blog açmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blog açmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2014 Cuma

Blog ile para kazanma maceralarım

"Uzun zamandır blog yazıyorum, artık blogumdan para kazanmak istiyorum ya da henüz bir blog sahibi değilim ama blog yazarak para kazanmak istiyorum" diyen birçok kişinin blogdan para kazanma yolları üzerine kafa yorduğunu gayet iyi biliyorum. Bu yazımda yine kendimden bir şeyler paylaşmak istiyorum. Yazdığım bu yazı "Yazarak para kazanma maceralarım" başlıklı yazının devamı niteliğinde.  Blog dünyasına yeni adım atan ya da bir çıkış yolu arayanlara rehber olması dileğimle...

Blog yazarlığına ilk başladığım zamanlarda para kazanmak gibi bir amacım yoktu. İlgi duyduğum alanlara yönelik farklı bakış açısı ile yazılmış yazılar ile ilgilenen bir kitle edinmeyi planlıyordum. Geçen süre içinde yazdığım blog yazıları birilerinin dikkatini çekmiş olmalı ki iş teklifleri almaya başladım. İşte o zaman blogun ne denli etkili bir araç olduğunu anlamaya başlamıştım.

Yaşadığım gelişmelere paralel olarak blog dünyasına yönelik araştırmalarımı hızlandırdım. Mevcut blogların sorunlarını, eksikliklerini, blog ile para kazanma yöntemlerini araştırdım. Bloglar ile ilgili yeterli Türkçe içeriğin olmaması dikkatimi çekti.

Araştırmalarım doğrultusunda Türkiye'de blogculuk konusunda çoğu kişinin yeterince donanımlı ve sabırlı olmadığını gördüm. İncelediğim blog örnekleri, içerik bakımından son derece yetersizdi. Düzenli olarak güncellenmiyordu. Yazılan yazılar özensizdi. Okuyucuya zevk vermiyordu. Blog teması seçimi başarılı değildi. Yazı fontları berbattı. İçerikten çok rastgele yerleştirilmiş Adsense reklamları ile muhatap oluyordum. "İşte tam okunacak blog" diyebileceğim blog sayısı son derece azdı.

Medya İstasyonu'nu hazırlarken tüm bunları göz önünde bulundurarak hareket etmeye başladım. Kaliteli ve saygın bir blog oluşturmak benim için son derece önemli bir husustu. Benim blogumu ziyaret eden kişiler direkt yazılarım ile buluşmalıydı. Reklamdan ve karmaşık tasarımdan uzak bir şekilde yazdıklarımı keyifle okumalıydı. Bu yüzden basit ve responsive özellikli bir blog teması seçtim.

Blogcular arasında bir hastalık olan sık sık tema değiştirme akımına kapılmadım. Benim için içeriği yalın bir şekilde hedef kitleye sunmak önemliydi. İncelediğim başarılı ve yabancı blogların çoğunda içerik ön plandaydı. Temaları son derece basitti hatta birçoğumuz için tema bile değildi. Ancak bu bloglar internet dünyasında önemli bir konumdaydı. Güvenilir bir içerik üreticisi olmuşlardı. Bu sayede ciddi kazançlar elde edebiliyorlardı.

Medya İstasyonu'nda zamanımın büyük çoğunluğunu nitelikli ve farklı bakış açısı ile yazılmış blog yazılarını okuyuculara sunmak için harcadım. Kaliteli bir duruş oldukça işlerin kısa sürede yoluna girdiğini anladım. Yazdıkça daha fazla takipçiye ve daha fazla potansiyel müşteriye ulaşma şansım oldu.

İnternette blog yazma konusunda kulaktan dolma bilgilere sahip olanların kazanç önerileri ile vakit harcamadım. Garantili ve uzun soluklu olabilecek aktif kazanç (içerik yazarlığı) yöntemlerine yoğunlaştım. Bunda da kendimce başarılı olduğumu düşünüyorum. 

Birçok web sitesi ve blog sahibinin takılı kaldığı sayısal değerlere ve birtakım terimlere bağlı kalmadım. Bunları düşünmek beni içerik üretiminden soğutacaktı. Çünkü rakamlar her zaman değişkendir. Ziyaretçi sayısı, sayfa görüntülenme sayısı, yazıların okunma sayısı değişiklik gösterebilir.

Kaliteli içeriği önemseyenler, kaliteli hedef kitleye sahip yayınları önemseyenler bir şekilde ulaşıyor. Mesela, 10 bin kalitesiz tık yerine 50-100 kaliteli ziyaretçiye ulaşmayı başarı olarak kabul ederim. Çünkü benim ya da benzer düşüncelere sahip kişilerin ilgisini çekmişimdir. Bu da benim bir network oluşturmam için harika bir rakamdır.

Blog yazarlığına başladığımdan bu yana farklı bir iş modeli kurdum. Hem en sevdiğim işi yapıyor hem de para kazanıyorum. Daha iyi şeyler yapmak için çalışmalarımı sabırla sürdürüyorum.

Şunu unutmayın;

En önemli sermaye, beyniniz. Doğru zamanda doğru şekilde kullanırsanız başarıya ulaşırsınız. Para kazanmak, nadir olarak şans faktörü ile gerçekleşse de çoğu zaman akılla olur. Aklınız size hem kazandırır hem de kaybettirebilir.

Atasözlerindeki derin anlamları, yaşanmış tecrübeleri çok severim. Fırsat buldukça da atasözlerini okurum. Size de tavsiye ederim. Başarı ve çalışma motivasyonunuzu artırabilir.

Bu yüzden yazımı birkaç atasözü ile bitirmek istiyorum.

- Ağır giden yol alır, hızlı giden yolda kalır.

- Danışan dağlar aşar, danışmayan yolda şaşar.

- Varsa hünerin, her yerde vardır yerin.

- Zahmetsiz rahmet olmaz.

- Altın yere düşmeyle değer kaybetmez.

- Boş gezmekten bedava çalışmak yeğdir.

- Taşıma su ile değirmen dönmez.

- Bilinmedik iş ya karın ağrıtır ya baş.

- Her ziyan bir öğüttür.

- Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır.

- Akıl kişiye sermayedir.

- Herkes kaşık yapar ama sapını ortaya getiremez.

- Terazi var, tartı var; her şeyin bir vakti var.

27 Mayıs 2014 Salı

Blogdan para kazanmak için rehber bilgiler

Medya İstasyonu'nda daha önce yazdığım "Yazarak para kazanma maceralarım" başlıklı blog yazısı okuyuculardan bayağı ilgi gördü. Blog yazarak para kazanmak isteyen blog yazarlarından çok sayıda e-mail aldım. Bu durum, bana blog yazarak para kazanmak isteyen birçok kişinin bir çıkış yolu aradığı konusundaki düşüncelerimi pekiştirdi. Bu yazımda blog yazarak para kazanmak isteyen blog yazarlarına ve blog yazarlığına yeni adım atacak kişilere rehber niteliğinde bilgiler sunmaya devam edeceğim.

Blog yazarlığı, gerçekten keyifli bir uğraş. Yazmayı seviyorsanız içerik üretmeniz zor olmayacaktır. Yazılarınız sayesinde hem çevre oluşturabilir hem de hatırı sayılır paralar kazanabilirsiniz. Bunun için sabırlı ve planlı çalışmanız gerçekten çok önemli. Para kazanma fikrini taşlar yerine oturuncaya kadar biraz erteleyin. Hemen açtığınız bir blog ile para kazanamazsınız. Zamana ve bazı tecrübelere ihtiyacınız olacak. İçeriğin olmadığı, yetersiz olduğu bir blog ile kim ilgilenir ki? Güvenilir içerik üreticisi olarak blog dünyasında kendinizi kanıtlamalısınız.

İnternet, içerik olmadan koskoca bir hiç. Bu yüzden nitelikli içeriklere ihtiyaç her geçen daha fazla artıyor. Çok sayıda web sitesi, blog olmasına rağmen kaçı kayda değer içerikler üretiyor? Yazmak, herkesin yapabileceği bir uğraş değil. Copy-paste yaparak bir yere de varılmıyor. İnsanlar artık temiz ve öz bilgiler edinmek istiyor. Bundan dolayı milyonlarca insanın vakit geçirdiği internet ortamında özgün, faydalı ve güncel içerikler her zaman ilgi görüyor.

Blog yazarlığına başladığım ilk günden beri hep kaliteli ve faydalı olabilecek içerikler üretmeyi ilke edindim. Benim Medya İstasyonu ile hep kaliteli ve ilgili hedef kitleye ulaşmak istedim. Binlerce ziyaretçiden ziyade etkileşimli, sadık bir okuyucu kitlesi edinmeyi amaçladım. Şu ana kadar başarılı olduğumu düşünüyorum. Blog yazılarımda eskimeyen içerik üretimine ayrı bir önem veriyorum. Mesela, geçen yıl yazdığım bir blog yazısı hala güncelliğini koruyor ve trafik alıyor.

Para kazandıran bir blog oluşturmak için yola çıkacaksanız ya da mevcut blogunuzdan para kazanmayı planlıyorsanız şu soruları kendinize tekrar tekrar sormanızı tavsiye ediyorum:

-Bloglar hakkında ne biliyorsunuz?

(Blog kavramı sizin için ne ifade ediyor? Blog nedir? Blog türleri nelerdir? Blog platformları (Blogger, Wordpress, Tumblr vb.) hakkında neler biliyorsunuz?)

-Neden blog yazmak istiyorsunuz?

(Para kazanmak, çevre edinmek, hobi amaçlı vb.)

-Sabırlı mısınız?

(Sabır, başarılı ve para kazandıran bir blog oluşturmada son derece önemli. Bıkmadan içerik üreterek planlı bir şekilde çalışmalısınız.)

-Yazmayı seviyor musunuz? Daha önce hiç bir makale ya da internet formatına uygun bir yazı yazdınız mı? Eğer yazdıysanız herhangi bir etkileşim aldınız mı?

 (Blog yazarlığını keyif alarak yapmak başarılı blog oluşturmak açısından önemlidir. Bloglar için içerik candır. Yazma deneyiminin olmaması blogu uzun ömürlü yapmaz. Yazınıza yorum geldi mi? Geldiyse sizi daha iyi ve daha çok yazmak için harekete geçirdi mi? Ya da olumsuz bir etki oluşturdu mu?)

-Takip ettiğiniz bloglar var mı?

(İlgi alanlarınıza yönelik hangi blogları ne sıklıkta takip ediyorsunuz?)

-Kaliteli olduğunu düşündüğünüz bloglar nasıl bir yol izliyor?

(Hangi içerikleri ne sıklıkta paylaşıyorlar? İçerik paylaştıkları mecralar nereler? Blog şablonları nasıl? Yazı stilleri nasıl? Yazı uzunlukları ne durumda? Blog isimleri akılda kalıcı mı? Kolayca ulaşılabiliyor mu?)

-Başarılı blogların ortak özellikleri neler?

 (Düzenli içerik üretimi, içerik takvimine sahip olmak, belli konu ya da konularda içerik üretmek, arama motoru optimizasyonu, sosyal medya desteği, okuyucular ile etkileşim, sade ve gözü yormayan tema.)

-Nasıl bir tema seçmelisiniz? Hangi blog temaları kullanıcı dostu?

(Arka planı açık renkli, responsive temalar kullanıcı dostu olduğu için etkilidir. Her cihaz (akıllı telefon, tablet, pc) uyumlu bir şekilde görüntülenen responsive blog temaları iyi bir tercih olacak. Arka planı beyaz renkli olan ve okunabilir yazı fontlarına sahip temaları tercih edin.)

-Blog şablonu düzenleme konusunda bilginiz var mı?

(Hoşunuza giden bir blog şablonunu nasıl düzenleyebilirsiniz? Temel kısımlar nasıl Türkçeleştirilir? Widget'ler nasıl düzenlenir? Bir blogda en çok ihtiyaç duyulan eklentiler neler?)

-Arama motoru optimizasyonu (SEO) hakkında neler biliyorsunuz?

 (SEO nedir, SEO ne amaçla yapılır? SEO nasıl yapılır? SEO teknikleri nelerdir? SEO hataları nelerdir? Bloglar için SEO nasıl yapılır?)
 
-Blogunuz mobil cihazlarda problemsiz görüntüleniyor mu?

 (Akıllı telefon kullanımının artması ile birlikte web siteleri ve bloglar mobil cihazlar üzerinden görüntülenmeye başlandı. Blogunuzun bu cihazlarda uyumlu ve sorunsuz görüntülenmesi mobil trafiğinizi artırmanız açısından önemli.)

- Blogunuzun sosyal medya hesaplarını oluşturdunuz mu?

(Sosyal medya bloglar için en önemli trafik kaynaklarından biri. Daha fazla okuyucuya ulaşmak ve online görünürlüğünüzü artırmanız için sosyal medya hesapları oluşturmanı ve belli periyotlarda güncellemelisiniz.)

-İçeriğinize uygun sosyal medya kanalını belirlediniz mi?

( Facebook, Twitter, Linkedin, Google+, Pinterest vb.)

-Blogdan para kazanma yöntemleri hakkında temel bilgileriniz var mı?

(Adsense reklamları yayınlama, tanıtım yazısı satışı, banner reklam almak, link satışı, makale yazarlığı vb.)

-Google Adsense vb. reklam programları hakkında neler biliyorsunuz?

(Bu sistemler nasıl işliyor? Google Adsense nasıl para kazandırıyor, Adsense hesabı nasıl alınır, Adsense hesabı nasıl banlanır, Adsense ödemeleri nasıl yapılıyor, Adsense ile ne kadar para kazanabilirsiniz? Adsense de en çok kazandıran anahtar kelimeler hangileri? Adsense alternatifi reklam firmaları neler?)

-Blogunuz için en uygun reklam yerleşimi nasıl olmalı?

(Yazı içine, yazı sonuna ve sağ sidebar'a reklam yerleşimi etkili olabilir. Reklam sayılarında aşırıya kaçmayın. Az adette reklam kullanın.)

-Bloglarda en çok hangi alanlardaki reklamlar tık alıyor?

(Bloglarda genelde yazı içindeki reklamlar okuyucu ile direkt muhatap olduğu için daha fazla tık alır. 300x250 ya da 336x280 reklamlar etkili.)

-Google Adsense hesabınız var mı?

(Google Adsense hesabınızın olması, Google Adsense ile para kazanmanız için gereken en önemli şey. Başvuru sırasında bazı şartlar isteniyor. Blogunuzun bu şartları taşıyıp taşımadığını tespit edin. Yeterli içerik olmadan kesinlikle başvurmayın.)

-Advertorial reklam metinlerini nasıl oluşturacağınızı biliyor musunuz?

(Tanıtım yazısı yayınlamak, blogların en popüler gelir modellerinden biri. Tanıtım yazısı nasıl yazılır, tanıtım yazısı nasıl olmalı, tanıtım yazısı örnekleri hakkında fikir sahibi olun.)

-Göze batmayan ve keyifle okunan bir advertorial reklam yazısı nasıl yazılır?

 (Etkili olması ve okuyucu tarafından yadırganmaması gerekiyor.)

-Blogunuzda kendiniz hakkında detaylı bilgiler veriyor musunuz?

 (Kendiniz ile ilgili bilgileri, yaptığınız çalışmaları "Hakkımda" sayfası oluşturarak okuyucuların kolay ulaşabileceği bir şekilde sunmanız güvenilirlik açısından önemli.)

1 Nisan 2014 Salı

Blog hazırlamanın temel ilkeleri

Blog açmak, blog yazarlığı yaparak para kazanmak son yıllarda en çok öne çıkan konulardan biri. Blogların diğer internet girişimcilerine göre daha az maliyetli hatta ücretsiz olması, birçok internet kullanıcısının blog yazarlığına ilgi duymasını sağladı.

Daha önce bloglar ile ilgili hiçbir deneyimi olmayan kişilerin "blog yazarak para kazanılıyormuş, ben de bir blog açarak para kazanabilirim" mantığı ile hareket etmesi birçok blogun yayın hayatının kısa olmasına neden oldu. Tecrübeli blog yazarlarının blog dünyası hakkındaki tavsiyelerini önemsemeyen, bloglar hakkında sağlıklı araştırmalar yapmayanların her denemesi hüsran ile sonuçlandı.

Peki, blog açmayı düşünenler, blog hazırlama yoluna girmeden önce nelere dikkat etmeli?

Bu yazımda blog dünyasına adım atmayı düşünenler için birkaç maddelik önerilerde bulunmak istiyorum.

Amacınızı tanımlayın

Blog açmayı neden istiyorsunuz? Para kazanmak için mi? Duygu ve düşüncelerinizi dile getirmek için mi? Prestij kazanmak için mi? Yazdığınız konularla ilgilenen kitleye ulaşmak için mi? Amacınızı netleştirmeden blog dünyasına adım atarsanız blog maceranız uzun sürmeyecek.

İçerik takvimi belirleyin

Yeni blog açanların birçoğu ilk başlarda bol bol içerik girer. Daha sonra içerik girme sıklığı azalır. Belli bir zaman geçtikten sonra da "Blogdan istediğimi alamadım, para kazanamadım" gibi bahaneler üreterek içerik üretme işlemini sonlandırır. Sonuç; çöp bloglar ordusuna bir katılım daha... Blog yazarlığında içerik takvimi oluşturmak ve bunu istikrarlı bir şekilde sürdürmek çok önemli. Haftalık mı yoksa günlük mü yazılacak? Buna karar vermek önemli. Haftada en az 1 içerik girmenizde fayda var. Topluca içerik üreterek bunu belirlediğiniz içerik takvimi doğrultusunda da yayınlayabilirsiniz.

Tozlu rafları karıştırın

Çeşitli konuları ve hangilerinin daha fazla ilgi çekebileceğini düşünün. Kısa ve uzun yazıları, ciddi ve eğlenceli yazıları, güncel ve her zaman eskimeyecek olan zamandan bağımsız yazıları karıştırın.u Başarılı blogların içerik sunma yöntemlerini takip etmeniz işinize yarayabilir.

Yazıların ötesine geçin

Blogların birçoğu genelde yazılı metinler içeriyor. Siz blogunuzu görsel içerikler renklendirebilirsiniz. Görsel açıdan hoş öğeler eklemek ya da ana fikrinizi pekiştirecek türden fotoğrafları yazılarınızın içinde kullanmanız iyi olabilir. Bunların yanı sıra belli periyotlarda infografikler, e-kitaplar, sunum dosyaları, eğitici ve öğretici videolar eklemeniz harika bir yöntem olacak.

Boyut önemli bir husus

Yazılarınızın uzunluğu ne kadar olmalı? Birçok yeni blog yazarının kafasına takılan en önemli sorulardan biri de bu... Buna verilebilecek en güzel cevap söylemeniz gereken şeyi söylemenize yetecek uzunlukta olmasıdır. Yazılarınızı temel şeyleri kapsayacak kadar uzun ama ilginç kılacak kadar da kısa şekilde tutmanız hedef kitlenizin de hoşuna gidecek.

Yazıyı başlık okutur

Gazetecilikte en sık kullanan cümlelerden biri olan "Yazıyı başlık okutur" cümlesine katılmamak elde değil. İnternet ortamında yer alan içeriklerin çoğunu başlığı ilgimizi çekiyor diye okumuyor muyuz? Başlık, bir yazının özüdür. Başlıksız bir yazı, eksiktir, kördür, topaldır. Blog yazılarınızı çarpıcı başlıklar ile süslemeyi öğrenmelisiniz. Gerekirse blog yazınızı yazmanız için harcadığınız süreden daha fazla süreyi başlık bulmak için harcayın. Herkesin kullandığı klasik başlıkları bir kenara bırakın ve fark oluşturucu başlıklara ağırlık verin. Başlığınız iyi olursa okuyucuların merakı artacak ve yazınızın devamını da okumak isteyecekler.

Bloglarda tasarım önemli

Blogunuzun bir tarzı ve kişiliği olmasına önem verin. Blogunuzda kullanacağınız temanın işlevsel, gözü yormayan, okuyucuları sıkmayan türden bir tema olmasına dikkat edin. Karmaşık temalardan uzak durun. Sade, reklamın mümkün olduğunca az olduğu ve okuyucunun gözüne batmadığı temaları tercih edin. Temanızın arka fonun beyaz olmasına dikkat edin. Koyu tema seçimi ile okuyucuların blogunuzdan korkup kaçmasına izin vermeyin. Temanızın SEO uyumlu, sosyal eklentilere sahip olması ve mobil cihazlarda da kolay görüntülenmesi gerektiğini aklınızdan çıkarmayın.

Yazılarınıza gelen yorumları kontrol edin

Blog yazılarınıza gelen yorumlar bazen canınızı sıkacak türden olabilir. Son zamanlarda ücretsiz blog yazılımları kullananlar spam yorumlardan çok şikayetçi. Blog yazılarınıza gelen yorumları düzenli olarak takip edin. Yorumların içinde hakaret cümleleri taşıyan, argo kelimeler içerenler olabilir. Blogunuza gönderilen bir yorumu yazılanlara katılmasanız da silmemeye, düzeltmemeye özen gösterin. Okuyucular sizin düşüncelerinziden farklı düşüncelere sahip olabilir. Onların da kendi fikirleri ve sesleri var. Yorum denetimini sadece uygunsuz ya da konu dışına çıkan yorumları sitenizden uzak tutmak için yapın.

Konuştuğunuz gibi yazın

Blog yazılarınızı yazarken kullanacağız dilin sade ve konuşma dili olmasına özen gösterin. Resmi, laubali dilden uzak durun. Doğal, erişilebilir ve daima insani yazılar yazın. Doğallık derken kelimeleri ağzınızdan çıktığı gibi de yazmayın. İmla kurallarına, yazım hatalarına dikkat edin. Yazınızı katletmeyin. Günümüzde birçok blog yazısı ciddi imla hataları barındırıyor ve yazı dili olarak okunmaktan çok uzak. Bloglar, ansiklopedik yayınlar değil. Daha samimi yazılar yazmakta fayda var. Yazılarınızı yayınlamadan önce mutlaka bir süzgeçten geçirin. Bazen bir kelime hatası bile okuyucuyu rahatsız edebiliyor.

Söyleyeceklerinizi dolandırmayın

Bloglarda anlatacaklarınızı fazla dolandırmayın. Ana fikri net bir şekilde okuyuculara sunun. Yazınızın en başında söylediklerinizi yazı ortasında ve sonunda tekrarlamayın. Tekrarlanan bir yazı, amacına ulaşmaz. Okuyucu yazı sonunda ana fikri görmek ister. Yazılarınızı giriş, gelişme ve sonuç şeklinde yazın. Kısalık ve özlük, bloglar için oldukça önemli.




14 Mart 2014 Cuma

Bloglar neden para kazanamıyor?

Blog sahibi olan, blog yazan birçok kişinin aklında para kazanma fikri illa ki vardır. Blog yazarak para kazanmak, her ne kadar kolay bir yolmuş gibi görünse de işin içine girince dengeler değişiyor.

İnternette araştırma yaptıysanız birçok sitede "blog yazarak ayda birkaç bin lira kazananın, günde 2-3 saatinizi ayırarak kazanın" gibi konu başlıklarını görmüşsünüzdür. Peki, bu iş gerçekten böyle basit mi? Bir blog açarak para kazanma serüveni başlıyor mu? Elbette hayır. Öyle kolay olsaydı blog açan herkesin durumu iyi olurdu.

Peki, bloglardan neden para kazanılamıyor?

Kopya içeriklere sahip

Bloglar, özgün ve fayda sağlayıcı içerikler ile anlam kazanan mecralar. Blog okuyucuları, okudukları yazının kendilerine fayda sağlamasını, sorunu çözmesini ya da çözüm yolları sunmasını arzular. Siz blogunuzu kopya içeriklerle doldurursanız bu okuyucuların gözünde hiçbir anlam ifade etmeyecektir. Bloglar, portal siteler değildir.

Belli konular üzerine yoğunlaşmadıktan sonra para kazanmak hayaldir. Blog açmak, belli kelimeler üzerinden hit alarak para kazanmak hayali ile yanıp tutuşan birçok acemi insan var. Bu işler hiç kolay değil. Sağda solda yazılanlara itibar etmeyin. "Kelin ilacı olsa kendi başına sürer" atasözünü anımsayın. Şunu yaptım bu kadar kazandım, şu kelimeden hit aldım, bu alanda bir niş kelime buldum kazancımı katladım" gibi cümleler sizi heyecanlandırabilir ancak iş pratiğe geldiğinde apışıp kalırsınız.

Neden? Çünkü blog yazmak ile ilgili bir altyapınız yok. Yazmayı gerçek anlamda sevmiyorsunuz. İçerikleri cüzi fiyatlar ile başkalarından temin ederek yolunuza devam etmeyi düşünüyorsunuz. Bu düşünce ile sağlıklı ve uzun vadeli bir şeyler gerçekleştirmeniz zordur.

Cüzi ücretler ile satın aldığınız yazılar size hiçbir şey kazandırmaz. Güçlü içeriğiniz yoksa, fayda sağlayıcı bir şeyler sunamıyorsanız internet dünyasında tutunmanız çok zordur. Kopya içerikler ile yol alınmaz. İyi bir içerik üreticisi olarak kendinize bir yer edinmelisiniz.

Genel konular içeriyor

Genel blog kavramını çoğunuz duymuştur. Hit getirebilecek, Adsense reklamlarını tıklayabilecek bir kitleye hitap edecek konuların gelişigüzel bloglara doldurulması ile yürütülmeye çalışılan bir anlayış olarak tanımlasam da genel blog diye bir tabiri kullanmak istemiyorum. Bloglar, belli konular üzerine yazılan yazıların yer aldığı daha spesifik mecralardır. Tatil, gezi, müzik, hobi, teknoloji, çiçek bakımı, kişisel gelişim vb... Konu sınırlaması yapılarak hazırlanan bloglar daha kaliteli içerikler ile ciddi bir okuyucu kitlesine sahip olabilir. Okuyucunun gözünde kaliteli ve uzman gibi görünebilmek, blogun daha iyi noktaya gelmesi için önemlidir.

Tanıtım yazısı için açılmış

Blog açan çoğu kişi tanıtım yazısı yayınlayarak para kazanmak istediği için blogunun içeriği ile alakalı alakasız her konuda tanıtım yazısı alıyor. Bu da blogun çok kısa sürece 3-5 lira para kazanmak için çöpe dönmesine neden oluyor. Teknoloji konulu bir blogda bitkisel ürün satışı yapan bir sitenin reklamı ya da tanıtım yazısının yer alması okuyucuya yapılabilecek en büyük kötülüktür. Böyle siteler, reklam vermek isteyen firmaların ve kişilerin gözünde son derece önemsizdir. Büyük firmalar, reklamlarının daima nitelikli içeriğe sahip bloglarda yer almasını ister. Kaliteli içerik ile okuyucu kazanan bloglar, reklam veren kişilerin ve firmaların gözünde daha değerlidir.

Karmaşık temaya sahip, link çöplüğü olmuş

Bir blogun sade ve okuyucu tarafından kolaylıkla dolaşılabilecek bir temaya sahip olması son derece önemlidir. Renk ve yerleşim bakımından karmaşık olan bloglar, okuyucuları soğutur. Bloglarda kullanılan koyu arka plan renkleri, okunmaktan uzak yazı fontları ve rast gele yerleştirilen reklamlar okuyucuları çileden çıkaran öğelerdir.

Kaç okuyucu siyah bir arka plan eşliğinde bir yazıyı keyifle okuyabilir? Yazı okurken aniden açılan reklamlar ya da okuyucuları tıklamaya teşvik edici renkli linkler kaç kişi tarafından hoş karşılanır? Yazıların içinde bold ve linkli kelimeleri okuyucunun gözüne sokmayın. 200-300 kelimelik yazıda 10 tane bold kelime 5-6 tane link olmaz. Tıklamak isteyen zaten bir şekilde tıklar. Abartmaya gerek yok. Kendinizi okuyucu yerine koyun.

İçerik yayınlama takvimi yok

Büyük hevesle açılan ve ilk başlarda  her gün düzenli olarak bloglara belli zaman sonra daha seyrek periyotlarda blog yazısı eklemek hem okuyucu kaybına neden olur hem de o blogun reklam mecrası olarak değerlendirilme şansını engeller.

Bloglarda güncel ve eskimeyecek türden içerikler üretmek ve bunları belli periyotlarda okuyuculara sunmak oldukça önemlidir. Bloglar en az haftada 1 ya da 2 içerik ile beslenmelidir. Reklam vermek isteyenler güncel olmayan, yazarının kafası estikçe içerik girdiği bir bloga reklam verir mi? Kendinizden pay biçin.

Okuyucu ile iletişim zayıf

Bloglarda pek önemsemeyen konulardan biri de okur ile sağlıklı bir iletişim ve etkileşimin kurulmaması. Blog yazılarına gelen yorumların dikkate alınması ve gerektiği zaman cevaplanması okur memnuniyeti ve sadık okur edinmek açısından önem taşıyor.

Okuyucuyu önemseyen bloglar, reklam veren firmaların gözünde de bir adım önde. Reklam çalışmalarında blogları önemseyen firmalar, okur etkileşimine önem veren blogları tercih ediyor. Unutmayın, memnun edilen, mutlu bir okur birçok okuru da beraberinde getirebilir. Sadece blog içinde değil blog dışındaki alanlarda da (sosyal medya) okuru önemsemelisiniz.

Reklam veren firmalara ulaşma sorunu

Reklam veren firmalara ulaşma, onlara proje sunma konusunda birçok blog yazarı sorun yaşıyor. Reklam veren firmalar genelde reklam verecekleri mecralara direkt olarak çok fazla ulaşmaz. Ya reklam ajansları ile çalışırlar ya da medya planlama şirketleri ile.

Bloguna güvenenler bu şirketler ve ajanslar ile iletişim kurmayı deneyebilir. Burada kişisel ikna kabileyetiniz ve kararlılığınız da önemli bir rol oynayacak. Elinizin altında blogunuz ile ilgili bir sunum dosyası mutlaka olmalı.

"Reklam ve Sponsorluk" sayfasının olmaması

Blogunuza alacağınız reklamların, tanıtım yazılarının ücretlendirilmesinin yer aldığı bir sayfaya sahip olmamanız reklam vereceklerin aklında bir soru işareti oluşturabilir. Blogunuzda "Reklam ve Sponsorluk" adında bir sayfa oluşturur ve reklam fiyatlarınızı bu sayfa altında sunarsanız potansiyel müşterilerinizin net kararlar almasını sağlarsınız. Fiyat tarifenizi ilk başlarda düşük tutmanız ileride gelebilecek reklamlar açısından önemlidir.

Reklam verenler bir blogda hangi kriterleri önemser?

*Ziyaretçi sayısı/sayfa görüntülenmesi

*Alexa değeri

*Pagerank değeri

*Okur etkileşimi

*Güncellik

*İçerik kalitesi

*Uygun fiyatlı reklam alanları

*Fayda sağlama

* İşlevsel ve sade bir tema






















8 Mart 2014 Cumartesi

Para kazandıracak bir blog için neler gerekli?

Blog yazmak denilince akla ilk gelen, blog yazmanın kazançlı bir iş kapısı olduğudur. Blog yazarak para kazanmak, blog yazarlığına ilgi duyan ya da bir süredir blog yazan kişilerin yoğun ilgi gösterdiği bir konu olsa da iş para kazanma kısmına gelince durum değişiyor.

Blog sahibi olan herkes para kazanacak diye bir kural hiçbir zaman olmadı. Muhtemelen bundan sonra da olmayacak. Bir blog açarak para kazanacağını düşünen birçok kişinin hayalleri suya düştü. Önceki yazılarımda söylediğim gibi blog yazmak, size direkt para kazandırmaz. Para kazandıracak iş kapılarını açar. Bloglar, bu bakımdan bir araçtır.

Çeşitli internet sitelerinde "blog yazarak şu kadar kazanıyorum, blog yazarak siz de para kazanın, şu yazı setini alın size de para kazanın" vb. konu başlıklarına kesinlikle itibar etmeyin.

Blogculuk, diğer internet girişimlerinde olduğu gibi ciddi anlamda emek isteyen bir uğraş. İstikrarlı olmalısınız ve okuyucularınıza yeni içerikler sunmalısınız. Tüm bunların yanında blogundan gerçek anlamda para kazanmayı düşünenlerin dikkat etmesi gereken bazı kriterler var.

Bir blogun para kazandırması için gerekli kriterler

*Sadık bir okuyucu kitlesi

*Etkileşimli sosyal medya takipçisi

*Ziyaretçi trafiği

*Kolay kullanımlı bir tema

*Güncel ve düzenli içerik üretimi

*Nitelikli ve doyurucu içerikler

*Okuyucu etkileşimi

*Hem okurun hem de arama motorlarının gözdesi içerikler

*SEO uyumlu içerikler

*Farklı bakış açısıyla yazılmış, okuyucunun güvenini kazanacak içerikler

*Blogun konusu ile ilgili anahtar kelimelerin iyi analiz edilmesi

*Hedef anahtar kelimelerde üst sıralarda yer alma

*Adsense kullanılıyorsa reklam yerleşiminin etkili olabilecek şekilde yapılması

*Satış ortaklığı sistemi kullanılıyorsa bunun okuyucuları rahatsız etmeyecek şekilde yapılması

*Firmaların/markaların hedef kitlelelerine hitap edebilecek türden içeriklerin bulunması

*Marka elçiliği yapmak ya da yapıyor olmak

*Blogdaki "Hakkımda, Reklam ve Sponsorluk, İletişim" gibi sayfaların doyurucu bilgiler içermesi.






24 Şubat 2014 Pazartesi

Blog yazmayı keyifli hale getirin

Blog yazarlığında başarıya ulaşmak için istikrar, çalışma ve sabırın en önemli unsurlar olduğunu daha önceki yazılarımda sıkça vurguladım. Bu yazımda blog yazarlarının nitelikli bir blogculuk için kendilerine sormaları gereken sorulardan bahsetmek istiyorum.

Okuyuculara ne anlatacağım?

Blog yazmayı düşünenlerin kendilerine sorması gereken en önemli sorulardan biri. Blog açmaya karar verdiniz, hedefleriniz büyük.

Peki, okuyuculara blogunuzda ne sunacaksınız? Onlara hangi konuda ya da konularda yazılar sunacaksınız? Bunu netleştirmeniz, gelecekteki blog sürüveniniz açısından önemli.

Yazılarımın ilginç ve faydalı olabilmesi için ne yapmalıyım?

Bir can alıcı soru daha. Çoğu blog yazarı, blog yazılarının okunmadığından sıklıkla şikayet ediyor. Peki, blog yazıları neden okunmuyor? İlgi çekici değil, fayda sağlayıcı özellikler taşımıyor. Dolayısıyla hedef kitleyi cezbetmiyor. Daha ilgi çekici ve fayda sağlayıcı içerik üretimi için bol yazı pratiği, gözlem ve başarılı bloglardaki yazıların örnek alınması gerek.

Yazdığım konuya ne kadar hakimim?

Blog yazmayı bir kazanç kapısı olarak düşünenler genelde en çok hit getiren kelime gruplarına odaklanıyor. Blog konusuna tam anlamıyla hakim olmamak, o blogun gelecekte var olmamasının en temel sebebi. Yazdığı konu hakkında bilgisi olmayan biri okuyuculara değerli ve fayda sağlayacak ne ne sunabilir ki? Hakim olunmayan konu hakkında yazmaktan uzak durulmalı.

Blog yazılarımı ne zaman yazmalıyım?

Bunun için uzun uzun düşünmeye gerek yok. Gerçekten yazmak istediğiniz zaman kaleme alacağınız bir yazı her zaman iyidir. Kendinizi "şu gün yazmalıyım, günde 2 adet yazmalıyım" gibi şartlamayın. Yazma eylemini akışına bırakın. Yazmak için bir nedeniniz ve malzemeniz olsun.

Blog yazılarımı nasıl farklılaştırabilirim?

Blog yazılarınızı farklılaştırmanın yolu farklı anlatım tekniklerinden geçiyor. Yazılarınızı resmi ifadelerle yazmayın. Kimse ansiklopedik bir dil ile yazılan yazıdan keyif almaz. Yazılarınıza renk katın, örnekler verin, görseller kullanın, soru sorun ya da deneyimlerinizi anlatın. Fark oluşturmanız, sizi bir adım daha öne çıkaracaktır.

Okuyucu yazılarıma nasıl tepki gösterecek?

Bunu önceden kestirmeniz zordur. Bazen çok iddialı olduğunuz bir yazı bile canınızı sıkacak yorumlar alabilir. Pes etmek yok. Sizin gibi düşünmeyen kişiler illaki çıkacaktır. Gelebilecek tepkileri yazma sürecinde düşünmeyin. Zorunlu olmadıkça olumsuz yorumları silmeyin.

 Blog yazmayı işkence olarak görmeyin!

Blog yazarlığı, keyifle yapılması gereken bir uğraş. Yazma sürecinde kendinizi kesinlikle sıkmayın. Rakamlara takılmayın. Bu işe ilk başlarda ticari olarak yaklaşmayın. Kaygılarınızı bir kenara bırakın. Bu zamanda internet kullanıcıların en çok istediği temiz, özgün ve fayda sağlayıcı içerikler. Bunları hedef kitlenize uygun bir şekilde sunduğunuzda kazanacaksınız.

Medya İstasyonu'nda yazmaya başladığımdan beri bir kez olsun yazma sürecinden sıkılmadım. Her bir yazımı keyifle yazdım. Hala da öyle. Çünkü yazmayı seviyorum. Daha çok yazacağım ancak işlerimin yoğunluğu nedeniyle bir türlü tam anlamıyla fırsat bulamıyorum. Yazdıklarımın okunması ve yorumlanması bana gerçekten mutluluk veriyor. Bu da beni daha fazla içerik üretmek için motive ediyor. Size tavsiyem yazma sürecini zamana yayın ve hedef kitlenizin nitelikli içerik ihtiyacına cevap vermeye odaklanın.

Unutmayın; "Sabretmeyi bilmiyorsanız baştan kaybedersiniz."

"Yapılırken heyecan duyulmayan işlerde başarılı olunmaz."








19 Eylül 2013 Perşembe

Daha iyi bloglar için bunlara dikkat!

İnternet ortamında milyonlarca blog yer alıyor. Bu blogların arasında düzenli olarak güncellenen, binlerce takipçisi olanlar da var çöp blog haline dönmüş olanları da...

Her işte olduğu gibi bloglarda da kaliteli ve etkili yayıncılık önemli bir kriter. Peki, bir blogun gerçek anlamda kaliteli sayılabilmesi için neler gerekli?  Hiç düşündünüz mü?

Daha nitelikli bir blog yazarlığı yapabilmek adına çalışmalarımı sürdürürken birçok blogu da inceleme fırsatı yakalıyorum. Gözlemlerim doğrultusunda kaliteli ve gelecek vaat eden bir blogun sahip olması gerekenler hakkında birkaç şey yazmak istedim.

Blogun çapı önemli

Bloglar genel ve tematik olarak iki ana grupta toplanabilir. Gözlemlerim doğrultusunda tematik blogların daha etkileşimli ve dikkat çekici yayınlar olduğu kanısına vardım.

Tematik bir blogda ele alınan konuların takipçileri de o konular ile doğrudan ya da dolaylı bir şekilde ilgilenen kişilerden oluşuyor. Dolayısıyla belli bir takipçi kitlesi var. Bu tür blogları, karşılıklı iletişim ve etkileşimin had safhada olduğu bloglar olarak tanımlayabilirim.

Sağdan soldan toparlanan, her konu hakkında içeriklerin yer aldığı bloglar, bana en başından beri samimi gelmiyor. Bu tür bloglarda ziyaretçi kaygısı biraz daha fazla. Bu yüzden her tarz içerik bulmak mümkün. Bu da zamanla bir kirliliği de beraberinde getiriyor.

Kişisel olup ta yazarının gözlemleri doğrultusunda birtakım özgün içeriklerin yer aldığı blogları konumuz dışında tuttuğumu belirteyim.
 
Orijinal bloglar oluşturulmalı

Blog sitelerindeki tek tipleşme de dikkatimden kaçmadı. Örneğin;  Webrazzi gibi hareket eden, neredeyse aynı içeriklere yer veren birçok site/blog var. Sosyal medya, internet girişimciliği vb. konular popüler diye illa ki bu alana yönelmek gerekmiyor. Alt başlıklar da düşünebilir.

Öncelikle gerçekten keyif alınan konularda başarılı içerikler üretilmeli. Blog yayıncılığında özgünlük asla ikinci plana itilmemeli. Taklitten mümkün olduğunda uzak durulmalı. Bloglar için özgün içerik candır.

Blogun teması sık değişmemeli

Blog yazarlarının çoğu sık sık tema değişikliğine gidiyor. Bu da hem ziyaretçiler açısından hem de arama motorları açısından sıkıntılı bir durum. Tema seçimini baştan kullanışlı, gözü yormayacak ve ziyaretçileri sıkmayacak bir şekilde yapmak lazım.

Bazı bloglara bakıyorum gerçekten çok güzel temaları var ancak içerik bakımından sıfır durumdalar. Unutmayın, bir blogu ayakta tutan en önemli unsur kaliteli, fayda sağlayıcı özgün içeriklerdir. Görsellik tabiki önemli ama içerik yoksa ne yapılacak? 

Sosyal ağlardaki paylaşımlar güncel olmalı

Sosyal ağlar, blogların daha fazla kişiye ulaşması için önemli bir işleve sahip. Buralardaki paylaşımların sıklığı ve takipçiler ile diyalog kurmak blog yazarına artı puan kazandıracak. Blogunuzun düzenli olarak güncellenmesinin önemli bir unsur ancak sosyal medya hesaplarınızın da aynı şekilde düzenli olarak güncellenmesi de önemli.

Sosyal ağlarda organik takipçi edinmek, bir blogu şaha kaldıracak en önemli adımlardan biri. Sizi fayda sağlayıcı içerikler ürettiğiniz için kendi isteği takip eden kişiler, yazılarınızı paylaşabilir, yorumlayabilir. Bu da sizin organik bir şekilde arama  motoru sıralamalarında üst sıralarda yer almanıza olanak sağlar.

Blog ve yazar hakkında bilgiler yer almalı

Blogunuz hakkında detaylı bilgilerin (amacınız vb.) yer aldığı bir sayfanız mutlaka olmalı. Bunun yanı sıra kendinizden bahsetmeyi de (kariyeriniz, blog yazarlığı tecrübeniz, eğitim durumunuz, projeleriniz vb.) ihmal etmeyin.

Blogunuzu ziyaret edenler hem sizin hakkınızda  hem de blogunuz hakkında bir şeyler öğrenmek  isteyecektir. Blogumda yer alan "Hakkımda" sayfası sayesinde birçok kişi bana ulaştı ve fikir alışverişinde bulundu.

Reklam dengesi iyi kurulmalı

Blog yazarak para kazanmanın birçok blog yazarının en büyük isteği olduğunu gayet iyi biliyorum. Bana gelen maillerde de bu sıkça dile getiriliyor. Yeni açılan bloglarda içerikten çok reklamların öne çıkması blogun geleceği açısından sakıncalı bir durum.

İlk başlarda içeriğe yatırım yapılmalı. Reklamlar ile blog çöpe çevirilmemeli. Ayrıca bloga reklam yerleşimleri de ziyaretçilerin canını sıkmayacak ve onları blogdan soğutmayacak şekilde olmalı.

Hitap tarzınıza dikkat etmelisiniz

Geçenlerde blogumu takip eden biri bana bir e-posta gönderdi. E-postada blogumdaki üst başlıklardan birine eleştiri vardı. Maili gönderen arkadaş biraz dozu aşmış. Yazarken de biraz hiddetlenmiş. Arkadaşın eleştirisi ve önerileri "siz" ile başladı mailin ortalarına doğru "sen" oldu ve sertleşti. Sonu yine "siz" olarak bitti.

Ben de bu kibar bir şekilde cevapladım ve mailinin hatalı içerikler içerdiğine dair yapıcı bir yanıt verdim. Eleştiriye açık biriyim ancak dayatmalara ve kendi yaptığım çalışmalara müdahale edilmesine izin veremem.

İster bir blog yazarı olun ister bir okur... Hitap şeklinize, yazılara bıraktığınız yorumlara mutlaka dikkat edin. İnsanlara kendi istediklerinizi, içinizde yarım kalanları yapmaları konusunda dayatmalarda bulunamazsınız. Bu etik değil zaten. Sevmeseniz de, beğenmeseniz de saygı duymayı bilmelisiniz. Maalesef bu konu hakkında duyarlılık yeterli düzeyde değil.

Sizin de bu konu hakkında önerileriniz varsa yorum yazabilirsiniz.







10 Eylül 2013 Salı

Blog yazarlığının bana öğrettiği 35 şey

Medya İstasyonu henüz 5 aylık bir blog. Bu blogu oluşturmadan önce blog yazarlığı hakkında uzunca bir süre araştırma yaptım. Blog yazarlığı hakkında yazılmış yazıların birçoğunu okudum.

Daha sonra blog yazarlığı hakkında "benim de yazacak bir şeylerim var" diyerek Medya İstasyonu ile blogculuk serüvenine başladım. Amacım özgün ve fayda sağlayıcı içerikleri üreterek okuyucular bir nebze de olsa fayda sağlamaktı.

Geçen 5 aylık süreçte kendi açımdan önemli bir mesafe kat ettiğime inanıyorum. Yazdığım birçok yazının ilgiyle okunması, yorum alması  sadık bir okur kitlesinin oluşması beni çok mutlu etti.

Blog yazmak, gerçekten emek isteyen bir uğraş. Sabretmek ve düzenli olarak çalışmak gerekiyor. Maalesef bir noktaya kolay gelme isteği ağır bastığı için nitelikli blogların ortaya çıkması çok zor oluyor.

5 ayda neler öğrendim?

-Blog yazarlığının ciddi anlamda emek isteyen, istikrar isteyen bir uğraş olduğunu öğrendim.

-Birçok değerli blogu ve blog yazarını tanıma fırsatı edindim.

-Yazı yazarak para kazanmanın püf noktalarını ayrıntılı bir şekilde öğrendim.

-Gerçek anlamda, nitelikli yazı yazarak ciddi bir gelir elde edilebileceğini öğrendim.

-Bloglar için sosyal medyanın önemli bir trafik kaynağı olduğunu öğrendim.

-Blog yazarlığının insanın ufkunu genişlettiğini öğrendim.

-Daha fazla kitap okuma alışkanlığı edindim.

-Bloglar hakkında yazılmış kitapların çok az olduğunun farkına vardım.

-Birçok kişide yorum yazma kültürünün gelişmediğini öğrendim.

-İnternet dünyasında "Hocam" kelimesinin en popüler hitap cümlesi olduğunu öğrendim.

-"SEO uyumlu makale yazarıyım" diye geçinenlerin yazma yeteneğinden son derece yoksun olduğunu öğrendim.

-Makale yazarlığı piyasasında 100 kelime 1 TL, 0, 75 kuruş gibi bir piyasa yapısı sayesinde emeğin nasıl sömürüldüğünü öğrendim.

-Tanıtım yazısı piyasasında sitelerin nasıl link çöplüğüne döndüğünü öğrendim.

-Blogların SEO adı altında nasıl spam yorum bombardımanına tutulduğunu öğrendim.

-Özgün içerik kavramının ne olduğunu bilmeyen kişilerin nasıl "uzman" olduğunu öğrendim.

-"SEO ve sosyal medya uzmanı" ünvanına sahip birçok kişinin olduğunu öğrendim.

-Blogların aslında ne kadar önemli bir konumda olduğunu ve hala değerinin gerçek anlamda bilinmediğini öğrendim.

-Webmaster forumlarında ticaret işlerininin ne şekilde döndüğünü yakından takip etme fırsatım oldu.

-Blog yazarak para kazanmanın çok pohpohlanan bir konu olduğu olduğunu öğrendim.

-İnternetten para kazanmak denilince akla ilk gelenlerinden birinin blog yazmak olduğunu öğrendim.

-Blog yazarlığında içerik üretiminin çoğu zaman ikinci plana itilen bir uğraş olduğunu gözlemledim.

-Sık sık tema değiştirmenin bazı blog yazarlarında bir hastalık olduğu kanısına vardım.

-Yazarak para kazanılacağını iddia eden setlerin gerçek anlamda bir işe yaramadığını öğrendim.

-Blog yazarlığına yeni başlayanların içerik üretiminden çok blog çekilişi düzenleyerek ziyaretçi çekme çabalarına tanık oldum.

-Blog yazmanın kariyer için önemli bir uğraş olduğunu öğrendim.

-Blog yazarlığı hakkında başvurulan, zaman zaman görüş alınan biri olmaya başladığımı gözlemledim.

-Birçok kişi ve firmadan iş teklifi aldım.

-Blog yazarlığı macerasında bir sürü blog açan ve umduğunu bulamayan aceleci kişilerin bunları nasıl çöp bloglar haline getirdiğini gözlemledim.

-Birçok blog yazısının ciddi imla hataları içerdiğini gördüm.

-Makale yazarlığı yaptığı halde Türkçe'yi yanlış kullanan kişilerin sayısının son derece fazla olduğunu gördüm.

-Yazmanın bir yetenek işi olduğunu öğrendim.

-Ziyaretçi çekmek, tık başına ücret ödeyen reklam programlarından daha fazla para kazanmak uğruna her türden içeriklerin yer aldığı blogların blogculuk ruhu ile örtüşmediğini gözlemledim.

-Blogcuların daha fazla sosyal olması gerektiğini öğrendim.

-Blogların yakın gelecekte yeniden yükselişe geçeceğine dair beklentilerin fazla olduğunu öğrendim.

-Son olarak blog yazarlığını hakkıyla yapan kişilerin er ya da geç iyi bir konuma erişmesinin imkansız olmadığını öğrendim.

Blog yazarlığına başladığınızdan bu yana sizler neler öğrendiniz?

Siz de bu tür bir yazı kaleme alırsanız memnun olurum.









2 Eylül 2013 Pazartesi

Blog yazarlığında başarı için 3 formül

Blog açıp, bloguna bir an önce ziyaretçi girmesini dört gözle bekleyen ya da  blog yazılarına yorum gelmeyen arkadaşlar şu soruya yanıt arıyor: "Nasıl başarılı bir blog yazarı olabilirim?"

Blog yazarlığında başarılı olmak hayal değil. Sadece ciddi anlamda üzerine düşmeniz, çalışmanız gerekiyor.

Bence Blog yazarlığında başarılı olmak isteyenler 3 ana başlığa dikkat etmeli. Şimdi bu 3 başlıktan kısaca bahsedeyim.

İlgi çekin

Blogunuzda fayda sağlayıcı, ilgi çekici içeriklere yer verin. İçerikleri kendiniz üretin. Kopya içerikler ile ilgi çekme yoluna gitmeyin. Okuyucularınızın yazdıklarınızdan keyif almasını sağlayın. Başlıklarınızın çarpıcı olmasına ve yazı ile örtüşmesine özen gösterin. Yazınızı görsellerle (resim, video, infografik) süslemeyi unutmayın. Sıkıcı, tek düze bir yazıyı kaç kişi okur ki? Kendinizden pay biçin.

Yazılarınızda imla kurallarına dikkat edin. İmla hatalarının olduğu yazılar çoğu okur tarafından itici bulunuyor. Yazı, sürekleyici olmalı ve okuyucunun göz zevkini bozmamalı. Unutmayın, yazınızı beğenen, baştan sona kadar okuyan kişiler, diğer yazılarınızı okumak için de can atacaktır. Okurlar, düzenli olarak güncellenen, gelecek vaat eden profesyonel anlamda çalışan blogları ve blog yazarlarını sever.

Bağlayın

Ziyaretçilerin blogunuzda geçirdiği süreyi artırmak için çalışın. Çoğu blog sitesinde hemen çıkma oranı oldukça yüksek. Ziyaretçilerin blogda fazla vakit geçirmesi, içeriklerin kalitesi ile doğru orantılıdır. Arama motorlarından blogunuza gelen kişiler, aradıkları konu ile alakalı içerikleri blogunuzda bulduysa ve bunlardan fayda gördüyse sadık okurunuz olabilir. Diğer yazılarınızı da okumak isteyebilirler. Bu da blogunuzu ziyaret edenlerin geçirdiği sürenin artmasını sağlar. Sadık okurlarınız blogunuzu çevresindeki kişilere de önerebilir. Bu da ağınızı genişletmeniz açısından bulunmaz bir nimettir.

İletişime geçin

Başarılı bir blog yazarı olmak için iletişime daha fazla önem verin. Bazı blog yazarları okurlar ile iletişim kurmaktan çekiniyor. Maillere cevap vermiyor. Yorumları takip etmiyor. Blogları ayakta tutan en önemli unsur okur değil mi? O halde okura yatırım yapmak, kaçınılmaz.

Blog okuyucularınızın her birini önemseyin. yorumlarını dikkate alın. Onlara sorular sorun, size sorduklarını cevaplayın. Yazacağınız yeni blog yazıları için fikir isteyin. Yazılarınızı paylaşmalarını rica edin. Size gönderdikleri mailleri, mesajlara mutlaka geri dönüş yapın. Okurlara değerli olduklarını hissettirirseniz daha fazla kişiye ulaşmanız zor olmayacaktır.





1 Eylül 2013 Pazar

Kurumsal blog nasıl hazırlanır?

Blog hazırlamak, son yıllarda şirketlerin de tercih ettiği bir iletişim şekli olarak öne çıkmaya başladı. Başarılı bir şekilde kurumsal blog hazırlayan markalar olduğu gibi hazırladığı blogu ile ilgilenmeyen markalar da bulunuyor.

Bu yazımda  iyi ya da kötü pek çok örneğini gördüğümüz kurumsal blogların başarılı olabilmesi için nelere dikkat edilmesi gerektiğine değineceğim.

Kurumsal blog nedir? Neden gereklidir?

Öncelikle kurumsal blog kavramını bilmeyenler için kısaca tanımlamak istiyorum. Kurumsal blog, bir şirket ya da şirket çalışanları tarafından hazırlanan, kurumun müşterileriyle, hedef kitlesiyle olan sadakatini, iletişimini artırmayı amaçlayan ve ilişkilerini geliştirmesine katkı sağlayan yayındır. Kurumsal blog, şirketlerin/markaların ana web sitesini destekleyici özelliği ile önemli bir rol üstlenmektedir.

Kurumsal blog nasıl hazırlanır? Nelere dikkat edilmeli?

-Öncelikle blogları bir reklam mecrası olarak görmemek gerekiyor. Kurumsal blog, direkt olarak reklam öğeleri içermemeli. Bloglarında reklam yapan markalara, kurumlara okuyucuların ilgisi yok. Müşteriler internetteki reklam bombardımanından bıkmış durumda ve temiz içerik derdinde. Bu yüzden reklam kokan içeriklerin yer aldığı blogları da önemsemeyecekler.

-Kurumsal blogları direkt bir pazarlama aracı olarak görmemek gerekiyor Kurumsal blog, uzun vadeli bir yayın olarak düzenli olarak güncellenmeli. Kampanyalara özel hazırlanıp sonra ilgisiz bırakılmamalı. Maalesef çoğu kurumsal blog kampanya bazlı güncel tutuluyor. Sonrası ise bildiğiniz gibi çöp bloglar...

-Blogda yer alan şirketle ilgili gelişmeler, büyük kampanyalar ya da mesajlar blogu okuyan kişiyi sıkmayacak şekilde olmalı. Okuyucular eğlendirici, bilgilendirici ve eğitici bilgiyi istiyor. Günümüzde okuyucuların ciddi, sıkıcı içerikler ile harcayacak çok vakti yok. Eğlenin, eğlendirin ve en önemlisi bilgilendirin.

-Kurumsal bir bloglardaki yazı dili, samimi, doğal olmalı. Müşteriler blogda yer alan bilgilerin samimiyetine ve doğruluğuna inanmalı. Ürün ya da hizmet ile ilgili yorumlarını özgürce yapabilmeli. Daha da önemlisi bu yorumların kurum tarafından okunduğunu ve dikkate alındığını hissetmeli.

-Kurumsal bloglarda tasarım karmaşık olmamalı. Bu tür blogların tasarımı olabildiğince sade ve işlevsel olmalı. Kurumsal bloglarda anlaşılır ve net olmak son derece önemli. Okuyucu aradığını kolayca bulabilmeli. Kurumsal blogların şablonları ana site ile uyumlu olmalı.

-Kurumsal bloglar düzenli olarak güncellenmeli. Her blog türünde olduğu gibi kurumsal bloglarda da içerik son derece önemli. Blogların bu yüzden kaliteli, özgün ve güncel içerikler ile belli periyotlarda güncellenmesi şart. Aylarca güncellenmemiş blogların kurumlara, markalara hiçbir faydası olmayacak.

-Blog yazıları ve yazarları doğru seçilmeli. Blog yazıları kurumsal kimlik ile bütünlük gösterebilmeli. Kurumsal bloga yazı yazacak kişiler kurumun kültürünü bilen ve doğru mesajları verebilecek kişilerden oluşmalı.

-Müşteriler aynı mesajlarla ve bir konu etrafındaki yayınlarla muhatap edilmemeli. Şirketin farklı yönlerini, çalışanların başarılarını, şirket içinde yapılan kısa söyleşileri da içermeli. Renksiz ve soğuk bir blog kurumsal kimliğe ters düşebilir.

-Kurumsal blogların içerikleri sosyal medya platformlarında belli periyotlarda paylaşılmalı. Sosyal medyadaki paylaşım diline ve imla kurallarına dikkat edilmeli. Marka için en uygun sosyal medya sitesinin belirlenmesi daha etkili olacak.

-Kurumsal bloga müşteriler tarafından yapılan olumsuz yorumlar da dikkate alınmalı Yorumu silinen, dikkate alınmayan bir müşterinin o kuruma olan ilgisi, sadakati zedelenebilir. Bu durum çoğu zaman tüketicilerin başka markalara yönelmesine neden olur. Olumsuz yorum yapan müşteriler ile iletişime geçilerek onların canını sıkan durumlar hakkında bilgi alınabilir. Bu da kriz planı için iyi bir yol olabilir.

20 Ağustos 2013 Salı

Blogların düşmanı 'acelecilik'

Blog yazmayı Facebook, Twitter, Linkedin, Youtube, Google+  gibi sosyal paylaşım platformlarını birbirine yapıştıran bir tutkal gibi görüyorum.

Bloglar tüm sosyal ağların odak noktasında yer alıyor. Şunu unutmamak gerek sosyal medya yokken bloglar vardı. Blogların sosyal medyanın yükselişe geçmesi ile kan kaybettiğini düşünenlere katılmıyorum. Tam tersi bloglar artık daha fazla önemsenmeye başladı.

Binlerce kişi blog yazarlığı hakkında yeni ve faydalı bilgiler edinmeye çalışıyor, kaliteli blogları takip ediyor, blog yazılarını paylaşıyor ve yorumluyor. Blog yazarlığına başlamak isteyen ya da yeni başlayıp da ne yapacağını tam olarak bilemeyen bir sürü kişi var.

Zaman zaman bana da blog yazarlığı hakkında sorular soran arkadaşlar var. Nereden başlayacaklarını ve ne yapacaklarını tam olarak bilemiyorlar. Bu hususta bana ulaşanlara elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. Blog yazarlığının önemsenmesi, ilgi görmesi sevindirici.

Blogların daha fazla önemsenmesinin bir somut örneği de şirketler. Çoğu büyük şirketin ve markanın bir blogu var. Blogunu düzenli olarak güncelleyen şirketler bir değer oluşturmada bir adım önde yer alıyor.

Bir blogda düzenli olarak üretilen değerli, aranabilir, paylaşılabilir içerikler her zaman başvuru kaynağı olarak fayda sağlayacağı bilinen bir gerçek.

Benim de blog dünyasına ilgi duyan herkes gibi düzenli olarak takip ettiğim birkaç blog var. Bu bloglarda daha birkaç sene önce yazılan yazılar bile tazeliğini hala koruyor. Bu da sürekli ziyaretçi ve yeni okur çekmeyi sağlıyor.

Ben de Medya İstasyonu için içerik üretirken  bunu baz alıyorum. Yazılarımın güncelliğini yitirmeyecek konulardan olması, okuyanlara birkaç cümle de olsa bir şeyler katması benim için gerçekten çok önemli. Bu hem yeni ziyaretçi, takipçi sağlıyor hem de ziyaretçilerin sadık bir okuyucuya dönüşmesine olanak tanıyor.

Blog yazarlığı gerçekten basit ve hemen para kazandıran bir iş değil. Öncelikle bunun bilincinde olmak gerekiyor. Blog yazarak ciddi para kazananlar elbette var. Genelde yabancı popüler bloglar çok iyi paralar kazanıyor.

Türkiye'de sadece blog yazarak çok büyük paralar kazanan kaç kişi var gerçekten bilmiyorum ama hatırı sayılır düzeyde para kazananların olduğunu tahmin ediyorum.

Peki bu adamlar ne yapıyor da blogları bu kadar popüler oluyor ve para kazanıyorlar? Düzenli, değerli olabilecek, paylaşılabilecek içerikler üreterek belli bir kalite tutturmaya özen gösteriyorlar. Sürekli çalışıyorlar. Trendleri yakından takip ediyorlar. İletişim ve etkileşim kuruyorlar.

Ya Türkiye'deki blog yazarları? Kaçı kaliteden, değerli içerik üretiminden yana? Kaliteli bilincine sahip blog yazarları zaten olayın farkında. Onlar için söyleyecek bir söz yok. Her şekilde yoluna devam edecekler.

Peki, diğerleri? Yeni blogger arkadaşlar mesela...

Blog yazarlığı hakkında yazılan süslü yazılara aldanıp büyük bir hevesle blog açıyorlar. Yazmayı önemsemiyorlar, yazı pratikleri yapmıyorlar. Dili etkili ve doğru bir şekilde kullanamıyorlar. Çok aceleci davranıyorlar. Hemen başarılı olmayı istiyorlar. Zamana, zorluklara tahammül edebilecek yapıda olanlar oldukça az. Durum böyle olunca da ortaya çıkanların kalitesi yerlerde sürünüyor.  Bloglara ziyaretçi uğramıyor.

Bunların yanı sıra tema değiştirme hastalığına yakalanıp bir sürü tema ve kod  içinde sinir stres olanlar da çok. Tek bir konuda açtığı bloguna ziyaretçi gelmeyince önüne gelen her yazıyı, videoyu, içeriği eklemeye çalışıyorlar. Geleceği olmayan bloglara tanıtım yazısı, reklam alma derdine düşüyorlar. İşin içine bir de blogdan para kazanma arzusu eklenince olay arapsaçına dönüyor.

İşin içinden nasıl çıkılacak?

Çıkış yolu da basit. Yeni bir blog. Sonra yine yeni bir blog. Bir blog daha...

Forum sitelerinde sorular havalarda uçuşuyor:

 "Arkadaşlar blog açacağım hangi blog tutar?"

"Güncel blog konusu söyler misiniz?"

"Hit getiren kelimeler neler?" 

"Blog için reklam önerileriniz neler?"

Derken bir bakmış açtığı ve kapattı blog sayısı onlarca...

Sonuç? Yine hüsran. Plansız, amaçsız ve başarısız blogculuk macerası.

Çöp blog ordusuna yeni yeni üyeler daha...

Blog yazarlığı serüvenine başlamadan önce mutlaka blog yazmak ile ilgili kapsamı araştırmalar yapın, kendinize bir yol haritası çizin. Plansız iş yapmayın. Kalite bilinci ile hareket edin. Buna gönülden inanın.

Asla acele etmeyin arkadaşlar, sabırlı olun. Emeklerinizin karşılığını zamanla alacaksınız. "Hep zaman hep zaman deyip duruyorsunuz peki bu zaman ne zaman gelecek?" gibi bol zamanlı cümleler ile yönelteceğiniz soruya da yine zamanla başlayan bir cevap vereceğim:

"Zaman gösterecek."

Acelecilikten bahsetmişken acelecilik ile ilgili çok anlamlı ve önemli mesajlar veren güzel atasözlerimiz var. Birkaç tane paylaşmak istedim. Belki işinize yarar.

- Acele ile menzil alınmaz : Acele etmekle sonuca daha çabuk ulaşılmaz.  Acele davranmak bir işin daha güzel olacağı anlamına gelmez.

- Acele işe şeytan karışır : Acele yapılan işin sonunda mutlaka bir aksaklık ya da bozukluk meydana gelir. Acele yapılan işlerde hata yapma ihtimali çok yüksektir.

- Acele yürüyen yolda kalır : Bir işi acele yapan kimse şaşırır. Yavaş yavaş ve düşünerek hareket etmek daha faydalıdır.

- Ağır git ki yol alasın : Acele etmeden düşünerek hareket eden kişi işini şaşırmadan yapar.

- Demir tavında dövülür : Her işin uygun zamanını beklemek gerekir acele ile hareket etmek zarar getirir.

- Geç olsun da güç olmasın : Acele edip zarar görmektense biraz geç olsun ama hiçbir sıkıntı yaşanmasın daha iyidir. Acele ederek elin ayağın birbirine dolaşırsa mutlaka hata yaparsın.

- İyi iş altı ayda çıkar : Bir işin düzenli olması isteniyorsa acele edilmemeli, üzerinde uzun uzun düşünmeli ve çalışılmalıdır.

- Terazi var, tartı var; her bir şeyin vakti var : Her şeyin bir zamanı ve ölçüsü vardır. Aceleci  olmamak uygun zamanı beklemek gerekir.






3 Ağustos 2013 Cumartesi

Blog yazarlığında istikrarlı olmak hayal değil!

Blog sahibi çoğu arkadaşın en temel problemi içerik üretiminde istikrarı sağlayamamak. Düzenli içerik üretebilen ve üretilen içeriklerin paylaşılabilir olması blog yazarlarını daha kaliteli işler için motive eden en önemli unsur.

Medya İstasyonu'nu açmadan önce "istikrarlı bir içerik nasıl üretebilirim?" noktasında bir ön hazırlık yapmıştım.Yazmayı düşündüğüm konuları başlıklar halinde yazdım. Sonra alt başlıklarına indim. İnternet ortamında başka blog yazarlarının yazdığı konuları okudum, yazı stillerini inceledim.

Yazılarına gelen yorumları analiz ettim. Zaman içinde blog yazarlığı için alt yapıyı biraz çeşitlendirdim ve blog yazarlığına ciddi anlamda başladım. Medya İstasyonu, çok eski bir blog değil. Tam 4 ay önce yayın hayatına başladı. Geçen 4 ayda beklediğimden daha iyi bir noktaya ulaştı.

Bu kadar dikkat çekeceğini açıkçası hiç düşünmedim. Amacım sadece içimden gelenleri samimi bir şekilde yazmaktı. Yazılarımı özel bir karşılık beklemeden yazdım. Birçok blog yazarının düştüğü hataları tekrarlamak istemedim.

Bazı blog yazarlarının bu iş sayesinde popüler olmak, reklam paraları kazanmak, markalarla sıkı ilişkilere girmek, uzmanlık sıfatı kazanmak gibi farklı beklentilerinin olması beni hep temkinli davranmaya itti.

Bu tarz beklentilerle bu işe başlayanların kısa zaman sonra blog yazmayı bıraktıklarını gördüm. Nedeni ise kısa süre içerisinde bu beklentilere sahip olamamaktı.

İnternet, çoğumuza sabırlı olmayı unutturdu. Birçok şeye hemen ulaşmak, istediklerimizi hemen elde etmek istememiz nitelikli işlerin önünü tıkadı.

Araştırmak, doğruluğunu teyit etmek, farklı görüşlere saygılı olmak gibi temel kriteleri zaman ikinci plana ittik. Yeni blog yazarlarına daha dikkatli adımlar atmalarını öneriyorum. Başarı, tesadüf değildir.



İnternet dünyasında gerçekten saygın bir konuma ulaşmanın, başarılı olmanın yolu nitelikli içerikler oluşturmak ile sınırlı değil. Dürüst olmak, yardımcı olmak, paylaşımcı olmak, hoşgörülü olmak da önemli. Bir duruşunuz olmalı.

Başarısını takdir ettiğim, düzenli takip ettiğim bloglardan biri olan Blog Hocam, sağlam duruşa sahip bloglara verilebilecek güzel bir örnek. Blog Hocam'ı tesadüfen keşfetmiş olmam bana çok şey kazandırdı. Size de kazandırabilir. Henüz tanışmamışsanız tavsiye ederim.

Medya İstasyonu,  zaman içinde belli bir takipçi kitlesine sahip oldu. Farklı bakış açısı ile yazdıklarım çoğu arkadaşın ilgisini çekti, paylaşıldı, yorumlandı. İş teklifleri bile aldım. Bunlar beni daha iyi içerikler için sürekli motive ediyor.

Ben fayda sağlayabilecek içerikler yazmayı önemsiyorum. Gazeteci olduğum için benim temel işim yazmak. Yazmak dışındaki faaliyetlere şu aşamada vakit ayıramıyorum. Kendimi daha profesyonel yazılar yazmak için sürekli geliştiriyorum ve motive ediyorum.

Şu ana kadar istikrar konusunda hiçbir sıkıntı yaşamadım.

Bu yazımda düzenli olarak uyguladıklarıma değinmek istiyorum. Belki sizlerin de işine yarayabilir.

-Bol bol okuyorum. İlgi alanıma giren konular hakkında yazılanları düzenli olarak okumaya özen gösteriyorum.

-Araştırıyorum.

-Eleştiriyorum.

-İletişim kuruyorum.

-Soru soruyorum.

-Paylaşıyorum.

-Saygı duyuyorum.

-Olumsuz yorumları da dikkate alıyorum.

-Eleştirel yorumları not ediyorum.

-Yazmak için kendimi zorlamıyorum.

-Her gün yazmalıyım diye katı kurallar koymuyorum.

-Yazım diline ve imla kurallarına dikkat ediyorum.

-Okuyucu kazanmayı önemsiyorum.

- Doğal olmayan yöntemlerden uzak duruyorum.

- Kaliteli blogculuk için çalışıyorum.

-Profesyonelleşmek için çabalıyorum.

-İşime yarayabilecek kitaplar satın alıyorum.

-Mail takibini düzenli olarak yapıyorum. 

-Yazılarımı hep aynı yerde yazıyorum. Kendime ait bir home ofisim var. Ofis şeklinde dizayn ettim. Çok verimli oldu. Size de tavsiye ederim.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Sizlerin de verimli yazı yazmak için uyguladığı metodlar varsa benimle paylaşabilirsiniz. Başarılı olmak adına uyguladıklarınızı öğrenmek istiyorum.

Yorumlarınızı eksik etmeyin.