yazı yazarak para kazanmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yazı yazarak para kazanmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2014 Cuma

Blog ile para kazanma maceralarım

"Uzun zamandır blog yazıyorum, artık blogumdan para kazanmak istiyorum ya da henüz bir blog sahibi değilim ama blog yazarak para kazanmak istiyorum" diyen birçok kişinin blogdan para kazanma yolları üzerine kafa yorduğunu gayet iyi biliyorum. Bu yazımda yine kendimden bir şeyler paylaşmak istiyorum. Yazdığım bu yazı "Yazarak para kazanma maceralarım" başlıklı yazının devamı niteliğinde.  Blog dünyasına yeni adım atan ya da bir çıkış yolu arayanlara rehber olması dileğimle...

Blog yazarlığına ilk başladığım zamanlarda para kazanmak gibi bir amacım yoktu. İlgi duyduğum alanlara yönelik farklı bakış açısı ile yazılmış yazılar ile ilgilenen bir kitle edinmeyi planlıyordum. Geçen süre içinde yazdığım blog yazıları birilerinin dikkatini çekmiş olmalı ki iş teklifleri almaya başladım. İşte o zaman blogun ne denli etkili bir araç olduğunu anlamaya başlamıştım.

Yaşadığım gelişmelere paralel olarak blog dünyasına yönelik araştırmalarımı hızlandırdım. Mevcut blogların sorunlarını, eksikliklerini, blog ile para kazanma yöntemlerini araştırdım. Bloglar ile ilgili yeterli Türkçe içeriğin olmaması dikkatimi çekti.

Araştırmalarım doğrultusunda Türkiye'de blogculuk konusunda çoğu kişinin yeterince donanımlı ve sabırlı olmadığını gördüm. İncelediğim blog örnekleri, içerik bakımından son derece yetersizdi. Düzenli olarak güncellenmiyordu. Yazılan yazılar özensizdi. Okuyucuya zevk vermiyordu. Blog teması seçimi başarılı değildi. Yazı fontları berbattı. İçerikten çok rastgele yerleştirilmiş Adsense reklamları ile muhatap oluyordum. "İşte tam okunacak blog" diyebileceğim blog sayısı son derece azdı.

Medya İstasyonu'nu hazırlarken tüm bunları göz önünde bulundurarak hareket etmeye başladım. Kaliteli ve saygın bir blog oluşturmak benim için son derece önemli bir husustu. Benim blogumu ziyaret eden kişiler direkt yazılarım ile buluşmalıydı. Reklamdan ve karmaşık tasarımdan uzak bir şekilde yazdıklarımı keyifle okumalıydı. Bu yüzden basit ve responsive özellikli bir blog teması seçtim.

Blogcular arasında bir hastalık olan sık sık tema değiştirme akımına kapılmadım. Benim için içeriği yalın bir şekilde hedef kitleye sunmak önemliydi. İncelediğim başarılı ve yabancı blogların çoğunda içerik ön plandaydı. Temaları son derece basitti hatta birçoğumuz için tema bile değildi. Ancak bu bloglar internet dünyasında önemli bir konumdaydı. Güvenilir bir içerik üreticisi olmuşlardı. Bu sayede ciddi kazançlar elde edebiliyorlardı.

Medya İstasyonu'nda zamanımın büyük çoğunluğunu nitelikli ve farklı bakış açısı ile yazılmış blog yazılarını okuyuculara sunmak için harcadım. Kaliteli bir duruş oldukça işlerin kısa sürede yoluna girdiğini anladım. Yazdıkça daha fazla takipçiye ve daha fazla potansiyel müşteriye ulaşma şansım oldu.

İnternette blog yazma konusunda kulaktan dolma bilgilere sahip olanların kazanç önerileri ile vakit harcamadım. Garantili ve uzun soluklu olabilecek aktif kazanç (içerik yazarlığı) yöntemlerine yoğunlaştım. Bunda da kendimce başarılı olduğumu düşünüyorum. 

Birçok web sitesi ve blog sahibinin takılı kaldığı sayısal değerlere ve birtakım terimlere bağlı kalmadım. Bunları düşünmek beni içerik üretiminden soğutacaktı. Çünkü rakamlar her zaman değişkendir. Ziyaretçi sayısı, sayfa görüntülenme sayısı, yazıların okunma sayısı değişiklik gösterebilir.

Kaliteli içeriği önemseyenler, kaliteli hedef kitleye sahip yayınları önemseyenler bir şekilde ulaşıyor. Mesela, 10 bin kalitesiz tık yerine 50-100 kaliteli ziyaretçiye ulaşmayı başarı olarak kabul ederim. Çünkü benim ya da benzer düşüncelere sahip kişilerin ilgisini çekmişimdir. Bu da benim bir network oluşturmam için harika bir rakamdır.

Blog yazarlığına başladığımdan bu yana farklı bir iş modeli kurdum. Hem en sevdiğim işi yapıyor hem de para kazanıyorum. Daha iyi şeyler yapmak için çalışmalarımı sabırla sürdürüyorum.

Şunu unutmayın;

En önemli sermaye, beyniniz. Doğru zamanda doğru şekilde kullanırsanız başarıya ulaşırsınız. Para kazanmak, nadir olarak şans faktörü ile gerçekleşse de çoğu zaman akılla olur. Aklınız size hem kazandırır hem de kaybettirebilir.

Atasözlerindeki derin anlamları, yaşanmış tecrübeleri çok severim. Fırsat buldukça da atasözlerini okurum. Size de tavsiye ederim. Başarı ve çalışma motivasyonunuzu artırabilir.

Bu yüzden yazımı birkaç atasözü ile bitirmek istiyorum.

- Ağır giden yol alır, hızlı giden yolda kalır.

- Danışan dağlar aşar, danışmayan yolda şaşar.

- Varsa hünerin, her yerde vardır yerin.

- Zahmetsiz rahmet olmaz.

- Altın yere düşmeyle değer kaybetmez.

- Boş gezmekten bedava çalışmak yeğdir.

- Taşıma su ile değirmen dönmez.

- Bilinmedik iş ya karın ağrıtır ya baş.

- Her ziyan bir öğüttür.

- Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır.

- Akıl kişiye sermayedir.

- Herkes kaşık yapar ama sapını ortaya getiremez.

- Terazi var, tartı var; her şeyin bir vakti var.

24 Kasım 2013 Pazar

Makale satın alanlar, bunlara dikkat!

Blog yazarak para kazanmak denilince akla ilk gelen kazanç yöntemlerinden biri de yazı yazarak para kazanmak. 

Son yıllarda özgün içerik denen kavram sayesinde web siteleri için hayati önem taşıyan yazılı içeriklere ihtiyaç daha da artmaya başladı. Belli ücretler karşılığında yazı yazan ya da yazı satın alanların oluşturduğu bu piyasada birçok kişi "SEO uyumlu, özgün makale hizmeti" vermeye başladı.

Bu işin püf noktalarını bilen, nitelikli ve okunabilir formatta yazılar yazanlar zamanla iyi bir noktaya ulaştı. İnternetten para kazanmanın yollarını araştıran ve daha önce doğru dürüst yazı yazmamış kişiler de yazarak para kazanıldığını görünce bu işe balıklama atladı.

Okuyucular unutuldu

Sonra ne mi oldu? Basit, okunmaktan sonra derece uzak, imla hatalarının dolu olduğu anlamsız yazılar ile muhatap olmaya başladık. Bu tür yazılar internetten para kazanma hevesinde olan fakat vizyon sahibi olmayan sitelerde yer almaya başladı. Ucuz iş yaptıranlar ve ucuz iş yapanlar durumdan memnundu. Çünkü siteleri günceldi ve içerik doluydu.

Peki, ya okuyucular?

Okuyucuların beklentileri çoğu zaman ticari kaygılar nedeniyle ikinci plana itildi. Halbuki bir web sitesinin büyümesi ve anlam kazanması okuyucu kitlesine sahip olmak ile doğrudan alakalı. Bunu hala idrak edemeyen kişilerin "kalite" adı altında bir şeyler yapmaya çalıştığı bir dönemdeyiz.

Okuyucunun nitelikli ve doyurucu bilgi ihtiyacını görmezden gelen "sözde SEO uzmanları, sözde makale yazarları" internetin içerik çöplüğü haline gelmesinde rol oynadı. Oynamaya da devam ediyorlar.

Kelimesi 1 kuruştan yazılan ve "100 kelime olsun 1 liramı alayım gideyim" tarzındaki yazılar bırakın fayda sağlamayı okunmaktan bile son derece uzak. Cümle kurmayı bilmeyen, imla kurallarına dikkat etmeyen, sürekli tekrara düşen, başlık nasıl atılır bilmeyen birçok kişi "makale hizmeti veriyorum" diye ortalıkta cirit atıyor.

Bu kişilerin yazılarını kaliteli bulanlar da "ucuza nitelikli iş yaptırdık" diye seviniyor. Yine bu kişiler Google sık sık algoritma değiştirince şikayet ediyor. Neden gerçekleri görmek istemiyorlar?

Google neden algoritma değiştiriyor? Daha kaliteli, uzun soluklu ve fayda sağlayıcı içeriklerin yer aldığı siteler ile çöp içeriklerin yer aldığı, kopya sitelerin birbirinden ayrılması için. Google'ın algoritmaları bir elek vazifesi görmeye önümüzdeki dönemlerde de devam edecek. Çünkü web sitesi/blog sayısı ve içerik sayısı hızla artıyor. Doğal olarak bir eleme yöntemi uygulanacak. Her sitenin arama motorunda üst sıralarda yer alma gibi bir şansı yok.

Eskimeyen içeriklere yatırım yapın

Hangi SEO tekniğini uygularsanız uygulayın okura yönelik içerik üretmeyi çalışmalarınızın odak noktasına koymazsanız uzun soluklu bir başarı elde edemeyeceksiniz. Okur odaklı faydalı makaleler her zaman ziyaretçi çeker. Yazıldığı tarih üzerinden yıllar geçse de o konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler tarafından aranır.

Eskimeyen ve faydalı olabilecek içerikler üreten kişiler ve siteler her zaman kazanacak. İnternet tabanlı projelerinizde yol haritanız bu olmalı.

Ucuz yazılar yazdırarak alabileceğiniz yol en fazla bir arpa boyudur. Halbuki uçsuz bucaksız bu internet dünyasında siz ileriye yönelik gerçek adımlar atmalısınız.

Bu yüzden profesyonel ve işini hakkıyla yapan içerik yazarları ile çalışmayı tercih edin.

Birkaç lira fazladan vermek sizi batırmaz.





9 Ekim 2013 Çarşamba

10 soruda makale yazarlığı

Makale yazarlığı, son yıllardainternetten para kazanma yolları arasında en çok öne çıkanlardan biri. Yazı yazarak para kazanmak, birçok kişi için cazip bir yöntem olsa da bu işin de birtakım gereksinimleri var.

Kalemine ve kendine güvenen, yazmayı gerçek anlamda seven birçok kişi ek iş olarak ya da tam zamanlı makale yazarlığı yaparak hatırı sayılır paralar kazanabiliyor. Bu kişilerden biri de siz olabilirsiniz.

Bu yazımda makale yazarlığı yapmak ve makale yazarak para kazanmak isteyenler ve bu konu hakkında yeterli bilgisi olmayanlar için faydalı olabilecek bilgilere yer vermek isiyorum.

Makale nedir?

Herhangi bir konuda, bir görüşü, bir düşünceyi savunmak ve kanıtlamak için yazılan yazılara makale denir. Makaleler genellikle gazete ve dergilerde yayınlanan yazılar olarak da bilinir. Bir gerçeği açıklamak, bir konuda görüş ve düşünceler öne sürmek ya da bir tezi savunmak, desteklemek için yazılan yazılar makale olarak değerlendirilir.

Makale yazarı nasıl olunur?

Öncelikle yazmayı, araştırmayı sevmelisiniz. Yazacağınız makalelerin anlam bütünlüğüne sahip olması, fayda sağlayıcı içerikler barındırması, kolay bir şekilde okunması çok önemlidir. İmla hataları bulunan, okuyucuyu sıkacak türde ifadeler barındıran, fazlasıyla reklam kokan ve çok uzun olan makaleler makale yazan kişilerin gelecekte iş almasını engelleyebilir. Yazma eyleminden gerçek anlamda keyif alamazsanız uzun vadeli ve nitelikli bir makale yazarı olmanız zordur.

Makale nasıl yazılır?

Makale yazmak için öncelikle bir konu belirlemek gereklidir. Belirlenen konu ile ilgili birtakım araştırmaların yapılması, yazım sürecinde yararlanılacak kaynakların toplanması önemlidir. Sonraki aşamada uygun bir ortamda imla kurallarına dikkat ederek başlık, giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinin yer alacağı yazım süreci başlar.

Makale ne kadar sürede yazılır?

Bir makale 10 dakika da yazılabilir. 2-3 saatte de. Burada belirleyici unsurlar yazarın konuya hakim olması, konunun derinliği ve yazı için istenen uzunluktur.

Makale teslim etmeden önce nelere dikkat etmek gerekir?

Makale yazarları, yazılarını tamamladıktan sonra mutlaka son kontrollerini yapmak durumundadır. Makalelerde gözden kaçan hatalar (yazım yanlışları, anlam bozuklukları, uyumsuz başlık) olabilir. İşi veren kişiye eksiksiz, hatasız teslim edilen makaleler gelecek makale siparişleri için önem taşımaktadır.

Makale yazarak nasıl para kazanılır?

Makale yazarak para kazanmak, yazılan makalelerin belli adet ya da ücret karşılığında ihtiyaç sahiplerine satılması ile gerçekleşir.

Makaleleri kimler satın alır?

Yazdığınız makaleleri satın alacak geniş bir kitle mevcuttur: Web sitesi sahipleri, şirketler, ajanslar, gazeteler, dergiler vb.

Makalelerin fiyatı neler belirler?

Makalelerin fiyatını belirlemede en çok kullanılan kriteler kelime sayısıdır. 100 kelimelik bir makale ile 1000 kelimelik bir makalenin fiyatı doğal olarak farklı olacaktır. Kaliteli makale yazmak ciddi bir zaman ve emek isteyen uğraş olduğundan dolayı yazarların fiyat tarifesi de değişiklik gösterecektir.

Makale yazarak ne kadar para kazanılır?

Makale yazarak kazanacağınız para değişkendir. Yazacağınız makale sayısına, makale başı ödenecek ücrete göre değişir. Makale yazarlığını tam zamanlı olarak yapanlar ortalama 1000-3000 TL arası bir meblağ kazanabilir. Ek iş amaçlı yapanlarda kazanç ortalama 200- 500 TL arası olabilir. Kazançlar, yazarın performansına ve kendisine sipariş verilen makale adetine göre değişiklik gösterebilir.

Makale ücretlerinin ödemesi nasıl yapılır?

Makale yazarları yazdıkları makaleleri alıcıya teslim eder. Alıcı, makaleleri inceledikten sonra anlaşılan ücreti EFT, havale, paypal ya da şans oyunları hesaplarına yatırır.

31 Ağustos 2013 Cumartesi

Emek olmadan yemek olmaz!

Blog yazılarında ve diğer web siteleri için üretilen yazılarda samimi ve sabırlı olmak son derece önemli iki nokta.

Samimi bir şekilde kaleme alınan, emek harcanarak fayda sağlayıcı bilgilerin sunulduğu yazılanlar okuyucuları sıkmadığı için ilgi daha fazla oluyor. Bunu Medya İstasyonu'nda yazdığım blog yazılarından da gördüm.

Bence bir yazının geniş kitlelerce okunmamasının en büyük nedenleri samimiyetin olmaması, çok uzun metinler, kelime ve cümle tekrarları, imla hataları, bilgi ve fayda sağlayıcılıktan yoksun olması ve acelecilik.

Okur odaklı yazılmayan bir yazının herhangi bir fayda sağlamayacağının artık kesin olarak bilinmesi lazım. Ancak hala bunu anlamak istemeyen kişiler var.

Yazmak, bir blog/site yazarının en büyük silahı. Etkili yazılar yazabilen, yazılarında fayda sağlayıcı unsurları barındıran yazarlar her zaman bir adım daha önde olacak. Çünkü yazı hala internetteki en önemli içerik öğesi.

Yazmak, yetenek isteyen bir iş. Herkesin güzel ve etkili bir yazı yazamayacağını biliyoruz. Bunun için ciddi pratikler yapılması lazım ve bol bol bir şeyler okumak gerek.

Blog yazarları kadar yazmayı profesyonel anlamda yaptığını iddia eden daha öncesinden hiçbir tecrübesi olmadığı halde bir anda "SEO uyumlu makale yazarı" olanlar da var. Bunların işi gücü 100 kelime 1 TL, 200 kelime 2 TL gibi "Ne alırsan, ne verirsen" mantığı ile hareket ederek müşteri kapmak.
 
SEO uyumlu yazı yazan ne kadar çok kişi varmış

SEO uyumlu diye yazılan yazıların çoğuna gülüp geçiyorum. Bunlar gerçekten çöplükten başka bir şey değil. Bu çerçevede yazılan yazıları bir okusanız siz de bana hak vereceksiniz. İnternet dünyasında bu işi gerçekten hakkıyla yapan, profesyonellik çerçevesinde makale yazan, tanıtım yazısı yazan kişilerin çok fazla olduğunu düşünmüyorum.

Hatta bu yazım işlerini ajans olarak yürütenler dahi bu işi tam olarak beceremiyor. Geçenlerde bir forum sitesinde içerik ajansının yazı örneklerine denk geldim.

Birkaç yazı örneğini paylaşmışlar. Yazıları okudum inanın ki hiçbir şey anlamadım. Ne bir ara başlık var, ne yazım kuralları var, ne paragraf var. En önemlisi yazıyı baştan sona okutacak bir akış yok.

İşin garip tarafı forum sitelerinde büyük kampanyalar ile satılan, kaliteden son derece uzak bu yazıların bol miktarda alıcısı var. Neden mi? Fiyatı uygun. 100 kelime 1 TL diyorlar. SEO işiyle uğraşanlar balıklama atlıyor. Kaliteyi önemseyen çok kişi yok. 1 TL'lik bir yazı ile ne verim alınır ki? 100 kelimelik bir yazının 50 kelimesi tekrar zaten.

Bu işi profesyonel anlamda yaptığını iddia eden içerik ajansları da fiyatları bu denli düşürmüşse burada sorgulanması gereken bir şeyler var.

Bu ucuz yazı işçiliği  son zamanlarda benim çok canımı sıkıyor. Kolaya kaçan, niteliksiz işler ile "kısa zamanda para kazanayım, ziyaretçi çekeyim" diye bakan kişilerin sayısı maalesef artıyor.

Bana çoğu zaman içerik yazarlığı hakkında onlarca iş teklifi geliyor. Her seferinde "gel bizimle çalış, daimi iş, aylık bu kadar yazı yazarsın" gibi mailler alıyorum.

Açıkçası bu tür işlere pek sıcak bakmıyorum. Bir yazım işi olacaksa bu gerçekten kaliteli kişiler ile çalışılarak yapılmalı. Ben yazıyı sadece para kazanmak için yazmam. Yazdıklarımdan önce ben keyif almalıyım ve memnun kalmalıyım ki ortaya kaliteli bir ürün çıksın.

Komik fiyatlar sunarak "bütçem bu kadar, daha fazlasını veremem" diyenler ile çalışmak bana ters.

Bütçen o kadarsa neden tırmalıyorsun? Bırak o zaman bu işleri. Sen SEO çalışmaları yaptığın kişilerden ya da firmalardan hatırı sayılır paraları alacaksın. Emek harcayanlara gelince "bütçem az" nağmelerine başlayacaksın. Başkalarının emeğinin sömürülmesi kadar acı bir şey var mı?

Bu yazım işlerini gerçekten hakkıyla yapanlar adam gibi yazılar yazmak için kendilerini yırtsın, sen gel "100 kelime 1 TL 20 tane, 50 tane yazı lazım" de.

Olmaz arkadaş...

Google'ı ancak bir yere kadar kandırabilirsiniz

Zaman gelecek o çöp yazıların ve yazarların da modası geçecek. Bak Google'a sık sık algoritma değişikliği yapıyor. Artık gerçek anlamda profesyonelliği önemseyecek. Aynı bir insan mantığı ile çalışıyor. Her şeyi takip ediyor. Kimin gerçekten emek harcadığını, kimin copy-paste yaptığını gayet iyi biliyor. Şimdi diyeceksiniz "Madem Google her şeyi biliyor neden benim sıralamam istediğim gibi değil?

Onun da cevabı var. Demek ki gerçekten çalışılmıyor. İstikrar yok. Özgünlük ve benzersiz içerik üretimi yok.

Aklıma gelen, takip ettiğim birkaç blog var.

Bir örnek vereyim. Bakın Blog Hocam adlı bloga. Birkaç yıllık, gerçekten emek harcanarak, samimi ve özgün içerikler üreterek bir noktaya gelmiş bir yayın. Alexa verileri de bunu doğruluyor. Birçok büyük siteyi de geride bırakan bir blog. Blog yazarlığına yeni başlayan ya da başlamayı düşünen çoğu kişinin ana referans kaynağı. Blog ile ilgili kelimelerde hep ilk sayfalarda.

Bir örnek de kendimden vereyim. Medya İstasyonu'nu yaklaşık 5 ay önce açtım. İçeriklerini tamamen kendim hazırladım. Para ile yazı almadım. Link ve backlink almadım. Özel SEO teknikleri de kullanmadım. Blog hakkında arama potansiyeli birçok anahtar kelimede ilk sayfada ya da ilk sayfalarda.

Hatta blog yazarlığı ile ilgili başka neler yazılmış diye aratırken hep kendi yazılarımla pişti oluyorum. Son zamanlarda çok fazla vakit ayıramadığım halde gayet iyi bir noktada. Çok daha iyi olacağına inanıyorum.

Şunu unutmamak gerek; çalışınca, emek harcayınca her şey oluyor. Kimse birden büyümedi. Büyük web siteleri, büyük bloglara sahip olmak hayal değil.

Sabredin, kolaya asla kaçmayın, çalışın ve zamanını bekleyin...

Emek olmadan yemek olur mu?




 



27 Mayıs 2013 Pazartesi

Blog yazarlığını hafife almayın!

Blog yazarlığı, Türkiye'de yıllarca çok basit, bol kazançlı, maliyetsiz bir uğraş olarak bilindi. Bu da birçok kişinin nasıl olsa maliyetsiz, zahmetsiz diyerek blog dünyasına adım atmasına neden oldu.

Blog yazarlığının özünü anlayanlar zaman içinde ürettikleri kaliteli içerikler ile bir noktaya geldiler. Sabırsız, para kazanmaya odaklanan, yazı yazmak ile uzaktan yakından ilgisi olmayanların açtığı bloglar zamanla çöp blog haline geldi.

Halbuki blog yazarlığı sanıldığı kadar basit ve zahmetsiz bir uğraş değildi. Blogların en önemli yaşam kaynağı, blog sahipleri tarafından üretilen "özgün" içeriklerdi. İçerik üretmek için sabıra, emeğe, zamana, araştırmaya, okumaya ve yazmaya ihtiyaç vardı. Bunlara sahip insanlar, çalışarak zamanla iyi bir konuma geldi ve blog dünyasında referans olarak anıldı. Diğerleri ise ellerinden birşey gelmediği için blog yazarlığını saçma bir uğraş olarak nitelemekten öteye gidemedi.

Emek harcanmadan, sabretmeden, kolay yoldan para kazanmak ve popüler olmak, çoğu kişiyi telafi edilemez yanlışlara sürükledi. Her geçen dün daha çok derinleşen internet denizinde boğulmamak için kaliteli bir şeyler üretmek şart oldu. İçeriği hızla kirlenen internette artık temiz ve fayda sağlayıcı bilgiye ulaşmak zorlaştı.

Tüm bu olumsuz gelişmeler blog yazarlığının kaliteden uzak bir şekilde sürdürülmesine neden oldu. Blog yazmak ile ilgili tekrar bilgiler, blogların özgünlükten uzaklaşmasının en büyük sorumlusu oldu.

Bu yaşananlar daha az konuda, mümkünse tek konuda blog yazarlığı yapılmasının doğru bir yaklaşım olacağının bir göstergesi oldu. Günümüzde blog yazararak kariyer yapmak isteyenler için artık niş blogculuk denilen kavramı önemsemekten başka bir yol yok.

Bu yazımda blog yazarak kariyer yapmayı hedefleyenlere bazı tavsiyelerde bulunmak istiyorum.

*Hedefinizi belirleyin.
*Sabırlı olun.
*Neden blog yazmak istediğinizi kendinize sorun.
*Blogunuza vakit ayıramayacaksanız boşuna açmayın.
*Bunun yerine başka bloglarda belli zamanlarda yazı yazın.
*Tek bir konu üzerine çalışın.
*Okuyun, araştırın, sorgulayın.
*Yazın, yorumlayın.
*Taklitten uzak durun.
*Tema düzenlemek ile vakit kaybetmeyin.
*"Nasıl daha iyi yazabilirim?" sorusuna odaklanın.
*Blog yazarları ile bilgi alışverişi yapın.
*Para kazanmak için aceleci davranmayın.
*Blog dünyasındaki gelişmeleri yakından takip edin.
*Blog yazısı yazarken keyif almaya bakın.
*Niş blogculuk kavramı üzerine yoğunlaşın.
*Misafir blogculuğun önemini kavrayın.
*Başarılı blogları takibe alın.
*Zamanınızı iyi yönetin.
*İçinizden yazmak gelmiyorsa kendinizi zorlamayın.
*Ruh halinizin kaliteli yazı üretmede önemli bir faktör olduğunu unutmayın.
*Yazılarınızı sessiz ortamlarda kaleme alın.
*Yazarken dikkatinizi dağıtacak öğelerden uzak durun.
*Bloglar hakkında tekrar eden bilgileri dikkate almayın.
*Blog dünyasında eksik olan noktaları analiz edin.
*Blogunuzun size neler kazandıracağını düşünün.
*Blog yazarak para kazanmak ile ilgili yazıları mümkün olduğunca okumayın.
*İçerik pazarlama konusu hakkında kendinizi geliştirin.
*SEO ile ilgili çalışmalar için aceleci davranmayın.
*Sosyal medyayı mesafeli kullanın.
*Blog konunuz ile ilgili alandaki çalışmaları izleyin.

En önemlisi; blog yazarlığını hafife almayın.





16 Mayıs 2013 Perşembe

Yazarak para kazanmayı düşünenler dikkat!

Geçenlerde internetten yazı yazarak para kazanma yöntemleri ile ilgili bir yazı yazmaya karar vermiştim. Bunun için elimdeki kaynakları taradım.

Son olarak da internet üzerinden yazarak para kazanmak ile ilgili neler anlatılmış araştırmaya koyuldum. Açıksası bu konuda yazılmış özgün, kaliteli ve doyurucu içerikler sağlayan yayınlar yok denecek kadar az olduğu için tatmin edici bir bilgiye ulaşamadım.

Dikkatimi çeken en önemli şey, internetten para kazanmanın en kolay yollarından biri olarak gösterilen yazı yazarak para kazanmak ile ilgili açılmış bir sürü blog ve web sitesinin varlığı. İşi öyle abartmışlar ki para kazandıracak yazı yazmak ile alakalı e-kitaplar, eğitim setleri bile hazırlanmış. Bunların cezbedici tanıtımları  kişilerde merak uyandırmak için bire bir.  Bu eğitim setleri belli bir meblağ karşılığında yazarak para kazanmaya meraklı kişilerine sunuluyor.

Bu setlerin reklamını, promosyonunu yapan çok sayıda site var. Bunların büyük bir kısmı da blog siteleri. Paravan bloglar yardımı ile aynı içerikler onlarca farklı sitede döndürülüyor. Sitelerde setleri alıp kullanan kişilerin kazançlarına ve yorumlarına da yer veriliyor. Setleri satanlar %100 garanti de veriyor.

Kazanılan rakamlar gerçekten dudak uçuklatacak cinsten. Okuduğum kadarıyla olumsuz yorum da yok denecek kadar az. Yorum sahipleri ballandıra ballandıra anlatıyor. Ya alan herkes gerçekten memnun ya da işin içinde bir iş var. Sırf merakımdan bu setlerden bir adet sipariş vereceğim. Gözlemlerimi de yazı olarak sizlerle paylaşacağım.

Bu konuda fikri olan, bu setleri kullanan varsa lütfen yorumlarını bizlerle paylaşsın. 40-50 TL verilerek satın alınan bu setler ile gerçekten büyük meblağlar kazanmak mümkün mü?

Ben yazı yazarak para kazanmanın öyle her yerde anlatıldığı gibi çok kolay bir yol olduğunu düşünmüyorum. Yazma kabiliyeti olmayan biri, başkaları tarafından okunabilecek, yayılabilecek kaltiteli içerikleri nasıl üretebilir? Satın aldığı o setler onu iyi bir içerik üreticisi, metin yazarı yapabilir mi? Sadece birkaç tavsiye verebilir.

 İçerik üretiminin de bir adabı var

Okunabilir, özgün içerik üretiminin bazı püf noktaları var. İçerik üretimi hakkında en ufak bilgisi olmayan, daha önce yazı yazma girişiminde bulunmamış kişiler sırf para kazanmak uğruna site açıyor. Sağdan soldan duydukları bilgiler doğrultusunda birtakım eğitim setlerini de satın alıp plansızca işe koyuluyorlar. Amaçlarına ulaşamayınca da "denedim olmadı, yalanmış, para tuzağı" gibi şikayetlerde bulunuyorlar.

Birden hiçbir şey olmaz. Herşeyin yeri zamanı var. Direkt para kazanmaya odaklanılması başarının önündeki en büyük engel. Bunu daha önceki yazılarımda defalarca belirttim. Çalışmadan, okumadan, araştırmadan, sorgulamadan, yorumlamadan yapılacak işler elbette başarısız olacak. Zamanı hiçe sayarak başlanılan iş hüsranla sonuçlanmaya mahkum. Her yazı, para kazandıracak diye bir kaide yok. Yazı var, yazı var...

Ben makale yazarak para kazanmak isteyenlere adımlarını çok iyi atmalarını tavsiye ediyorum. Bu işte başarı, süreklilik ve planlı çalışma ile elde edilir. Belli bir kaliteyi tutturmak, trendleri takip etmek, hangi içeriğin ilgi çekeceğini az-çok kestirmek gerekir. Bunun içinde bol bol okumak, yazı pratiği  ve gündem takibi yapmak şart. Bilgi sahibi olmayan biri nasıl fikir sahibi olacak ve başkalarını bilgilendirecek yazıları kaleme alacak?

Yazı yazarak para kazanmak; yazma kabiliyeti olmayan, kitaplar ile arası olmayan, çabuk sıkılan, araştırmayı sevmeyen, soru sormayı sevmeyen, zoru göze almayan, aceleci kişiler için uygun bir para kazanma yöntemi değil.