medya istasyonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
medya istasyonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mayıs 2014 Salı

Yazarak para kazanma maceralarım

Milyonlarca sitenin bulunduğu internet ortamında gerçekten kaliteli ve fayda sağlayıcı içerikleri ziyaretçilerine sunan sitelere ihtiyacın her geçen gün daha fazla arttığı bilinen bir gerçek.

Her gün binlerce yeni web sitesi açılıyor. Bunların çok az bir kısmı yoluna devam ederken geriye kalanları yok olup gidiyor. Fark oluşturmak ve istikrarlı bir şekilde çalışmak çok önemli bir konu. Bu iki kriteri sağlayan bir şekilde başarılı oluyor. Bu işlerde sabır gerçekten çok önemli.

Blog yazmaya başladığımdan bu yana gözlemlerim ve araştırmalarım sayesinde çok şey öğrendim. Kaliteli, özgün ve eskimeyecek türden içeriklerin her zaman değer gördüğünü bilmek, beni bu doğrultuda içerik üretmek için ciddi anlamda motive etti.

Bilgi kirliliğinin had safhaya ulaştığı günümüz dünyasında doğru ve yanlışı ayırt etmek son derece zor. Kopyala-yapıştır mantığı ile hareket ederek bir yere ulaşmayı hedeflemek iyi bir yol değil. Maalesef Türkiye'de gerçek anlamda içerik üreticisi çok fazla olmadığından dolayı kopya içerik çöplüğüne dönen sitelerin sayısı son derece fazla.

Daha fazla ziyaretçi çekebilmek adına şekilden şekile girmek, alakasız içerikleri sırf hit getiriyor diye ziyaretçi kitleye sunmak kısa vadede kazanç olarak görünse de uzun vadede hiçbir fayda sağlamayacak.

Atalarımız ne demiş: "Taşıma su ile değirmen dönmez" Kopya içerik bir yere kadar idare edecek. Ya sonrası? Ziyaretçiler azalacak, sitenin arama motorundaki konumu değişecek, güncelleme sıklığı azalacak. Sosyal medyada eskisi gibi ilgi görmeyecek ve yavaş yavaş çökecek. Sonu böyle olan bir sürü site var.

Yazmak, gerçekten yetenek işi. Profesyonel anlamda içerik üretmek, büyük emek istiyor. Bunu bıkmadan yapabilecek kaç kişi var? Medya İstasyonu'nu açtığımda tüm bu yazdıklarımın farkındaydım. Bu yüzden de oturup üşenmeden elimden geldiğince faydalı olabilecek yazıları yazdım. Özgün içerikler ile beslediğim Medya İstasyonu'nun maddi ve manevi anlamda faydasını gerçekten gördüm.

Yazarak nasıl para kazanıyorum?

Özgün içerik ihtiyacı olanlara ulaşmama gerek kalmadı. Onlar beni buldu. Nasıl mı? Tabi ki Medya İstasyonu aracılığı ile. Aralarında birçoğunuzun bildiği girişimler de vardı. Benim için iyi birer referans oldular. Peş peşe yazı işleri almaya başladım. İlk başlarda çok yüksek ücretler karşılığında yazı yazmadım. Piyasadaki standart tarife olan 100 kelimesi 1 TL, 200 kelime 2 TL gibi fiyatlardan da hiçbir şekilde yazı yazmadım. Çünkü kendi piyasamı ve ağımı oluşturmak istiyordum.

Yazı ihtiyacı olan ve ücret karşılığında başkalarına yazdıranlar bu piyasada gerçek anlamda kaliteli yazılar yazabilen çok fazla kişinin olmadığını gayet iyi bilir. Bu yüzden de fiyatlar çok komik. Yazı ihtiyacı olanlar arasında profesyonel olarak düşünen çok fazla olmadığından dolayı alan da veren de razı. Hal böyle olunca da 1-2 TL'lik yazılara çok rağbet oluyor.

Bana bu fiyatlardan yazmam için ulaşan kişilerin haddi hesabı yok. Hiçbir teklifi kabul etmedim. Çünkü bu işi yapanlardan bir farkım olmalıydı. Adam gibi bir adet yazı yazarak alacağım parayı onlarca yazı yazdıktan sonra neden alayım ki?

Ben kaliteye önem veren birisiyim. Kendi sitem için yazar gibi titiz bir şekilde hareket ediyorum. Aldığım yazı işlerini önemsiyorum ve profesyonelce çalışıyorum. Zamanında teslim ediyorum. İmla kurallarına, başlıklara, uzunluğuna dikkat ediyorum. Aceleye getirmiyorum.

Belli bir standart oluşturunca da yazı işleri zaman içinde artıyor. Yazı işlerinin yanı sıra yazı başına alınan ücretler de artıyor. Bu süreci bizzat yaşadım. Burada kendi pazarınızı oluşturmak önemli. Yeteneklerinizi iyi pazarlarsanız yükselme şansınız son derece yüksek. Taviz vermemelisiniz. Ucuzcu bir piyasada dik bir şekilde ayakta durabilmek, mücadele etmek büyük bir özveri istiyor.

Blogunuzu dijital bir CV olarak etkili bir şekilde kullanın. Genel blog gibi saçma sapan bir kavrama sığınıp çöp haline getirmeyin. Belli alanlara yönelik bıkmadan düzenli içerik üretin. İşlerin yoluna girdiğini göreceksiniz.

Ben Medya İstasyonu'nu bir vitrin olarak kullanıyorum. Bu yüzden hit, Page Rank, Alexa vb. kriterlere kafamı takarak asıl işim olan içerik üretmeyi ikinci plana itmiyorum. Yazmak istediğim zamanlarda içimden geldiği gibi yazıyorum. Yazmaktan keyif alırsanız çok daha iyi motive olursunuz. Yazdığınız her yazı sizi bir adım daha ileriye götürecek. Yazarak para kazanmak hayal değil. Zor da değil. Sadece sabredin, yazma becerilerinizi geliştirin ve gerçek anlamda çalışın.

Bir düşünün...

Sermayeniz; beyniniz, parmaklarınız, bilgisayarınız, internet bağlantınız... Bunlar son derece maliyetsiz şeyler. Bir dönem en çok izlenen videoların birinde biri demişti ya: "Beyin bedava" Evet, bedava. Önemli olan doğru zamanda doğru bir şekilde kullanmak...

Yazarak para kazanın, bir şeyler öğrenin network kurun.

Daha ne olsun?

Not: Bu konudaki tecrübelerimi sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.





3 Nisan 2014 Perşembe

Medya İstasyonu 1 yaşında

Geçen sene bugün blog dünyasına adım atan Medya İstasyonu birinci yaşını doldurdu.1 yıldır daha iyi ve kaliteli blogların oluşmasına fikri anlamda katkı sağlamak için nitelikli ve fayda sağlayıcı içerikler üretmeye ciddi anlamda özen gösterdim.

Yazılarımın hiçbirini özensiz yazmadım. İçimden yazmak gelmediği zamanlarda elimi klavyeye sürmedim. Bu yazıya kadar 227 yazı yazmışım. 228'inci yazımı da Medya İstasyonu'na ayırdım. Bugün onun doğum günü...

Medya İstasyonu'nu açmamdaki en büyük sebeplerden biri de blog yazarlığı hakkında yeterince aydınlatıcı, fayda sağlayıcı ve farklı bakış açıları ile yazılmış yazıların son derece az olmasıydı. Yıllardır üvey evlat muamelesi gören, ucuz reklamın, kolay para kazanmanın kapısı olarak görülen bloglara hak edilen değerin verilmesi gerektiğine olan inancım, Medya İstasyonu'nun doğmasındaki en büyük etkenlerden biriydi.

Medya İstasyonu ile 1 yılda neler yaptım?

-227 tane yazı yazdım.

-Twitter'da yazılarımın yanı sıra fayda sağlayıcı, mesaj verici iletiler de paylaştım. Twitter kapatılmadan önce 200 civarı takipçi vardı. En son ne oldu bilmiyorum. Yasaklandığından beri giriş yapmadım.

-Google+ 'da hatırı sayılır takipçi kitlesine ulaştım.

-Facebook'ta da 100'ün üzerinde takipçi kitlesine ulaştım.

-Linkedin'de de yazılarımı fırsat buldukça paylaştım.

-Her bir okuyucuyu önemsedim.

-Rakamlara takılı kalmadım.

-Nicelikten çok niteliğe önem verdim.

-Az ama öz okuyucu kitlesine ulaşmayı hedefledim. Başarılı olduğumu düşünüyorum.

-Yazılarımı okuyanların çoğu Google üzerinden organik bir şekilde Medya İstasyonu'na ulaştı.

-Blog ile ilgili temel anahtar kelimelerde üst sıralarda yer almaya başladım.

-Yazılarıma çok sayıda okuyucu yorumu geldi. Bunların birçoğunu cevaplamaya çalıştım.

-Okur ile etkileşimi üst seviyede tutmaya özen gösterdim.

-Mümkün olduğunca düzenli yazı yazmaya çalıştım. Zaman zaman içerik takviminden şaştığım zamanlar da oldu.

-Medya İstasyonu DMOZ'a da kayıt oldu.

-Google'ın son PR güncellemesi ile PR3 değerine ulaştı. PR değerlerini çok önemsemiyorum.

-Alexa verileri bir ara bayağı düşüşe geçse de son zamanlarda yükselmeye başladı. Alexa rakamlarına takılmıyorum.

-Medya İstasyonu'na Kırgızistan üzerinden ciddi bir ziyaretçi akışı var. Alexa verilerine Kırgızistan'da 500-600 arası gidip geliyor. Şaşırtıcı bir durum.

-Medya İstasyonu sayesinde birçok yazı işi teklifi aldım. Bunlardan bazılarını kabul ettim, bazıları da geri çevirdim.

-Advertorial içerik ihtiyacı olanlar ulaştı, zaman zaman tanıtım yazıları da yayınladım.

-Bloglar hakkında bilgi sahibi olmak isteyen birçok kişiden e-posta aldım.

-Medya İstasyonu'nun teması 1 yıl içinde 1 kere değişti. Şu anki tema ikinci teması.

-Bir dönem Adsense reklamı koydum, Bumerang tekliflerinin bazılarını yayınladım.

-Satış ortaklığı sistemini hiç denemedim.

-Blogger tema düzenleme ile ilgili temel işlemleri öğrenme fırsatım oldu.

-Wordpress kurulumu ile ilgili temel bilgileri öğrendim.

-Blog yazarak para kazanılabileceğinin mümkün olduğunu bizzat yaşayarak öğrendim.

-Medya İstasyonu sayesinde ağımı genişlettim.

Aslında daha fazla şey var ancak şimdilik aklıma gelenler bunlar. Bundan sonraki süreçte de yazmayı sürdüreceğim. Bu aralar biraz yoğunluğum var. Bu yüzden her zaman yazamıyorum. Yazmayı istediğim birçok konu başlığı ajandamda bekliyor.

"Medya İstasyonu'nu takip eden, yazılarıma değerli yorumlarını eksik etmeyen tüm okuyucularıma teşekkür ediyorum. Birlikte daha kaliteli, okunabilir ve fayda sağlayacak bloglar oluşturmaya tüm gücümüzde devam edeceğiz."

Medya İstasyonu ile birlikte nice uzun senelere diyeyim...

Peki, blog yazarak siz nelere kazandınız?

Blog yazmaya başladığınızdan bu yana neler değişti?









22 Ekim 2013 Salı

Medya İstasyonu 2013 Bumerang Ödülleri'nde

Bu yıl üçüncüsü düzenlenen Bumerang Ödülleri'ne katılıp katılmama konusunda tereddüt ettim. Açıkçası çok büyük bir beklentim yok. Sadece yarışma heyecanını yaşamak adına Medya İstasyonu ile "En Çalışkan Blog" kategorisinde yarışmaya karar verdim.

Blog yazarlığının daha çok ilgi görmesi ve nitelikli yapılması adına bu tür organizasyonların faydalı olacağını düşünüyorum. Bumerang Ödülleri için yarışacak tüm blog yazarlarına başarılar diliyorum.

Bumerang, "En Çalışkan Blog" kategorisi için şu kriterleri belirlemiş;

• Hedef kitlesine uygun içerik zenginliği ve geniş arşivi ile dikkat çeken,
• Blog içeriklerini düzenli aralıklarla güncelleyen,
• Yazılarını video ve görsellerle zenginleştiren,
• Okuyucularına benzersiz ve özgün araştırmalar sunan,
• Özgün ve farklı anlatıma sahip bilgileri içeren siteleri kapsar.

Medya İstasyonu'nun bu kriterlere uyduğunu düşünüyorsanız oylarınızı bekliyorum.

Peki, nasıl oy vereceksiniz?

Medya İstasyonu’na “En Çalışkan Blog” olması için oy vermek isterseniz yapmanız gereken Medya İstasyonu oylama sayfasına giderek cep telefonunu numaranızı girdikten sonra doğrulama kodunun SMS olarak gelmesini beklemek ve doğrulama kodunu bir alttaki kutucuğa yazarak oy ver butonuna tıklamak.



Not: Oy verme işlemi ücretsiz ve her katgeoride sadece 1 bloga oy verebileceğinizi unutmayın.


Bumerang Ödülleri Oy Ver!

3 Ağustos 2013 Cumartesi

Blog yazarlığında istikrarlı olmak hayal değil!

Blog sahibi çoğu arkadaşın en temel problemi içerik üretiminde istikrarı sağlayamamak. Düzenli içerik üretebilen ve üretilen içeriklerin paylaşılabilir olması blog yazarlarını daha kaliteli işler için motive eden en önemli unsur.

Medya İstasyonu'nu açmadan önce "istikrarlı bir içerik nasıl üretebilirim?" noktasında bir ön hazırlık yapmıştım.Yazmayı düşündüğüm konuları başlıklar halinde yazdım. Sonra alt başlıklarına indim. İnternet ortamında başka blog yazarlarının yazdığı konuları okudum, yazı stillerini inceledim.

Yazılarına gelen yorumları analiz ettim. Zaman içinde blog yazarlığı için alt yapıyı biraz çeşitlendirdim ve blog yazarlığına ciddi anlamda başladım. Medya İstasyonu, çok eski bir blog değil. Tam 4 ay önce yayın hayatına başladı. Geçen 4 ayda beklediğimden daha iyi bir noktaya ulaştı.

Bu kadar dikkat çekeceğini açıkçası hiç düşünmedim. Amacım sadece içimden gelenleri samimi bir şekilde yazmaktı. Yazılarımı özel bir karşılık beklemeden yazdım. Birçok blog yazarının düştüğü hataları tekrarlamak istemedim.

Bazı blog yazarlarının bu iş sayesinde popüler olmak, reklam paraları kazanmak, markalarla sıkı ilişkilere girmek, uzmanlık sıfatı kazanmak gibi farklı beklentilerinin olması beni hep temkinli davranmaya itti.

Bu tarz beklentilerle bu işe başlayanların kısa zaman sonra blog yazmayı bıraktıklarını gördüm. Nedeni ise kısa süre içerisinde bu beklentilere sahip olamamaktı.

İnternet, çoğumuza sabırlı olmayı unutturdu. Birçok şeye hemen ulaşmak, istediklerimizi hemen elde etmek istememiz nitelikli işlerin önünü tıkadı.

Araştırmak, doğruluğunu teyit etmek, farklı görüşlere saygılı olmak gibi temel kriteleri zaman ikinci plana ittik. Yeni blog yazarlarına daha dikkatli adımlar atmalarını öneriyorum. Başarı, tesadüf değildir.



İnternet dünyasında gerçekten saygın bir konuma ulaşmanın, başarılı olmanın yolu nitelikli içerikler oluşturmak ile sınırlı değil. Dürüst olmak, yardımcı olmak, paylaşımcı olmak, hoşgörülü olmak da önemli. Bir duruşunuz olmalı.

Başarısını takdir ettiğim, düzenli takip ettiğim bloglardan biri olan Blog Hocam, sağlam duruşa sahip bloglara verilebilecek güzel bir örnek. Blog Hocam'ı tesadüfen keşfetmiş olmam bana çok şey kazandırdı. Size de kazandırabilir. Henüz tanışmamışsanız tavsiye ederim.

Medya İstasyonu,  zaman içinde belli bir takipçi kitlesine sahip oldu. Farklı bakış açısı ile yazdıklarım çoğu arkadaşın ilgisini çekti, paylaşıldı, yorumlandı. İş teklifleri bile aldım. Bunlar beni daha iyi içerikler için sürekli motive ediyor.

Ben fayda sağlayabilecek içerikler yazmayı önemsiyorum. Gazeteci olduğum için benim temel işim yazmak. Yazmak dışındaki faaliyetlere şu aşamada vakit ayıramıyorum. Kendimi daha profesyonel yazılar yazmak için sürekli geliştiriyorum ve motive ediyorum.

Şu ana kadar istikrar konusunda hiçbir sıkıntı yaşamadım.

Bu yazımda düzenli olarak uyguladıklarıma değinmek istiyorum. Belki sizlerin de işine yarayabilir.

-Bol bol okuyorum. İlgi alanıma giren konular hakkında yazılanları düzenli olarak okumaya özen gösteriyorum.

-Araştırıyorum.

-Eleştiriyorum.

-İletişim kuruyorum.

-Soru soruyorum.

-Paylaşıyorum.

-Saygı duyuyorum.

-Olumsuz yorumları da dikkate alıyorum.

-Eleştirel yorumları not ediyorum.

-Yazmak için kendimi zorlamıyorum.

-Her gün yazmalıyım diye katı kurallar koymuyorum.

-Yazım diline ve imla kurallarına dikkat ediyorum.

-Okuyucu kazanmayı önemsiyorum.

- Doğal olmayan yöntemlerden uzak duruyorum.

- Kaliteli blogculuk için çalışıyorum.

-Profesyonelleşmek için çabalıyorum.

-İşime yarayabilecek kitaplar satın alıyorum.

-Mail takibini düzenli olarak yapıyorum. 

-Yazılarımı hep aynı yerde yazıyorum. Kendime ait bir home ofisim var. Ofis şeklinde dizayn ettim. Çok verimli oldu. Size de tavsiye ederim.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Sizlerin de verimli yazı yazmak için uyguladığı metodlar varsa benimle paylaşabilirsiniz. Başarılı olmak adına uyguladıklarınızı öğrenmek istiyorum.

Yorumlarınızı eksik etmeyin.