişiler ile sağlıklı bir iletişim kurmaya özen gösterin. Okur yorumlarını, önerilerini ve isteklerini dikkate alın. Blog takipçileri ile kurulacak iletişim, blogunuzun daha iyi bir noktaya gelmesi açısından önemlidir. Etkileşimli ve iletişimin yüksek olduğu bir blog, şirketlerin de ilgisini çekecektir. İletişim yönünüzün kuvvetli olduğunun farkına varan şirketler size bünyelerine dahil etmek için girişimde bulunabilir.
Polemik konusu olabilecek içeriklerden kaçının
Blogunuz sayesinde kariyerinizde yeni bir sayfa açmak, ve nitelikli bir işe alınmak istiyorsunuz, öyle değil mi? Bu yüzden birilerini kızdıracak, rahatsız edecek ve onların tepkisini çekecek konular hakkında yazmaktan uzak durun. Daima profesyonelce hareket edin. Blogunuzu takip eden kişiler, gün gelir beraber çalışabileceğiniz kişiler olur. Profesyonel ve donanımlı olduğunuzu gösterirken, başkalarıyla iyi geçinebilmeye de dikkat edin.
Blog dünyasında kaybolmayın
Son yıllarda sayısı milyonları aşan blog dünyasında kaybolmamak ve okunabilir bir içerik hazırlamaya özen göstermeniz, blogunuzun kariyerinize katkı sağlamasını kolaylaştıracaktır. Blog yazılarında daldan dala atlayarak konu kirliliği yapmamaya dikkat etmelisiniz. Blog yazmak aklınıza her geleni yazmak değildir. Hedef kitlenizi net bir şekilde belirlemeli ve onlara uygun bir dille özgün yazılar yazmalısınız.
Mümkün olduğunca konununuz hakkında güncel bilgiler verin ve emin olmadığınız konular hakkında kesinlikle yazı yazmayın. Blogunuzun doğru hedef kitle tarafından kolay bir şekilde bulunabilmesi için anahtar kelimelere mutlaka dikkat edin. Arama motorlarında kolay bir şekilde bulunabilen ve ilgili alanda üst sıralarda çıkan bir bloga sahip olmanız birçok şirketin dikkatini çekecektir.
Bloglar, günümüzde yalnızca günlük tutmak ya da deneyim paylaşmak için kullanılan mecralar olmaktan çıkalı yıllar oldu.
Bloglar, şirketlerin müşterileriyle, tüketicilerin markalarla, yöneticilerin çalışanlarıyla, yazarların okuyucularıyla iletişim şeklini değiştirdiği gibi etkili bir kariyer aracı olarak da öne çıkmaya başladı. Son zamanlarda artık blog'ar özgeçmişlerde bile kendine yer edindi.
Kurduğu blog sayesinde ekibiyle haberleşen şirket yöneticilerine, yazdığı blog sayesinde iş bulanlara, ciddi anlamda para kazananlara da rastlıyoruz.
Blog açmak, düşünceleriniz, hayata bakışınız hakkında ipucu veren etkili mecralar. İlgi alanlarınız, neleri takip ettiğiniz,yetenekleriniz bloglar sayesinde net bir şekilde ortaya çıkabiliyor.
İş başvurusu için hazırlanan CV'de blog yazarlığından ve blogdan bahsetmek, hem ilgi çekici hem de iş görüşmelerinde avantaj sağlayarak kişilerin bir adım önde olmasına katkıda bulunabiliyor.
Açmayı düşündüğünüz bir blog ya da mevcut blogunuz size işe alınma sürecinde artılar sağlayacağı gibi kariyerinizin farklı bir doğrultuda ilerlemesinin de önünü açabilir.
Fark yaratın
Doğru bir şekilde yapıldığında, bir blog yaratmak sizi kalabalığın içerisinden çekip alır. Örneğin mevcut işinizden memnun değilsiniz ve kafanızda uzun zamandır yer etmiş, bilgi sahibi olduğunuza inandığınız bir alanda iş bulmaya çalışıyorsunuz. Blogunuzu bu alandaki uzmanlığınızı ve bilginizi ortaya koyacak şekilde hazırlamanızda yarar var. Şirketler artık işe alım sürecinde somut kanıtları ciddi anlamda önemsemeye başladı. Blogunuz sayesinde başarılarınızın somut kanıtlarını karşı tarafa ayrıntılı bir şekilde sunabilirsiniz.
Kendinizi kaliteli blog yazarlığına adayın
Blog yazmayı anlık bir heves olarak görmeyin. Blog yazmak, kişileri birçok yönden geliştiren bir uğraş. En önemlisi sağlam bir network kurabilmenize olanak tanımasıdır. Blogunuza yapacağınız yatırımlarınız sayesinde bir sosyal ağa sahip olabilir hatta maddi gelir bile kazanabilirsiniz. Zaman gelir belki bir iş aramaya ihtiyacınız bile olmayabilir.
Bu durum çok sık gerçekleşmediği için iş arama sürecini boşlamamak lazım. Şirketler, potansiyel adaylarının kendilerini bir şeye adamış olmalarını, düzenli olarak bir şeyler ile uğraşmalarını takdir eder. Profesyonel amaçlarınız olması birçok şirketin hoşuna gider. Ayrıca blogunuzun katkılarıyla ağınızdaki kişiler ile güçlü bir iletişim kurabiliyor olmanız da önemli bir noktadır. Blogunuzla bu aranan özelliklerin hepsine sahip olduğunuzu gösterebilirsiniz.
Tüm bunlar için blogunuzu oluşturduktan sonra düzenli olarak onu yenileyin ve alanınızdaki diğer blog sahibi kişileri de görmezden gelmeyin. Benzer blogları ve ilgileri olan kişilerle iletişim içerisinde olarak bir ağ oluşturmaya çalışın.
Doğru konu seçin
Bir blog oluştururken her şeyle ilgili bir şeyler yazabileceğinizi düşünmeyin. Eğer bir iş bulmak ve kariyerinize katkı sağlaması amacıyla blog oluşturuyorsanız, blogunuz tercih ettiğiniz alana yönelik içerikler barındırmalı. Bunun yanı sıra çalışmak istediğiniz sektörle ilgili yazılar da yazabilirsiniz. Yyaptığınız işe karşı ne kadar tutkulu olduğunuzu blog yazılarınızda gösterin.
Sağlıklı iletişim kurun
Blog yazarlığı sürecinde sizi takip eden, yazılarınıza yorum yapan kişiler ile sağlıklı bir iletişim kurmaya özen gösterin. Okur yorumlarını, önerilerini ve isteklerini dikkate alın. Blog takipçileri ile kurulacak iletişim, blogunuzun daha iyi bir noktaya gelmesi açısından önemlidir. Etkileşimli ve iletişimin yüksek olduğu bir blog, şirketlerin de ilgisini çekecektir. İletişim yönünüzün kuvvetli olduğunun farkına varan şirketler size bünyelerine dahil etmek için girişimde bulunabilir.
Polemik konusu olabilecek içeriklerden kaçının
Blogunuz sayesinde kariyerinizde yeni bir sayfa açmak, ve nitelikli bir işe alınmak istiyorsunuz, öyle değil mi? Bu yüzden birilerini kızdıracak, rahatsız edecek ve onların tepkisini çekecek konular hakkında yazmaktan uzak durun. Daima profesyonelce hareket edin. Blogunuzu takip eden kişiler, gün gelir beraber çalışabileceğiniz kişiler olur. Profesyonel ve donanımlı olduğunuzu gösterirken, başkalarıyla iyi geçinebilmeye de dikkat edin.
Blog dünyasında kaybolmayın
Son yıllarda sayısı milyonları aşan blog dünyasında kaybolmamak ve okunabilir bir içerik hazırlamaya özen göstermeniz, blogunuzun kariyerinize katkı sağlamasını kolaylaştıracaktır. Blog yazılarında daldan dala atlayarak konu kirliliği yapmamaya dikkat etmelisiniz. Blog yazmak aklınıza her geleni yazmak değildir. Hedef kitlenizi net bir şekilde belirlemeli ve onlara uygun bir dille özgün yazılar yazmalısınız.
Mümkün olduğunca konununuz hakkında güncel bilgiler verin ve emin olmadığınız konular hakkında kesinlikle yazı yazmayın. Blogunuzun doğru hedef kitle tarafından kolay bir şekilde bulunabilmesi için anahtar kelimelere mutlaka dikkat edin. Arama motorlarında kolay bir şekilde bulunabilen ve ilgili alanda üst sıralarda çıkan bir bloga sahip olmanız birçok şirketin dikkatini çekecektir.
2 Aralık 2013 Pazartesi
Yazarak para kazanmak, geleceği olan bir internet mesleği
Yazı yazarak para kazanmak, son yıllarda internetten para kazanma yolları arasında en çok öne çıkan tekniklerden biri.
Evde internet üzerinden çalışarak para kazanma isteği ve ek gelir elde etme arayışı, yazı yazarak para kazanmayı birçok insanın başvurduğu popüler bir çalışma yöntemi haline getirdi.
Kalemine güvenen birçok kişi, internetten yazı yazarak para kazanma yolunu tercih etmeye başladı. Zaman içinde yazma kabiliyeti olmayanların da dahil olduğu geniş bir piyasa oluştu.
Oluşan piyasada yazı işi veren kişilerin çoğu cuzi ücretler ödediği için kaliteli ve fayda sağlayıcı içeriklerin üretilmesi gittikçe zorlaştı.
Peki, neydi yazı yazarak para kazanmayı bu kadar ilgi çekici kılan?
İnternetin sürekli yeni ve orijinal içeriklere ihtiyaç duyan bir yapıda olması, yeni sektörlerin, girişimlerin ortaya çıkması, özgün içerik ihtiyacını bir zorunluluk haline getirdi.
İnternetteki bilgi kirliliğinin hızla artması, temiz ve tamamen özgün içeriklere olan gereksinimi daha da artırdı. İnternetteki kopya içeriklerden bıkan ve daha doyurucu, fayda sağlayıcı içerikleri arzu eden kişiler, yazarak para kazanma sürecinde önemli bir rol oynadı.
Özgün içeriğin yeterince önemsenmediği dönemlerde kopyala-yapıştır yapan siteler zaman için önemli noktalara ulaşmıştı. Zaman içinde internet kullanıcılarının gerçek anlamda arzuladığı bilgileri, içerikleri sunmayı önemseyen arama motorları orijinal içerikleri öne çıkarmaya başladı.
Gelişmeler kopyala-yapıştır ile günü kurtaran kesimin pek hoşuna gitmedi. Bu kesim Google ile iyi geçinmek için Google'ın taleplerine uygun olsun diye çok komik rakamlara niteliksiz kişilere "sözde özgün yazılar" yazdırmaya başladı.
Bu durum günümüz makale piyasasının oluşmasının en temel nedeni idi. Geçen süreçte 100 kelime ve katları 1 TL ve katları bu piyasanın bir standardı oldu. Bu piyasada iş yapanların çoğu için temel unsur "para" oldu.
Bir taraf para kazanmak için bu işe girişti, diğer taraf ise az para verecek çok iş yaptırmayı önemsedi. Sonuçta ortaya son derece kalitesiz, amaçsız, neye hizmet ettiği belli olmayan yazılar çıktı.
Halbuki bu piyasada bilgi birikimlerini yazı yazma yetkinliği ile birleştirerek bu işi hakkıyla yapanlar önemsenseydi ne düşük ücretler olurdu ne de kalitesiz yazılar...
Yazarak para kazanmak, geleceği olan internet işlerinden biri
Özgün yazının yazı yazarak para kazanma sürecindeki önemi, arama motorlarının siteleri sıralarken güncellik ve özgünlüğü en önemli kriter olarak değerlendirmesinden kaynaklanıyor. Yazı yazarak para kazanma işinin sürekliliğinin olmasının en büyük nedeni olarak internetin özgün ve fayda sağlayıcı içeriklere olan ihtiyacının her geçen gün daha fazla artması.
Arama motorlarının kaliteli, özgün ve fayda sağlayıcı içerikler barındıran sitelere yönelik yaptığı bu değerlendirme yöntemi, birçok site ve ürün sahibinin kendini güncel tutması için özgün yazı hizmeti sunan kişilere ücret karşılığı yazılar yazdırmasını kaçınılmaz kılıyor.
Rekabetin her geçen gün daha fazla arttığı sanal dünyada kaliteli bir şekilde yazılmış yazılara ihtiyaç bitmeyecek.
Yazarak para kazanmayı düşünenler ve yazı yazdırarak sitelerini güncel tutmayı önemseyen kişiler "kalite" odaklı iş yapmayı önemsemeli...
Evde internet üzerinden çalışarak para kazanma isteği ve ek gelir elde etme arayışı, yazı yazarak para kazanmayı birçok insanın başvurduğu popüler bir çalışma yöntemi haline getirdi.
Kalemine güvenen birçok kişi, internetten yazı yazarak para kazanma yolunu tercih etmeye başladı. Zaman içinde yazma kabiliyeti olmayanların da dahil olduğu geniş bir piyasa oluştu.
Oluşan piyasada yazı işi veren kişilerin çoğu cuzi ücretler ödediği için kaliteli ve fayda sağlayıcı içeriklerin üretilmesi gittikçe zorlaştı.
Peki, neydi yazı yazarak para kazanmayı bu kadar ilgi çekici kılan?
İnternetin sürekli yeni ve orijinal içeriklere ihtiyaç duyan bir yapıda olması, yeni sektörlerin, girişimlerin ortaya çıkması, özgün içerik ihtiyacını bir zorunluluk haline getirdi.
İnternetteki bilgi kirliliğinin hızla artması, temiz ve tamamen özgün içeriklere olan gereksinimi daha da artırdı. İnternetteki kopya içeriklerden bıkan ve daha doyurucu, fayda sağlayıcı içerikleri arzu eden kişiler, yazarak para kazanma sürecinde önemli bir rol oynadı.
Özgün içeriğin yeterince önemsenmediği dönemlerde kopyala-yapıştır yapan siteler zaman için önemli noktalara ulaşmıştı. Zaman içinde internet kullanıcılarının gerçek anlamda arzuladığı bilgileri, içerikleri sunmayı önemseyen arama motorları orijinal içerikleri öne çıkarmaya başladı.
Gelişmeler kopyala-yapıştır ile günü kurtaran kesimin pek hoşuna gitmedi. Bu kesim Google ile iyi geçinmek için Google'ın taleplerine uygun olsun diye çok komik rakamlara niteliksiz kişilere "sözde özgün yazılar" yazdırmaya başladı.
Bu durum günümüz makale piyasasının oluşmasının en temel nedeni idi. Geçen süreçte 100 kelime ve katları 1 TL ve katları bu piyasanın bir standardı oldu. Bu piyasada iş yapanların çoğu için temel unsur "para" oldu.
Bir taraf para kazanmak için bu işe girişti, diğer taraf ise az para verecek çok iş yaptırmayı önemsedi. Sonuçta ortaya son derece kalitesiz, amaçsız, neye hizmet ettiği belli olmayan yazılar çıktı.
Halbuki bu piyasada bilgi birikimlerini yazı yazma yetkinliği ile birleştirerek bu işi hakkıyla yapanlar önemsenseydi ne düşük ücretler olurdu ne de kalitesiz yazılar...
Yazarak para kazanmak, geleceği olan internet işlerinden biri
Özgün yazının yazı yazarak para kazanma sürecindeki önemi, arama motorlarının siteleri sıralarken güncellik ve özgünlüğü en önemli kriter olarak değerlendirmesinden kaynaklanıyor. Yazı yazarak para kazanma işinin sürekliliğinin olmasının en büyük nedeni olarak internetin özgün ve fayda sağlayıcı içeriklere olan ihtiyacının her geçen gün daha fazla artması.
Arama motorlarının kaliteli, özgün ve fayda sağlayıcı içerikler barındıran sitelere yönelik yaptığı bu değerlendirme yöntemi, birçok site ve ürün sahibinin kendini güncel tutması için özgün yazı hizmeti sunan kişilere ücret karşılığı yazılar yazdırmasını kaçınılmaz kılıyor.
Rekabetin her geçen gün daha fazla arttığı sanal dünyada kaliteli bir şekilde yazılmış yazılara ihtiyaç bitmeyecek.
Yazarak para kazanmayı düşünenler ve yazı yazdırarak sitelerini güncel tutmayı önemseyen kişiler "kalite" odaklı iş yapmayı önemsemeli...
24 Kasım 2013 Pazar
Makale satın alanlar, bunlara dikkat!
Blog yazarak para kazanmak denilince akla ilk gelen kazanç yöntemlerinden biri de yazı yazarak para kazanmak.
Son yıllarda özgün içerik denen kavram sayesinde web siteleri için hayati önem taşıyan yazılı içeriklere ihtiyaç daha da artmaya başladı. Belli ücretler karşılığında yazı yazan ya da yazı satın alanların oluşturduğu bu piyasada birçok kişi "SEO uyumlu, özgün makale hizmeti" vermeye başladı.
Bu işin püf noktalarını bilen, nitelikli ve okunabilir formatta yazılar yazanlar zamanla iyi bir noktaya ulaştı. İnternetten para kazanmanın yollarını araştıran ve daha önce doğru dürüst yazı yazmamış kişiler de yazarak para kazanıldığını görünce bu işe balıklama atladı.
Okuyucular unutuldu
Sonra ne mi oldu? Basit, okunmaktan sonra derece uzak, imla hatalarının dolu olduğu anlamsız yazılar ile muhatap olmaya başladık. Bu tür yazılar internetten para kazanma hevesinde olan fakat vizyon sahibi olmayan sitelerde yer almaya başladı. Ucuz iş yaptıranlar ve ucuz iş yapanlar durumdan memnundu. Çünkü siteleri günceldi ve içerik doluydu.
Peki, ya okuyucular?
Okuyucuların beklentileri çoğu zaman ticari kaygılar nedeniyle ikinci plana itildi. Halbuki bir web sitesinin büyümesi ve anlam kazanması okuyucu kitlesine sahip olmak ile doğrudan alakalı. Bunu hala idrak edemeyen kişilerin "kalite" adı altında bir şeyler yapmaya çalıştığı bir dönemdeyiz.
Okuyucunun nitelikli ve doyurucu bilgi ihtiyacını görmezden gelen "sözde SEO uzmanları, sözde makale yazarları" internetin içerik çöplüğü haline gelmesinde rol oynadı. Oynamaya da devam ediyorlar.
Kelimesi 1 kuruştan yazılan ve "100 kelime olsun 1 liramı alayım gideyim" tarzındaki yazılar bırakın fayda sağlamayı okunmaktan bile son derece uzak. Cümle kurmayı bilmeyen, imla kurallarına dikkat etmeyen, sürekli tekrara düşen, başlık nasıl atılır bilmeyen birçok kişi "makale hizmeti veriyorum" diye ortalıkta cirit atıyor.
Bu kişilerin yazılarını kaliteli bulanlar da "ucuza nitelikli iş yaptırdık" diye seviniyor. Yine bu kişiler Google sık sık algoritma değiştirince şikayet ediyor. Neden gerçekleri görmek istemiyorlar?
Google neden algoritma değiştiriyor? Daha kaliteli, uzun soluklu ve fayda sağlayıcı içeriklerin yer aldığı siteler ile çöp içeriklerin yer aldığı, kopya sitelerin birbirinden ayrılması için. Google'ın algoritmaları bir elek vazifesi görmeye önümüzdeki dönemlerde de devam edecek. Çünkü web sitesi/blog sayısı ve içerik sayısı hızla artıyor. Doğal olarak bir eleme yöntemi uygulanacak. Her sitenin arama motorunda üst sıralarda yer alma gibi bir şansı yok.
Eskimeyen içeriklere yatırım yapın
Hangi SEO tekniğini uygularsanız uygulayın okura yönelik içerik üretmeyi çalışmalarınızın odak noktasına koymazsanız uzun soluklu bir başarı elde edemeyeceksiniz. Okur odaklı faydalı makaleler her zaman ziyaretçi çeker. Yazıldığı tarih üzerinden yıllar geçse de o konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler tarafından aranır.
Eskimeyen ve faydalı olabilecek içerikler üreten kişiler ve siteler her zaman kazanacak. İnternet tabanlı projelerinizde yol haritanız bu olmalı.
Ucuz yazılar yazdırarak alabileceğiniz yol en fazla bir arpa boyudur. Halbuki uçsuz bucaksız bu internet dünyasında siz ileriye yönelik gerçek adımlar atmalısınız.
Bu yüzden profesyonel ve işini hakkıyla yapan içerik yazarları ile çalışmayı tercih edin.
Birkaç lira fazladan vermek sizi batırmaz.
Son yıllarda özgün içerik denen kavram sayesinde web siteleri için hayati önem taşıyan yazılı içeriklere ihtiyaç daha da artmaya başladı. Belli ücretler karşılığında yazı yazan ya da yazı satın alanların oluşturduğu bu piyasada birçok kişi "SEO uyumlu, özgün makale hizmeti" vermeye başladı.
Bu işin püf noktalarını bilen, nitelikli ve okunabilir formatta yazılar yazanlar zamanla iyi bir noktaya ulaştı. İnternetten para kazanmanın yollarını araştıran ve daha önce doğru dürüst yazı yazmamış kişiler de yazarak para kazanıldığını görünce bu işe balıklama atladı.
Okuyucular unutuldu
Sonra ne mi oldu? Basit, okunmaktan sonra derece uzak, imla hatalarının dolu olduğu anlamsız yazılar ile muhatap olmaya başladık. Bu tür yazılar internetten para kazanma hevesinde olan fakat vizyon sahibi olmayan sitelerde yer almaya başladı. Ucuz iş yaptıranlar ve ucuz iş yapanlar durumdan memnundu. Çünkü siteleri günceldi ve içerik doluydu.
Peki, ya okuyucular?
Okuyucuların beklentileri çoğu zaman ticari kaygılar nedeniyle ikinci plana itildi. Halbuki bir web sitesinin büyümesi ve anlam kazanması okuyucu kitlesine sahip olmak ile doğrudan alakalı. Bunu hala idrak edemeyen kişilerin "kalite" adı altında bir şeyler yapmaya çalıştığı bir dönemdeyiz.
Okuyucunun nitelikli ve doyurucu bilgi ihtiyacını görmezden gelen "sözde SEO uzmanları, sözde makale yazarları" internetin içerik çöplüğü haline gelmesinde rol oynadı. Oynamaya da devam ediyorlar.
Kelimesi 1 kuruştan yazılan ve "100 kelime olsun 1 liramı alayım gideyim" tarzındaki yazılar bırakın fayda sağlamayı okunmaktan bile son derece uzak. Cümle kurmayı bilmeyen, imla kurallarına dikkat etmeyen, sürekli tekrara düşen, başlık nasıl atılır bilmeyen birçok kişi "makale hizmeti veriyorum" diye ortalıkta cirit atıyor.
Bu kişilerin yazılarını kaliteli bulanlar da "ucuza nitelikli iş yaptırdık" diye seviniyor. Yine bu kişiler Google sık sık algoritma değiştirince şikayet ediyor. Neden gerçekleri görmek istemiyorlar?
Google neden algoritma değiştiriyor? Daha kaliteli, uzun soluklu ve fayda sağlayıcı içeriklerin yer aldığı siteler ile çöp içeriklerin yer aldığı, kopya sitelerin birbirinden ayrılması için. Google'ın algoritmaları bir elek vazifesi görmeye önümüzdeki dönemlerde de devam edecek. Çünkü web sitesi/blog sayısı ve içerik sayısı hızla artıyor. Doğal olarak bir eleme yöntemi uygulanacak. Her sitenin arama motorunda üst sıralarda yer alma gibi bir şansı yok.
Eskimeyen içeriklere yatırım yapın
Hangi SEO tekniğini uygularsanız uygulayın okura yönelik içerik üretmeyi çalışmalarınızın odak noktasına koymazsanız uzun soluklu bir başarı elde edemeyeceksiniz. Okur odaklı faydalı makaleler her zaman ziyaretçi çeker. Yazıldığı tarih üzerinden yıllar geçse de o konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler tarafından aranır.
Eskimeyen ve faydalı olabilecek içerikler üreten kişiler ve siteler her zaman kazanacak. İnternet tabanlı projelerinizde yol haritanız bu olmalı.
Ucuz yazılar yazdırarak alabileceğiniz yol en fazla bir arpa boyudur. Halbuki uçsuz bucaksız bu internet dünyasında siz ileriye yönelik gerçek adımlar atmalısınız.
Bu yüzden profesyonel ve işini hakkıyla yapan içerik yazarları ile çalışmayı tercih edin.
Birkaç lira fazladan vermek sizi batırmaz.
18 Kasım 2013 Pazartesi
Blog yazarak para kazanmak hayal değil
Blog yazarısınız ve belli konularda düzenli olarak özgün yazılar yazdığınız blogunuzun size para kazandırmasını gerçekten istiyorsunuz. Peki, bunu nasıl başaracaksınız?
Blog yazarak para kazanmak, hayal değil. Öyle her yerde anlatıldığı gibi kolay da değil. Bunun için önce düzenli çalışmak, emek harcamak, bir network oluşturmak ve değer yaratmak gerekiyor.
Bu yüzden blog yazarak para kazanmanın inceliklerini anlatan sözde kazanç sitelerine, e-kitaplara itibar etmemenizi öneriyorum. Deneyerek, araştırarak, başarılı olmuş örnekleri inceleyerek bir noktaya varmalısınız.
Blog yazarak para kazanmanın inceliklerini anlatan o sitelerin sahipleri işin püf noktasını bilseydi şimdi hepsi birer internet zengini olurdu. Maalesef çoğu blog yazarlığı hakkında sağlıklı bilgilere sahip değil. Açtıkları o sözde kazanç sitelerinin anahtar kelimeler vasıtasıyla birkaç lira Google Adsense reklamı getirmesine bel bağlamış durumdalar. Senede 1-2 kez Adsense'den aldıkları birkaç lira ile kendilerini "blog gurusu" ilan edenlerden uzak durun.
Çıkışı kendinizde aramalısınız. "Armut piş, ağzıma düş" mantığı ile hareket ederseniz bir yere varamazsınız. Öncelikle blogunuzun içeriği ile fayda sağlamayı, yeni bağlantılar edinmeyi önemsemelisiniz. Sürekli araştırma, geliştirme içinde bulunmanız shedeflerinize ulaşmanız için büyük katkı sağlayacak.
Eğer iyi bir yazarsanız, yazdıklarınız okunuyor ve ilgi çekiyorsa en önemli aşamayı başarı ile geçmişsiniz demek. Sizin blogunuzda yazdıklarınızdan faydalananlar, yeni bilgiler öğrenmek için sitenizi daha çok ziyaret edecek. Sadece ziyaret etmekle kalmayacaklar, yazılarınızı sosyal ağlarda paylaşacaklar, sizleri çevrelerindeki kişilere tavsiye edecekler. Ya sonrası? Gelelim en can alıcı noktaya...
Blogunuzdan nasıl para kazanacaksınız?
Blogunuz popülerleştikçe arama motorunda daha üst sıralarda listelenmeye başlayacaksınız. Daha fazla trafik çekeceksiniz. İçerikleriniz ile benzer olan Google reklamları daha fazla tıklanacak. Kaliteli bir siteye sahip olduğunuz için daha fazla tanıtım yazısı alacaksınız. Banner reklam vermek, çekiliş sponsoru olmak isteyenler çıkacak. Bitmedi, size belli konularda ücretle yazılar yazdırmayı talep eden kişiler ya da şirketler de olacak. Tüm bunların yanında danışmanlık teklifleri alabilir, seminerlerde ve panellerde konuşmacı olarak da boy gösterebilirsiniz.
Blog yazarak para kazanmak, sadece Adsense reklamı yayınlamaktan ibaret değil. Sizin çabalarınız da önemli. Kazançlarınızı artırabilir ve çeşitlendirebiliriz.
Formülü burada: "Gerçekten istikrarlı bir şekilde çalışmak, değerli içerik üretmek ve bağlantılarınızı artırmak."
Blog yazarak para kazanmak, hayal değil. Öyle her yerde anlatıldığı gibi kolay da değil. Bunun için önce düzenli çalışmak, emek harcamak, bir network oluşturmak ve değer yaratmak gerekiyor.
Bu yüzden blog yazarak para kazanmanın inceliklerini anlatan sözde kazanç sitelerine, e-kitaplara itibar etmemenizi öneriyorum. Deneyerek, araştırarak, başarılı olmuş örnekleri inceleyerek bir noktaya varmalısınız.
Blog yazarak para kazanmanın inceliklerini anlatan o sitelerin sahipleri işin püf noktasını bilseydi şimdi hepsi birer internet zengini olurdu. Maalesef çoğu blog yazarlığı hakkında sağlıklı bilgilere sahip değil. Açtıkları o sözde kazanç sitelerinin anahtar kelimeler vasıtasıyla birkaç lira Google Adsense reklamı getirmesine bel bağlamış durumdalar. Senede 1-2 kez Adsense'den aldıkları birkaç lira ile kendilerini "blog gurusu" ilan edenlerden uzak durun.
Çıkışı kendinizde aramalısınız. "Armut piş, ağzıma düş" mantığı ile hareket ederseniz bir yere varamazsınız. Öncelikle blogunuzun içeriği ile fayda sağlamayı, yeni bağlantılar edinmeyi önemsemelisiniz. Sürekli araştırma, geliştirme içinde bulunmanız shedeflerinize ulaşmanız için büyük katkı sağlayacak.
Eğer iyi bir yazarsanız, yazdıklarınız okunuyor ve ilgi çekiyorsa en önemli aşamayı başarı ile geçmişsiniz demek. Sizin blogunuzda yazdıklarınızdan faydalananlar, yeni bilgiler öğrenmek için sitenizi daha çok ziyaret edecek. Sadece ziyaret etmekle kalmayacaklar, yazılarınızı sosyal ağlarda paylaşacaklar, sizleri çevrelerindeki kişilere tavsiye edecekler. Ya sonrası? Gelelim en can alıcı noktaya...
Blogunuzdan nasıl para kazanacaksınız?
Blogunuz popülerleştikçe arama motorunda daha üst sıralarda listelenmeye başlayacaksınız. Daha fazla trafik çekeceksiniz. İçerikleriniz ile benzer olan Google reklamları daha fazla tıklanacak. Kaliteli bir siteye sahip olduğunuz için daha fazla tanıtım yazısı alacaksınız. Banner reklam vermek, çekiliş sponsoru olmak isteyenler çıkacak. Bitmedi, size belli konularda ücretle yazılar yazdırmayı talep eden kişiler ya da şirketler de olacak. Tüm bunların yanında danışmanlık teklifleri alabilir, seminerlerde ve panellerde konuşmacı olarak da boy gösterebilirsiniz.
Blog yazarak para kazanmak, sadece Adsense reklamı yayınlamaktan ibaret değil. Sizin çabalarınız da önemli. Kazançlarınızı artırabilir ve çeşitlendirebiliriz.
Formülü burada: "Gerçekten istikrarlı bir şekilde çalışmak, değerli içerik üretmek ve bağlantılarınızı artırmak."
10 Eylül 2013 Salı
Blog yazarlığının bana öğrettiği 35 şey
Medya İstasyonu henüz 5 aylık bir blog. Bu blogu oluşturmadan önce blog yazarlığı hakkında uzunca bir süre araştırma yaptım. Blog yazarlığı hakkında yazılmış yazıların birçoğunu okudum.
Daha sonra blog yazarlığı hakkında "benim de yazacak bir şeylerim var" diyerek Medya İstasyonu ile blogculuk serüvenine başladım. Amacım özgün ve fayda sağlayıcı içerikleri üreterek okuyucular bir nebze de olsa fayda sağlamaktı.
Geçen 5 aylık süreçte kendi açımdan önemli bir mesafe kat ettiğime inanıyorum. Yazdığım birçok yazının ilgiyle okunması, yorum alması sadık bir okur kitlesinin oluşması beni çok mutlu etti.
Blog yazmak, gerçekten emek isteyen bir uğraş. Sabretmek ve düzenli olarak çalışmak gerekiyor. Maalesef bir noktaya kolay gelme isteği ağır bastığı için nitelikli blogların ortaya çıkması çok zor oluyor.
5 ayda neler öğrendim?
-Blog yazarlığının ciddi anlamda emek isteyen, istikrar isteyen bir uğraş olduğunu öğrendim.
-Birçok değerli blogu ve blog yazarını tanıma fırsatı edindim.
-Yazı yazarak para kazanmanın püf noktalarını ayrıntılı bir şekilde öğrendim.
-Gerçek anlamda, nitelikli yazı yazarak ciddi bir gelir elde edilebileceğini öğrendim.
-Bloglar için sosyal medyanın önemli bir trafik kaynağı olduğunu öğrendim.
-Blog yazarlığının insanın ufkunu genişlettiğini öğrendim.
-Daha fazla kitap okuma alışkanlığı edindim.
-Bloglar hakkında yazılmış kitapların çok az olduğunun farkına vardım.
-Birçok kişide yorum yazma kültürünün gelişmediğini öğrendim.
-İnternet dünyasında "Hocam" kelimesinin en popüler hitap cümlesi olduğunu öğrendim.
-"SEO uyumlu makale yazarıyım" diye geçinenlerin yazma yeteneğinden son derece yoksun olduğunu öğrendim.
-Makale yazarlığı piyasasında 100 kelime 1 TL, 0, 75 kuruş gibi bir piyasa yapısı sayesinde emeğin nasıl sömürüldüğünü öğrendim.
-Tanıtım yazısı piyasasında sitelerin nasıl link çöplüğüne döndüğünü öğrendim.
-Blogların SEO adı altında nasıl spam yorum bombardımanına tutulduğunu öğrendim.
-Özgün içerik kavramının ne olduğunu bilmeyen kişilerin nasıl "uzman" olduğunu öğrendim.
-"SEO ve sosyal medya uzmanı" ünvanına sahip birçok kişinin olduğunu öğrendim.
-Blogların aslında ne kadar önemli bir konumda olduğunu ve hala değerinin gerçek anlamda bilinmediğini öğrendim.
-Webmaster forumlarında ticaret işlerininin ne şekilde döndüğünü yakından takip etme fırsatım oldu.
-Blog yazarak para kazanmanın çok pohpohlanan bir konu olduğu olduğunu öğrendim.
-İnternetten para kazanmak denilince akla ilk gelenlerinden birinin blog yazmak olduğunu öğrendim.
-Blog yazarlığında içerik üretiminin çoğu zaman ikinci plana itilen bir uğraş olduğunu gözlemledim.
-Sık sık tema değiştirmenin bazı blog yazarlarında bir hastalık olduğu kanısına vardım.
-Yazarak para kazanılacağını iddia eden setlerin gerçek anlamda bir işe yaramadığını öğrendim.
-Blog yazarlığına yeni başlayanların içerik üretiminden çok blog çekilişi düzenleyerek ziyaretçi çekme çabalarına tanık oldum.
-Blog yazmanın kariyer için önemli bir uğraş olduğunu öğrendim.
-Blog yazarlığı hakkında başvurulan, zaman zaman görüş alınan biri olmaya başladığımı gözlemledim.
-Birçok kişi ve firmadan iş teklifi aldım.
-Blog yazarlığı macerasında bir sürü blog açan ve umduğunu bulamayan aceleci kişilerin bunları nasıl çöp bloglar haline getirdiğini gözlemledim.
-Birçok blog yazısının ciddi imla hataları içerdiğini gördüm.
-Makale yazarlığı yaptığı halde Türkçe'yi yanlış kullanan kişilerin sayısının son derece fazla olduğunu gördüm.
-Yazmanın bir yetenek işi olduğunu öğrendim.
-Ziyaretçi çekmek, tık başına ücret ödeyen reklam programlarından daha fazla para kazanmak uğruna her türden içeriklerin yer aldığı blogların blogculuk ruhu ile örtüşmediğini gözlemledim.
-Blogcuların daha fazla sosyal olması gerektiğini öğrendim.
-Blogların yakın gelecekte yeniden yükselişe geçeceğine dair beklentilerin fazla olduğunu öğrendim.
-Son olarak blog yazarlığını hakkıyla yapan kişilerin er ya da geç iyi bir konuma erişmesinin imkansız olmadığını öğrendim.
Blog yazarlığına başladığınızdan bu yana sizler neler öğrendiniz?
Siz de bu tür bir yazı kaleme alırsanız memnun olurum.
Daha sonra blog yazarlığı hakkında "benim de yazacak bir şeylerim var" diyerek Medya İstasyonu ile blogculuk serüvenine başladım. Amacım özgün ve fayda sağlayıcı içerikleri üreterek okuyucular bir nebze de olsa fayda sağlamaktı.
Geçen 5 aylık süreçte kendi açımdan önemli bir mesafe kat ettiğime inanıyorum. Yazdığım birçok yazının ilgiyle okunması, yorum alması sadık bir okur kitlesinin oluşması beni çok mutlu etti.
Blog yazmak, gerçekten emek isteyen bir uğraş. Sabretmek ve düzenli olarak çalışmak gerekiyor. Maalesef bir noktaya kolay gelme isteği ağır bastığı için nitelikli blogların ortaya çıkması çok zor oluyor.
5 ayda neler öğrendim?
-Blog yazarlığının ciddi anlamda emek isteyen, istikrar isteyen bir uğraş olduğunu öğrendim.
-Birçok değerli blogu ve blog yazarını tanıma fırsatı edindim.
-Yazı yazarak para kazanmanın püf noktalarını ayrıntılı bir şekilde öğrendim.
-Gerçek anlamda, nitelikli yazı yazarak ciddi bir gelir elde edilebileceğini öğrendim.
-Bloglar için sosyal medyanın önemli bir trafik kaynağı olduğunu öğrendim.
-Blog yazarlığının insanın ufkunu genişlettiğini öğrendim.
-Daha fazla kitap okuma alışkanlığı edindim.
-Bloglar hakkında yazılmış kitapların çok az olduğunun farkına vardım.
-Birçok kişide yorum yazma kültürünün gelişmediğini öğrendim.
-İnternet dünyasında "Hocam" kelimesinin en popüler hitap cümlesi olduğunu öğrendim.
-"SEO uyumlu makale yazarıyım" diye geçinenlerin yazma yeteneğinden son derece yoksun olduğunu öğrendim.
-Makale yazarlığı piyasasında 100 kelime 1 TL, 0, 75 kuruş gibi bir piyasa yapısı sayesinde emeğin nasıl sömürüldüğünü öğrendim.
-Tanıtım yazısı piyasasında sitelerin nasıl link çöplüğüne döndüğünü öğrendim.
-Blogların SEO adı altında nasıl spam yorum bombardımanına tutulduğunu öğrendim.
-Özgün içerik kavramının ne olduğunu bilmeyen kişilerin nasıl "uzman" olduğunu öğrendim.
-"SEO ve sosyal medya uzmanı" ünvanına sahip birçok kişinin olduğunu öğrendim.
-Blogların aslında ne kadar önemli bir konumda olduğunu ve hala değerinin gerçek anlamda bilinmediğini öğrendim.
-Webmaster forumlarında ticaret işlerininin ne şekilde döndüğünü yakından takip etme fırsatım oldu.
-Blog yazarak para kazanmanın çok pohpohlanan bir konu olduğu olduğunu öğrendim.
-İnternetten para kazanmak denilince akla ilk gelenlerinden birinin blog yazmak olduğunu öğrendim.
-Blog yazarlığında içerik üretiminin çoğu zaman ikinci plana itilen bir uğraş olduğunu gözlemledim.
-Sık sık tema değiştirmenin bazı blog yazarlarında bir hastalık olduğu kanısına vardım.
-Yazarak para kazanılacağını iddia eden setlerin gerçek anlamda bir işe yaramadığını öğrendim.
-Blog yazarlığına yeni başlayanların içerik üretiminden çok blog çekilişi düzenleyerek ziyaretçi çekme çabalarına tanık oldum.
-Blog yazmanın kariyer için önemli bir uğraş olduğunu öğrendim.
-Blog yazarlığı hakkında başvurulan, zaman zaman görüş alınan biri olmaya başladığımı gözlemledim.
-Birçok kişi ve firmadan iş teklifi aldım.
-Blog yazarlığı macerasında bir sürü blog açan ve umduğunu bulamayan aceleci kişilerin bunları nasıl çöp bloglar haline getirdiğini gözlemledim.
-Birçok blog yazısının ciddi imla hataları içerdiğini gördüm.
-Makale yazarlığı yaptığı halde Türkçe'yi yanlış kullanan kişilerin sayısının son derece fazla olduğunu gördüm.
-Yazmanın bir yetenek işi olduğunu öğrendim.
-Ziyaretçi çekmek, tık başına ücret ödeyen reklam programlarından daha fazla para kazanmak uğruna her türden içeriklerin yer aldığı blogların blogculuk ruhu ile örtüşmediğini gözlemledim.
-Blogcuların daha fazla sosyal olması gerektiğini öğrendim.
-Blogların yakın gelecekte yeniden yükselişe geçeceğine dair beklentilerin fazla olduğunu öğrendim.
-Son olarak blog yazarlığını hakkıyla yapan kişilerin er ya da geç iyi bir konuma erişmesinin imkansız olmadığını öğrendim.
Blog yazarlığına başladığınızdan bu yana sizler neler öğrendiniz?
Siz de bu tür bir yazı kaleme alırsanız memnun olurum.
9 Eylül 2013 Pazartesi
Blog yazarak para kazanmak hakkında en çok arananlar
Blog yazarak para kazanmak, internette en çok aratılan anahtar kelimelerden biri. Birçok kişi blog yazarak nasıl para kazanabileceğinin yollarını arıyor. Blog yazarak para kazanmak konusu ile ilgili o kadar çok şey yazılmış ki...
Bu yazımda blog yazarak para kazanmak ile ilgili en çok aratılan anahtar kelime grubu konusunda farklı bir bakış açısı sunmak istedim.
Blog yazarak para kazanma yolları
Bu başlık, internetten para kazanmak ile ilgili standart bilgilerin yer aldığı birçok sitede var. Bu sitelerin adeta kurtarıcısı konumunda. Blog yazarak para kazanmak isteyenlerin meraklı arayışları için favori.
Blog yazarlığı ile internetten para kazanmak
Blog yazarlığı, para kazanmak ile birlikte anılan bir uğraş. Blog yazarlığı ile internet üzerinden para kazanmak ile ilgili klasik bilgiler anlatılıyor. Farklı söylemlere ihtiyaç duyuyoruz. Bu çağrıya kulak verin!
Blog yazarak nasıl para kazanılır?
Blog yazarak nasıl para kazanılacağı, püf noktalar anlatılıyor. Bu başlık altında yazılan yazıların hepsi neredeyse aynı. Tam bir bilgi kirliliği.
Blog yazarak para kazanma nedir?
Blog yazarak para kazanmayı tanımlamak için sorulmuş bir klasik soru daha. Bloglardan para kazanma hakkında yeterli bilgisi olmayanları hedefliyor.
Blog yaz, kazan
"Kazı kazan" gibi tahrik edici bir cümle. Bu başlık altında blog yazan herkesin çok kolay bir şekilde para kazanacağını iddia eden hayali yazılar yer alıyor.
Güncel blog yazarak para kazanmak
Güncel bir blog yazarak nasıl para kazanılacağı ile ilgili hayati öneriler. Keşke yazıyı yazanlar da para kazanmanın yolunu bilseydi.
Blog yazarak para kazanmaya var mısınız?
Blog yazarlığına sadece para kazanmak için bir davet gibi algılıyorum. Yokum diyenler uzun vadede para kazanamayacak mı?
Bir blogdan para kazanmak için ne yapmalıyım?
Blog yazarlığına yeni başlayan, ne yapacağını bilemeyen, sağdan soldan öğrendiği blog yazarak para kazanmak olayı ile ilgili tatminkar içerikler arayanların favori sorusu.
Blog yazarak para kazanma teknikleri
Bu başlık altında hep aynı teknikler sıralanır. Kopyala-yapıştır yani. Google Adsense, makale yazarlığı, satış ortaklığı vb. Daha farklı öneriler sunanlara henüz rastlanılmadı.
Blog yazarak para kazanma yöntemi anlatım
Burada da resim ya da videolar eşliğinde yine klasikleşmiş söylemlerle yoğurulmuş birtakım anlatımlar. "Sözde profesyonel" blogcular tarafından hazırlanıyor.
Blog yazarak para kazanmak mümkün mü?
Bu soruyu en çok blog yazarlığına yeni başlayanlar aratıyor. Blog yazıyorum ama bu yazdıklarım yarın öbür gün bana para kazandırır mı? Köşeyi döner miyim? gibi soruları merak edenlerin favorisi.
Evde blog yazarak para kazanmak
Blog yazarlığını evde yapan, çok sosyal hayatı olmayan, internetten para kazanmanın kolay yollarını arayan ve gününün büyük kısmını internette geçirenlerin cevap aradığı bir anahtar kelime.
Bu yazımda blog yazarak para kazanmak ile ilgili en çok aratılan anahtar kelime grubu konusunda farklı bir bakış açısı sunmak istedim.
Blog yazarak para kazanma yolları
Bu başlık, internetten para kazanmak ile ilgili standart bilgilerin yer aldığı birçok sitede var. Bu sitelerin adeta kurtarıcısı konumunda. Blog yazarak para kazanmak isteyenlerin meraklı arayışları için favori.
Blog yazarlığı ile internetten para kazanmak
Blog yazarlığı, para kazanmak ile birlikte anılan bir uğraş. Blog yazarlığı ile internet üzerinden para kazanmak ile ilgili klasik bilgiler anlatılıyor. Farklı söylemlere ihtiyaç duyuyoruz. Bu çağrıya kulak verin!
Blog yazarak nasıl para kazanılır?
Blog yazarak nasıl para kazanılacağı, püf noktalar anlatılıyor. Bu başlık altında yazılan yazıların hepsi neredeyse aynı. Tam bir bilgi kirliliği.
Blog yazarak para kazanma nedir?
Blog yazarak para kazanmayı tanımlamak için sorulmuş bir klasik soru daha. Bloglardan para kazanma hakkında yeterli bilgisi olmayanları hedefliyor.
Blog yaz, kazan
"Kazı kazan" gibi tahrik edici bir cümle. Bu başlık altında blog yazan herkesin çok kolay bir şekilde para kazanacağını iddia eden hayali yazılar yer alıyor.
Güncel blog yazarak para kazanmak
Güncel bir blog yazarak nasıl para kazanılacağı ile ilgili hayati öneriler. Keşke yazıyı yazanlar da para kazanmanın yolunu bilseydi.
Blog yazarak para kazanmaya var mısınız?
Blog yazarlığına sadece para kazanmak için bir davet gibi algılıyorum. Yokum diyenler uzun vadede para kazanamayacak mı?
Bir blogdan para kazanmak için ne yapmalıyım?
Blog yazarlığına yeni başlayan, ne yapacağını bilemeyen, sağdan soldan öğrendiği blog yazarak para kazanmak olayı ile ilgili tatminkar içerikler arayanların favori sorusu.
Blog yazarak para kazanma teknikleri
Bu başlık altında hep aynı teknikler sıralanır. Kopyala-yapıştır yani. Google Adsense, makale yazarlığı, satış ortaklığı vb. Daha farklı öneriler sunanlara henüz rastlanılmadı.
Blog yazarak para kazanma yöntemi anlatım
Burada da resim ya da videolar eşliğinde yine klasikleşmiş söylemlerle yoğurulmuş birtakım anlatımlar. "Sözde profesyonel" blogcular tarafından hazırlanıyor.
Blog yazarak para kazanmak mümkün mü?
Bu soruyu en çok blog yazarlığına yeni başlayanlar aratıyor. Blog yazıyorum ama bu yazdıklarım yarın öbür gün bana para kazandırır mı? Köşeyi döner miyim? gibi soruları merak edenlerin favorisi.
Evde blog yazarak para kazanmak
Blog yazarlığını evde yapan, çok sosyal hayatı olmayan, internetten para kazanmanın kolay yollarını arayan ve gününün büyük kısmını internette geçirenlerin cevap aradığı bir anahtar kelime.
8 Eylül 2013 Pazar
Blog yazarlarının cevaplaması gereken 9 soru
Bir blog sitesinin popüler olması, ciddi bir okur kitlesine sahip olması zamanla gerçekleşecek bir şey. Blogunun bir anda iyi bir noktaya gelmesini isteyen aceleci blog yazarları bu süreçte birçok hayata kapılabiliyor.
Daha önceki yazılarımda da blog yazarlığının aceleye gelmemesi gerektiğinin altını çizmiştim. Blog yazarlığında gerçek anlamda başarı için açılan bloga dört elle sarılmak lazım.
Blog yazarlığı sürecinde kendinize sormanız gereken 9 temel soru var.
Blogum için seçtiğim konu hakkında içerik üretirken zorlanacak mıyım?
Seçtiğiniz blog konusu ile ilgi içerik üretirken sıkıntı yaşamanız, blog yazarlığı sürecinizin sancılı geçmesine neden olabilir. Zor bir şekilde ürettiğiniz içerik, sizi zaman içerisinde daha az periyotlarda yazı yazmaya itebilir. "Konuda yazacak bir şeyler bulmak zor, her zaman yazı yazmasam da olur" diye düşünmeniz zaman içinde blogunuza karşı daha mesafeli olmanıza da neden olabilir.
Konu, sürdürülebilir bir içeriğe sahip mi? Yoksa sınırlı mı?
Bazı konularda sürekli yeni içerikler üretmek ve içerik hazırlama sürecini keyifli bir şekilde geçirmek kolaydır. Seçtiğiniz konu ile ilgili yeterli kaynak yoksa içeriğinizin sürekli olması çok zordur. Bu yüzden devamı olan, geliştirilebilen konularda blog yazmanız sürecin sağlıklı işlemesi açısından sizin yararınıza olacak.
Seçtiğim konu ne kadar popüler?
Teknoloji, spor, internet dünyası vb. konular sürekli popülerdir. Bu konular dahilinde her gün bir sürü yeni gelişme olabilir. Bu tür konulara ilgi her zaman olduğu için farklı bakış açıları ile yazdığınız yazıların ziyaretçi çekmesi zor olmaz. İnsanlar bir ürün ya da yenilik hakkında farklı bakış açısı ile yazılmış ve bir solukta okunabilen yazıları sever.
Blog konum gelecek vaat ediyor mu?
Seçtiğiniz blog konusunun blogunuza her zaman ziyaretçi getirebilecek türden olmasına özen göstermelisiniz. İnternette referans olarak kullanılabilecek konular ilgi çekici olabiliyor.
Örneğin blog yazarlığı hakkında yazılan faydalı içerikler. Ya da sosyal medya, SEO, içerik pazarlama vb. Blog açmaya karar verenlerin en çok aratacağı kelimeler az çok bellidir. "Blog açmak, blog yazmak, blog yazarlığı, blog yazarlığı nasıl yapılır, blog teması nasıl yüklenir? vb. "
Bu tür konular sürekli günceldir ve ciddi anlamda ziyaretçi getirebilir. İçerikleriniz gerçek anlamda fayda sağlayıcı nitelik taşıyorsa yapılan sorgularda üst sıralarda yer alabilir.
Ne sıklıkta içerik üretebilirim?
Sürekli güncel bir konuya sahip blogunuz varsa düzenli içerikler üretmeniz önemlidir. Farklı bakış açısı ile yazılan, okura keyif veren içerikler sadık okuyucu kitlesi oluşturmanıza imkan sağlar. Okurlar, düzenli güncellenen siteleri severler. En kötü ihtimal haftada 1-2 kez özgün içerik üretmelisiniz.
Blog tanıtımını nasıl yapabilirim?
Blog tanıtımını yapmanın birçok yolu vardır. Sosyal medya paylaşımları, arkadaş çevreleri, forum siteleri, diğer blog yazarları ile iletişim, ücretli ya da ücretsiz tanıtım yazısı yayınlatma ve reklam. Hangi seçenekler uygunsa onları tercih edin. Bence bir blogunun tanıtımını en iyi şekilde yapan diğer bloglar ve blog yazarlarıdır. Blogun tanıtımı, bloglarda olmalı.
Seçtiğim konu ile ilgili yayın yapan başka bloglar var mı?
Seçtiğiniz blog konusu ile alakalı içeriklere sahip birçok blog olabilir. Burada fark yaratmak önemli. Sizin kendi cümleleriniz ile tamamen özgün bir şekilde yazılar kaleme almanız faydalı olacaktır. Blog konunuz ile ilgili yayın yapan blogları inceleyin.
Neler yazdıklarını ve yazmadıklarını gözlemleyin. Yazı planınızı buna göre yapın. Az değinilmiş ya da hiç değinilmemiş bir konular üzerine yoğunlaşabilirsiniz. Örneğin; internette birçok haber sitesi var. Hepsinde çok sayıda benzer içerik var. Buna rağmen hepsinin bir ziyaretçi kitlesi var. Sizin blogunuzun neden olmasın?
Seçtiğim konudaki rekabet düzeyi ne durumda?
Rekabetin kıyasıya yaşandığı konularda benzersiz ve özgün içerik üretimi hayati önem taşıyor. Bu yüzden bu konular hakkında ciddi anlamda fayda sağlayıcı ve diğer sitelerde yer almayan türde içerikler üretmek gerekiyor.
Mesela; Teknoloji, sosyal medya pazarlama, içerik pazarlama, SEO vb. konular ile ilgili yayın yapan bir sürü güçlü site var. Bunların arasında yer almanız ve fark yaratmanız için ciddi anlamda çalışmalısınız. Rekabetin az olduğu konuları seçmeniz o alanda başvuru kaynağı olmanız açısından büyük öneme sahip.
Seçtiğim konu bana gelecekte para kazandırabilir mi?
Seçtiğiniz blog konusunun size para kazandırması uzun vadede olabilecek bir şey. Konunuzun geleceği varsa ve güncelliğini sürekli koruyorsa size blog yazarak para kazandırması zor değildir. Blog yazarlığı hakkında nitelikli içerikler ürettiğiniz blogunuz sayesinde şirketlerden kurumsal blog sitesi yönetimi için iş teklifi alabilirsiniz. Ya da içerik ajanslarından içerik yazarlığı teklifi alabilirsiniz.
Sosyal medya pazarlaması ile ilgili yararlı içerikler ürettiğiniz blogunuz sayesinde sosyal medya ajanslarından teklif almanız mümkün. Bu tür örnekleri çoğaltabiliriz.
Bunların yanı sıra ziyaretçi trafiğiniz ortalama bir düzeyde ise tanıtım yazısı satışı, Google Adsense vb. reklamları yayınlama, link satışı, banner reklam gibi seçenekleri de göz önünde bulundurabilirsiniz.
Blog yazarlığında başarı için 3 formül
Daha önceki yazılarımda da blog yazarlığının aceleye gelmemesi gerektiğinin altını çizmiştim. Blog yazarlığında gerçek anlamda başarı için açılan bloga dört elle sarılmak lazım.
Blog yazarlığı sürecinde kendinize sormanız gereken 9 temel soru var.
Blogum için seçtiğim konu hakkında içerik üretirken zorlanacak mıyım?
Seçtiğiniz blog konusu ile ilgi içerik üretirken sıkıntı yaşamanız, blog yazarlığı sürecinizin sancılı geçmesine neden olabilir. Zor bir şekilde ürettiğiniz içerik, sizi zaman içerisinde daha az periyotlarda yazı yazmaya itebilir. "Konuda yazacak bir şeyler bulmak zor, her zaman yazı yazmasam da olur" diye düşünmeniz zaman içinde blogunuza karşı daha mesafeli olmanıza da neden olabilir.
Konu, sürdürülebilir bir içeriğe sahip mi? Yoksa sınırlı mı?
Bazı konularda sürekli yeni içerikler üretmek ve içerik hazırlama sürecini keyifli bir şekilde geçirmek kolaydır. Seçtiğiniz konu ile ilgili yeterli kaynak yoksa içeriğinizin sürekli olması çok zordur. Bu yüzden devamı olan, geliştirilebilen konularda blog yazmanız sürecin sağlıklı işlemesi açısından sizin yararınıza olacak.
Seçtiğim konu ne kadar popüler?
Teknoloji, spor, internet dünyası vb. konular sürekli popülerdir. Bu konular dahilinde her gün bir sürü yeni gelişme olabilir. Bu tür konulara ilgi her zaman olduğu için farklı bakış açıları ile yazdığınız yazıların ziyaretçi çekmesi zor olmaz. İnsanlar bir ürün ya da yenilik hakkında farklı bakış açısı ile yazılmış ve bir solukta okunabilen yazıları sever.
Blog konum gelecek vaat ediyor mu?
Seçtiğiniz blog konusunun blogunuza her zaman ziyaretçi getirebilecek türden olmasına özen göstermelisiniz. İnternette referans olarak kullanılabilecek konular ilgi çekici olabiliyor.
Örneğin blog yazarlığı hakkında yazılan faydalı içerikler. Ya da sosyal medya, SEO, içerik pazarlama vb. Blog açmaya karar verenlerin en çok aratacağı kelimeler az çok bellidir. "Blog açmak, blog yazmak, blog yazarlığı, blog yazarlığı nasıl yapılır, blog teması nasıl yüklenir? vb. "
Bu tür konular sürekli günceldir ve ciddi anlamda ziyaretçi getirebilir. İçerikleriniz gerçek anlamda fayda sağlayıcı nitelik taşıyorsa yapılan sorgularda üst sıralarda yer alabilir.
Ne sıklıkta içerik üretebilirim?
Sürekli güncel bir konuya sahip blogunuz varsa düzenli içerikler üretmeniz önemlidir. Farklı bakış açısı ile yazılan, okura keyif veren içerikler sadık okuyucu kitlesi oluşturmanıza imkan sağlar. Okurlar, düzenli güncellenen siteleri severler. En kötü ihtimal haftada 1-2 kez özgün içerik üretmelisiniz.
Blog tanıtımını nasıl yapabilirim?
Blog tanıtımını yapmanın birçok yolu vardır. Sosyal medya paylaşımları, arkadaş çevreleri, forum siteleri, diğer blog yazarları ile iletişim, ücretli ya da ücretsiz tanıtım yazısı yayınlatma ve reklam. Hangi seçenekler uygunsa onları tercih edin. Bence bir blogunun tanıtımını en iyi şekilde yapan diğer bloglar ve blog yazarlarıdır. Blogun tanıtımı, bloglarda olmalı.
Seçtiğim konu ile ilgili yayın yapan başka bloglar var mı?
Seçtiğiniz blog konusu ile alakalı içeriklere sahip birçok blog olabilir. Burada fark yaratmak önemli. Sizin kendi cümleleriniz ile tamamen özgün bir şekilde yazılar kaleme almanız faydalı olacaktır. Blog konunuz ile ilgili yayın yapan blogları inceleyin.
Neler yazdıklarını ve yazmadıklarını gözlemleyin. Yazı planınızı buna göre yapın. Az değinilmiş ya da hiç değinilmemiş bir konular üzerine yoğunlaşabilirsiniz. Örneğin; internette birçok haber sitesi var. Hepsinde çok sayıda benzer içerik var. Buna rağmen hepsinin bir ziyaretçi kitlesi var. Sizin blogunuzun neden olmasın?
Seçtiğim konudaki rekabet düzeyi ne durumda?
Rekabetin kıyasıya yaşandığı konularda benzersiz ve özgün içerik üretimi hayati önem taşıyor. Bu yüzden bu konular hakkında ciddi anlamda fayda sağlayıcı ve diğer sitelerde yer almayan türde içerikler üretmek gerekiyor.
Mesela; Teknoloji, sosyal medya pazarlama, içerik pazarlama, SEO vb. konular ile ilgili yayın yapan bir sürü güçlü site var. Bunların arasında yer almanız ve fark yaratmanız için ciddi anlamda çalışmalısınız. Rekabetin az olduğu konuları seçmeniz o alanda başvuru kaynağı olmanız açısından büyük öneme sahip.
Seçtiğim konu bana gelecekte para kazandırabilir mi?
Seçtiğiniz blog konusunun size para kazandırması uzun vadede olabilecek bir şey. Konunuzun geleceği varsa ve güncelliğini sürekli koruyorsa size blog yazarak para kazandırması zor değildir. Blog yazarlığı hakkında nitelikli içerikler ürettiğiniz blogunuz sayesinde şirketlerden kurumsal blog sitesi yönetimi için iş teklifi alabilirsiniz. Ya da içerik ajanslarından içerik yazarlığı teklifi alabilirsiniz.
Sosyal medya pazarlaması ile ilgili yararlı içerikler ürettiğiniz blogunuz sayesinde sosyal medya ajanslarından teklif almanız mümkün. Bu tür örnekleri çoğaltabiliriz.
Bunların yanı sıra ziyaretçi trafiğiniz ortalama bir düzeyde ise tanıtım yazısı satışı, Google Adsense vb. reklamları yayınlama, link satışı, banner reklam gibi seçenekleri de göz önünde bulundurabilirsiniz.
Blog yazarlığında başarı için 3 formül
27 Ağustos 2013 Salı
Acemi bir blogger'ın itirafları
Blog yazarlarının yazma sürecini ve blog yazılarının kalitesini etkileyen birçok faktörün olduğunu biliyoruz. Okunabilir ve nitelikli bir blog yazısı yazmak, her zaman mümkün olmuyor.
Çoğu blog yazarı "Blog yazısı yazmam lazım, bloguma içerik eklemeliyim, blogumu sürekli güncel tutmak durumundayım" gibi kaygılar taşıyor.
Gözlemlediğim kadarıyla bu tür kaygıların blog yazarlığına yeni başlayan kişilerde daha fazla. Çünkü kısa bir sürede kendilerini kanıtlama ve daha fazla ziyaretçiye ulaşma ya da blog sayesinde para kazanma telaşına düşüyorlar.
Blog yazarlığı, acelecilik ile sürdürülebilecek bir uğraş değil.
Diğer her şeyde olduğu gibi blog yazarlığında da gerçek anlamda zamana ihtiyaç var. Sabırlı olmalısınız, emek harcamalısınız. Kısacası çok çalışmalısınız.
Bloglar hakkında şunu da unutmamak lazım:
Bloglar, haber siteleri gibi anlık güncellenen, hızlı veri akışının olduğu mecralar değil. Bu yüzden sürekli içerik eklenecek, güncel tutalacak diye bir kural yok.
Her gün yazı yazacak durumda olmayabilirsiniz. Keyfiniz yoktur, hasta olabilirsiniz, işiniz olabilir, ailenize vakit ayırabilirsiniz, ders çalışmak durumunda olabilirsiniz vb.
Blogunuzu ziyaret edenlerin sayısında dalgalanmalar olabilir. Bazı zamanlar hiç ummadığınız kadar trafik alabilirsiniz. Bu durum sizi hem sevindirebilir hem üzebilir.
Blog yazarlığı serüveninizde her şeye hazırlıklı olmanız lazım. Olumsuz durumlarda ne yapacağınıza dair bir kriz yönetimi planınız yoksa blog yazarlığından çabuk soğuyabilirsiniz.
Bu yazımda blog yazarlığına kulaktan dolma bilgiler ile başlayan ve her blog denemesi hüsranla sonuçlanan birinin kısa hikayesini paylaşacağım.
Geçtiğimiz günlerde bir gece vakti blog yazarı olmak isteyen bir arkadaştan mail aldım. Mailinde bana şimdiye kadar onlarca farklı konuda ve isimde blog açtığını ve hiçbir blogunun başarılı olmadığını söyledi. Bundan sonra açacağı blogun başarılı olmasını, daha fazla ziyaretçi çekmesini ve para kazandırması istediğini dile getirdi. Bana bu konuda kendisine yardım edip edemeyeceğimi sordu.
Kendisine sadece şu soruyu sordum: "Neden bu kadar çok blog açtınız?"
Verdiği cevap:
"İnternetten yaptığım araştırmalarda blog yazarak çok kolay bir şekilde büyük paralar kazanabileceğimi öğrendim. Bloglar hakkında her yazılan para kazanmak noktasına çıkıyordu. Bu bana çok cazip geldi. Çünkü paraya da ihtiyacım vardı. O heyecanla bloguma daha fazla ziyaretçi alsın ve daha çok kazanayım diye her türden içerik ekledim. Aceleciydim.
Genelde kopyala-yapıştır olarak bir şeyler ekliyordum. İçerik sayısı arttıktan sonra Adsense reklamlarını öğrendim ve onları da ekledim. İlk başlarda hemen hemen her gün tema değiştirdim. Birkaç gün böyle devam etti. Beklediğim ziyaretçiler gelmeyince blogdan soğumaya başladım.
Bu blog tutmadı dedim ve başka bir konuda yeniden bir blog açtım. Bu süreç kısa sürede istediklerime ulaşamadığım için uzunca bir zaman böyle devam etti. Sonunda ne para kazanabildim, ne yazı yazabildim ne de okur kazanabildim. Ben blog yazmayı hep kolay olarak gördüm. Açmakla işin bitmediğini iyi anladım. Yine bir şeyler araştırırken sizin faydalı bilgilerin yer aldığı blogunuza denk geldim. Yazdığınız çoğu yazıyı okudum. Bundan sonra hata yapmak istemiyorum. Ne yapayım da başarılı bir blog yazarı olayım? Lütfen bana profesyonel bir yol gösterin."
2 atasözü:
"Sabreyle işine, hayır gelsin başına"
( Bir işi yaparken acele etmez, sabrederseniz hayırlı sonuçlara varırsınız.)
"Ağır giden yol alır, hızlı giden yolda kalır."
(Gittiğimiz yolda, tuttuğumuz işte ilerlemek istiyorsak acele edip telâşa düşmemeliyiz. Yavaş yavaş ama güvenli, gerekli bir tempoda, emin adımlarla yürümeliyiz. Böyle hareket etmezsek, aceleciliğimiz yüzünden sürçebilir, yolumuzu şaşırabilir, sonuca da ulaşamayız.)
"Bu hususta benim de yazacaklarım var" diyorsanız yorumlarınızı bekliyorum.
Çoğu blog yazarı "Blog yazısı yazmam lazım, bloguma içerik eklemeliyim, blogumu sürekli güncel tutmak durumundayım" gibi kaygılar taşıyor.
Gözlemlediğim kadarıyla bu tür kaygıların blog yazarlığına yeni başlayan kişilerde daha fazla. Çünkü kısa bir sürede kendilerini kanıtlama ve daha fazla ziyaretçiye ulaşma ya da blog sayesinde para kazanma telaşına düşüyorlar.
Blog yazarlığı, acelecilik ile sürdürülebilecek bir uğraş değil.
Diğer her şeyde olduğu gibi blog yazarlığında da gerçek anlamda zamana ihtiyaç var. Sabırlı olmalısınız, emek harcamalısınız. Kısacası çok çalışmalısınız.
Bloglar hakkında şunu da unutmamak lazım:
Bloglar, haber siteleri gibi anlık güncellenen, hızlı veri akışının olduğu mecralar değil. Bu yüzden sürekli içerik eklenecek, güncel tutalacak diye bir kural yok.
Her gün yazı yazacak durumda olmayabilirsiniz. Keyfiniz yoktur, hasta olabilirsiniz, işiniz olabilir, ailenize vakit ayırabilirsiniz, ders çalışmak durumunda olabilirsiniz vb.
Blogunuzu ziyaret edenlerin sayısında dalgalanmalar olabilir. Bazı zamanlar hiç ummadığınız kadar trafik alabilirsiniz. Bu durum sizi hem sevindirebilir hem üzebilir.
Blog yazarlığı serüveninizde her şeye hazırlıklı olmanız lazım. Olumsuz durumlarda ne yapacağınıza dair bir kriz yönetimi planınız yoksa blog yazarlığından çabuk soğuyabilirsiniz.
Bu yazımda blog yazarlığına kulaktan dolma bilgiler ile başlayan ve her blog denemesi hüsranla sonuçlanan birinin kısa hikayesini paylaşacağım.
Geçtiğimiz günlerde bir gece vakti blog yazarı olmak isteyen bir arkadaştan mail aldım. Mailinde bana şimdiye kadar onlarca farklı konuda ve isimde blog açtığını ve hiçbir blogunun başarılı olmadığını söyledi. Bundan sonra açacağı blogun başarılı olmasını, daha fazla ziyaretçi çekmesini ve para kazandırması istediğini dile getirdi. Bana bu konuda kendisine yardım edip edemeyeceğimi sordu.
Kendisine sadece şu soruyu sordum: "Neden bu kadar çok blog açtınız?"
Verdiği cevap:
"İnternetten yaptığım araştırmalarda blog yazarak çok kolay bir şekilde büyük paralar kazanabileceğimi öğrendim. Bloglar hakkında her yazılan para kazanmak noktasına çıkıyordu. Bu bana çok cazip geldi. Çünkü paraya da ihtiyacım vardı. O heyecanla bloguma daha fazla ziyaretçi alsın ve daha çok kazanayım diye her türden içerik ekledim. Aceleciydim.
Genelde kopyala-yapıştır olarak bir şeyler ekliyordum. İçerik sayısı arttıktan sonra Adsense reklamlarını öğrendim ve onları da ekledim. İlk başlarda hemen hemen her gün tema değiştirdim. Birkaç gün böyle devam etti. Beklediğim ziyaretçiler gelmeyince blogdan soğumaya başladım.
Bu blog tutmadı dedim ve başka bir konuda yeniden bir blog açtım. Bu süreç kısa sürede istediklerime ulaşamadığım için uzunca bir zaman böyle devam etti. Sonunda ne para kazanabildim, ne yazı yazabildim ne de okur kazanabildim. Ben blog yazmayı hep kolay olarak gördüm. Açmakla işin bitmediğini iyi anladım. Yine bir şeyler araştırırken sizin faydalı bilgilerin yer aldığı blogunuza denk geldim. Yazdığınız çoğu yazıyı okudum. Bundan sonra hata yapmak istemiyorum. Ne yapayım da başarılı bir blog yazarı olayım? Lütfen bana profesyonel bir yol gösterin."
2 atasözü:
"Sabreyle işine, hayır gelsin başına"
( Bir işi yaparken acele etmez, sabrederseniz hayırlı sonuçlara varırsınız.)
"Ağır giden yol alır, hızlı giden yolda kalır."
(Gittiğimiz yolda, tuttuğumuz işte ilerlemek istiyorsak acele edip telâşa düşmemeliyiz. Yavaş yavaş ama güvenli, gerekli bir tempoda, emin adımlarla yürümeliyiz. Böyle hareket etmezsek, aceleciliğimiz yüzünden sürçebilir, yolumuzu şaşırabilir, sonuca da ulaşamayız.)
"Bu hususta benim de yazacaklarım var" diyorsanız yorumlarınızı bekliyorum.
20 Ağustos 2013 Salı
Blogların düşmanı 'acelecilik'
Blog yazmayı Facebook, Twitter, Linkedin, Youtube, Google+ gibi sosyal paylaşım platformlarını birbirine yapıştıran bir tutkal gibi görüyorum.
Bloglar tüm sosyal ağların odak noktasında yer alıyor. Şunu unutmamak gerek sosyal medya yokken bloglar vardı. Blogların sosyal medyanın yükselişe geçmesi ile kan kaybettiğini düşünenlere katılmıyorum. Tam tersi bloglar artık daha fazla önemsenmeye başladı.
Binlerce kişi blog yazarlığı hakkında yeni ve faydalı bilgiler edinmeye çalışıyor, kaliteli blogları takip ediyor, blog yazılarını paylaşıyor ve yorumluyor. Blog yazarlığına başlamak isteyen ya da yeni başlayıp da ne yapacağını tam olarak bilemeyen bir sürü kişi var.
Zaman zaman bana da blog yazarlığı hakkında sorular soran arkadaşlar var. Nereden başlayacaklarını ve ne yapacaklarını tam olarak bilemiyorlar. Bu hususta bana ulaşanlara elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. Blog yazarlığının önemsenmesi, ilgi görmesi sevindirici.
Blogların daha fazla önemsenmesinin bir somut örneği de şirketler. Çoğu büyük şirketin ve markanın bir blogu var. Blogunu düzenli olarak güncelleyen şirketler bir değer oluşturmada bir adım önde yer alıyor.
Bir blogda düzenli olarak üretilen değerli, aranabilir, paylaşılabilir içerikler her zaman başvuru kaynağı olarak fayda sağlayacağı bilinen bir gerçek.
Benim de blog dünyasına ilgi duyan herkes gibi düzenli olarak takip ettiğim birkaç blog var. Bu bloglarda daha birkaç sene önce yazılan yazılar bile tazeliğini hala koruyor. Bu da sürekli ziyaretçi ve yeni okur çekmeyi sağlıyor.
Ben de Medya İstasyonu için içerik üretirken bunu baz alıyorum. Yazılarımın güncelliğini yitirmeyecek konulardan olması, okuyanlara birkaç cümle de olsa bir şeyler katması benim için gerçekten çok önemli. Bu hem yeni ziyaretçi, takipçi sağlıyor hem de ziyaretçilerin sadık bir okuyucuya dönüşmesine olanak tanıyor.
Blog yazarlığı gerçekten basit ve hemen para kazandıran bir iş değil. Öncelikle bunun bilincinde olmak gerekiyor. Blog yazarak ciddi para kazananlar elbette var. Genelde yabancı popüler bloglar çok iyi paralar kazanıyor.
Türkiye'de sadece blog yazarak çok büyük paralar kazanan kaç kişi var gerçekten bilmiyorum ama hatırı sayılır düzeyde para kazananların olduğunu tahmin ediyorum.
Peki bu adamlar ne yapıyor da blogları bu kadar popüler oluyor ve para kazanıyorlar? Düzenli, değerli olabilecek, paylaşılabilecek içerikler üreterek belli bir kalite tutturmaya özen gösteriyorlar. Sürekli çalışıyorlar. Trendleri yakından takip ediyorlar. İletişim ve etkileşim kuruyorlar.
Ya Türkiye'deki blog yazarları? Kaçı kaliteden, değerli içerik üretiminden yana? Kaliteli bilincine sahip blog yazarları zaten olayın farkında. Onlar için söyleyecek bir söz yok. Her şekilde yoluna devam edecekler.
Peki, diğerleri? Yeni blogger arkadaşlar mesela...
Blog yazarlığı hakkında yazılan süslü yazılara aldanıp büyük bir hevesle blog açıyorlar. Yazmayı önemsemiyorlar, yazı pratikleri yapmıyorlar. Dili etkili ve doğru bir şekilde kullanamıyorlar. Çok aceleci davranıyorlar. Hemen başarılı olmayı istiyorlar. Zamana, zorluklara tahammül edebilecek yapıda olanlar oldukça az. Durum böyle olunca da ortaya çıkanların kalitesi yerlerde sürünüyor. Bloglara ziyaretçi uğramıyor.
Bunların yanı sıra tema değiştirme hastalığına yakalanıp bir sürü tema ve kod içinde sinir stres olanlar da çok. Tek bir konuda açtığı bloguna ziyaretçi gelmeyince önüne gelen her yazıyı, videoyu, içeriği eklemeye çalışıyorlar. Geleceği olmayan bloglara tanıtım yazısı, reklam alma derdine düşüyorlar. İşin içine bir de blogdan para kazanma arzusu eklenince olay arapsaçına dönüyor.
İşin içinden nasıl çıkılacak?
Çıkış yolu da basit. Yeni bir blog. Sonra yine yeni bir blog. Bir blog daha...
Forum sitelerinde sorular havalarda uçuşuyor:
"Arkadaşlar blog açacağım hangi blog tutar?"
"Güncel blog konusu söyler misiniz?"
"Hit getiren kelimeler neler?"
"Blog için reklam önerileriniz neler?"
Derken bir bakmış açtığı ve kapattı blog sayısı onlarca...
Sonuç? Yine hüsran. Plansız, amaçsız ve başarısız blogculuk macerası.
Çöp blog ordusuna yeni yeni üyeler daha...
Blog yazarlığı serüvenine başlamadan önce mutlaka blog yazmak ile ilgili kapsamı araştırmalar yapın, kendinize bir yol haritası çizin. Plansız iş yapmayın. Kalite bilinci ile hareket edin. Buna gönülden inanın.
Asla acele etmeyin arkadaşlar, sabırlı olun. Emeklerinizin karşılığını zamanla alacaksınız. "Hep zaman hep zaman deyip duruyorsunuz peki bu zaman ne zaman gelecek?" gibi bol zamanlı cümleler ile yönelteceğiniz soruya da yine zamanla başlayan bir cevap vereceğim:
"Zaman gösterecek."
Acelecilikten bahsetmişken acelecilik ile ilgili çok anlamlı ve önemli mesajlar veren güzel atasözlerimiz var. Birkaç tane paylaşmak istedim. Belki işinize yarar.
- Acele ile menzil alınmaz : Acele etmekle sonuca daha çabuk ulaşılmaz. Acele davranmak bir işin daha güzel olacağı anlamına gelmez.
- Acele işe şeytan karışır : Acele yapılan işin sonunda mutlaka bir aksaklık ya da bozukluk meydana gelir. Acele yapılan işlerde hata yapma ihtimali çok yüksektir.
- Acele yürüyen yolda kalır : Bir işi acele yapan kimse şaşırır. Yavaş yavaş ve düşünerek hareket etmek daha faydalıdır.
- Ağır git ki yol alasın : Acele etmeden düşünerek hareket eden kişi işini şaşırmadan yapar.
- Demir tavında dövülür : Her işin uygun zamanını beklemek gerekir acele ile hareket etmek zarar getirir.
- Geç olsun da güç olmasın : Acele edip zarar görmektense biraz geç olsun ama hiçbir sıkıntı yaşanmasın daha iyidir. Acele ederek elin ayağın birbirine dolaşırsa mutlaka hata yaparsın.
- İyi iş altı ayda çıkar : Bir işin düzenli olması isteniyorsa acele edilmemeli, üzerinde uzun uzun düşünmeli ve çalışılmalıdır.
- Terazi var, tartı var; her bir şeyin vakti var : Her şeyin bir zamanı ve ölçüsü vardır. Aceleci olmamak uygun zamanı beklemek gerekir.
Bloglar tüm sosyal ağların odak noktasında yer alıyor. Şunu unutmamak gerek sosyal medya yokken bloglar vardı. Blogların sosyal medyanın yükselişe geçmesi ile kan kaybettiğini düşünenlere katılmıyorum. Tam tersi bloglar artık daha fazla önemsenmeye başladı.
Binlerce kişi blog yazarlığı hakkında yeni ve faydalı bilgiler edinmeye çalışıyor, kaliteli blogları takip ediyor, blog yazılarını paylaşıyor ve yorumluyor. Blog yazarlığına başlamak isteyen ya da yeni başlayıp da ne yapacağını tam olarak bilemeyen bir sürü kişi var.
Zaman zaman bana da blog yazarlığı hakkında sorular soran arkadaşlar var. Nereden başlayacaklarını ve ne yapacaklarını tam olarak bilemiyorlar. Bu hususta bana ulaşanlara elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. Blog yazarlığının önemsenmesi, ilgi görmesi sevindirici.
Blogların daha fazla önemsenmesinin bir somut örneği de şirketler. Çoğu büyük şirketin ve markanın bir blogu var. Blogunu düzenli olarak güncelleyen şirketler bir değer oluşturmada bir adım önde yer alıyor.
Bir blogda düzenli olarak üretilen değerli, aranabilir, paylaşılabilir içerikler her zaman başvuru kaynağı olarak fayda sağlayacağı bilinen bir gerçek.
Benim de blog dünyasına ilgi duyan herkes gibi düzenli olarak takip ettiğim birkaç blog var. Bu bloglarda daha birkaç sene önce yazılan yazılar bile tazeliğini hala koruyor. Bu da sürekli ziyaretçi ve yeni okur çekmeyi sağlıyor.
Ben de Medya İstasyonu için içerik üretirken bunu baz alıyorum. Yazılarımın güncelliğini yitirmeyecek konulardan olması, okuyanlara birkaç cümle de olsa bir şeyler katması benim için gerçekten çok önemli. Bu hem yeni ziyaretçi, takipçi sağlıyor hem de ziyaretçilerin sadık bir okuyucuya dönüşmesine olanak tanıyor.
Blog yazarlığı gerçekten basit ve hemen para kazandıran bir iş değil. Öncelikle bunun bilincinde olmak gerekiyor. Blog yazarak ciddi para kazananlar elbette var. Genelde yabancı popüler bloglar çok iyi paralar kazanıyor.
Türkiye'de sadece blog yazarak çok büyük paralar kazanan kaç kişi var gerçekten bilmiyorum ama hatırı sayılır düzeyde para kazananların olduğunu tahmin ediyorum.
Peki bu adamlar ne yapıyor da blogları bu kadar popüler oluyor ve para kazanıyorlar? Düzenli, değerli olabilecek, paylaşılabilecek içerikler üreterek belli bir kalite tutturmaya özen gösteriyorlar. Sürekli çalışıyorlar. Trendleri yakından takip ediyorlar. İletişim ve etkileşim kuruyorlar.
Ya Türkiye'deki blog yazarları? Kaçı kaliteden, değerli içerik üretiminden yana? Kaliteli bilincine sahip blog yazarları zaten olayın farkında. Onlar için söyleyecek bir söz yok. Her şekilde yoluna devam edecekler.
Peki, diğerleri? Yeni blogger arkadaşlar mesela...
Blog yazarlığı hakkında yazılan süslü yazılara aldanıp büyük bir hevesle blog açıyorlar. Yazmayı önemsemiyorlar, yazı pratikleri yapmıyorlar. Dili etkili ve doğru bir şekilde kullanamıyorlar. Çok aceleci davranıyorlar. Hemen başarılı olmayı istiyorlar. Zamana, zorluklara tahammül edebilecek yapıda olanlar oldukça az. Durum böyle olunca da ortaya çıkanların kalitesi yerlerde sürünüyor. Bloglara ziyaretçi uğramıyor.
Bunların yanı sıra tema değiştirme hastalığına yakalanıp bir sürü tema ve kod içinde sinir stres olanlar da çok. Tek bir konuda açtığı bloguna ziyaretçi gelmeyince önüne gelen her yazıyı, videoyu, içeriği eklemeye çalışıyorlar. Geleceği olmayan bloglara tanıtım yazısı, reklam alma derdine düşüyorlar. İşin içine bir de blogdan para kazanma arzusu eklenince olay arapsaçına dönüyor.
İşin içinden nasıl çıkılacak?
Çıkış yolu da basit. Yeni bir blog. Sonra yine yeni bir blog. Bir blog daha...
Forum sitelerinde sorular havalarda uçuşuyor:
"Arkadaşlar blog açacağım hangi blog tutar?"
"Güncel blog konusu söyler misiniz?"
"Hit getiren kelimeler neler?"
"Blog için reklam önerileriniz neler?"
Derken bir bakmış açtığı ve kapattı blog sayısı onlarca...
Sonuç? Yine hüsran. Plansız, amaçsız ve başarısız blogculuk macerası.
Çöp blog ordusuna yeni yeni üyeler daha...
Blog yazarlığı serüvenine başlamadan önce mutlaka blog yazmak ile ilgili kapsamı araştırmalar yapın, kendinize bir yol haritası çizin. Plansız iş yapmayın. Kalite bilinci ile hareket edin. Buna gönülden inanın.
Asla acele etmeyin arkadaşlar, sabırlı olun. Emeklerinizin karşılığını zamanla alacaksınız. "Hep zaman hep zaman deyip duruyorsunuz peki bu zaman ne zaman gelecek?" gibi bol zamanlı cümleler ile yönelteceğiniz soruya da yine zamanla başlayan bir cevap vereceğim:
"Zaman gösterecek."
Acelecilikten bahsetmişken acelecilik ile ilgili çok anlamlı ve önemli mesajlar veren güzel atasözlerimiz var. Birkaç tane paylaşmak istedim. Belki işinize yarar.
- Acele ile menzil alınmaz : Acele etmekle sonuca daha çabuk ulaşılmaz. Acele davranmak bir işin daha güzel olacağı anlamına gelmez.
- Acele işe şeytan karışır : Acele yapılan işin sonunda mutlaka bir aksaklık ya da bozukluk meydana gelir. Acele yapılan işlerde hata yapma ihtimali çok yüksektir.
- Acele yürüyen yolda kalır : Bir işi acele yapan kimse şaşırır. Yavaş yavaş ve düşünerek hareket etmek daha faydalıdır.
- Ağır git ki yol alasın : Acele etmeden düşünerek hareket eden kişi işini şaşırmadan yapar.
- Demir tavında dövülür : Her işin uygun zamanını beklemek gerekir acele ile hareket etmek zarar getirir.
- Geç olsun da güç olmasın : Acele edip zarar görmektense biraz geç olsun ama hiçbir sıkıntı yaşanmasın daha iyidir. Acele ederek elin ayağın birbirine dolaşırsa mutlaka hata yaparsın.
- İyi iş altı ayda çıkar : Bir işin düzenli olması isteniyorsa acele edilmemeli, üzerinde uzun uzun düşünmeli ve çalışılmalıdır.
- Terazi var, tartı var; her bir şeyin vakti var : Her şeyin bir zamanı ve ölçüsü vardır. Aceleci olmamak uygun zamanı beklemek gerekir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


















